Yürürken göz alır endamı boyu
İnsanı günaha sokar deli kız.
Çok mu yücelerden acaba soyu
Deli şimşek gibi çakar deli kız.

Güneşte bir başka, yağmurda başka
Bazen kalemiyle geliyor aşka
Kibirle oturur sırçalı köşke
Çağlayan su gibi akar deli kız.

Çınar edasıyla heybetli durur
Şöyle bir baktı mı yürekten vurur
Bazende baharda kavrulur kurur
Sararan yaprağın döker deli kız.

Duruşu bir kısrak tay’ı andırır
Edası, cilvesi gözü kandırır
Öyle bir bakar ki; gönül yandırır
Gonca bir gül gibi kokar deli kız.

Kimi zaman hüzün çöker başına
Bin mana dökülür çatık kaşına
Birde meyletti mi gözün yaşına
İnsanın bağrını yakar deli kız.

Göze aks ederken kalpte ki yara
Bahtının alları olur kapkara 
Silkinip ayağa kalkar bir ara
Ceylan edasıyla bakar deli kız.