Dilim suskun, aklım yorgun, sevdalı kalbim;
Bir tanem, ne yapsam seni unutamıyor.
Yaman ayrılık saatlerindeyiz şimdi…
“Al başımdan bu sevdayı götür yâre ver.”

Sağa sola dönsem de geceler bitmiyor
Ayrılığın zoru bana, akşam olsa da…
Soylu türkülerin hiç aklımdan gitmiyor;
“Al başımdan bu sevdayı götür yâre ver.”

Umutlarımın söndüğü şafaklardayım
Yakın bildiğim ufuklar uzak mı uzak…
Yeniden baş çıkaracak başaklardayım;
“Al başımdan bu sevdayı götür yâre ver.”

Nedir bu çektiklerim hasretin elinden?
Kaçıncı kez Kafdağı’nda tutuklanmışım?
Haber göndermez oldun gurbet elinden…
“Al başımdan bu sevdayı götür yâre ver.”

Köroğluluk çağım bitti, zor günlerdeyim
Kafdağı’nda unutulup gitmiş biriyim…
Kalbimdeki hüzün sanki dilime vurmuş:
“Al başımdan bu sevdayı götür yâre ver.”

Dolunaya baksam yüzünde o genç kız var.
Aklımda hâlâ suya düşmüş yakamozlar…
Saçımda aklar, kalbimde sensiz yıllar var;
“Al başımdan bu sevdayı götür yâre ver.”

Haydi gel uzat ellerini ellerime,
Pabucunu saklayamadığım sevdiğim.
Sevda köprüsünün sihri tutmadı mı ne?
“Al başımdan bu sevdayı götür yâre ver.”


8 Ocak 2014