Eserin Adı: Has Bahçenin Gonca Gülü Mihrimah Sultan

Yazarı: Muhterem Yüceyılmaz

Yayınevi: Nesil Yayınları

Yayım Yeri ve Tarihi: İstanbul, 2011

      Eserin Konusu: Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan ve Rodos’un fethinde esirler arasında İstanbul’a getirilen Selena (Selime) nın kesişen hayatları ve devrin önemli olayları eserin konusudur.

     Olaylar:

     Kanuni Sultan Süleyman Rodos adasını fetheder. Adadaki şövalyeler adayı terk ederler. Osmanlı ordusu ve donanması esirler ve ganimetlerle geriye dönerken bir gemide Selena adlı kız diğer esirlerden ayrı bir bölüme konur ve İstanbul’da Tahir Efendi adlı tüccara satılır. Tahir Efendi kızı kendine veya evli oğluna almaz, Arnavut bahçıvana nikâhlar. Niyeti kızın kabiliyetlerinden faydalanmaktır ve gerçekten elbise tasarımı ve teşhirinde ondan faydalanır, işlerini ilerletir.

     Kanuni Sultan Süleyman, cariye olarak saraya giren ve Hürrem adını alan cariyesi ile evlenir. Ondan oğulları ve bir de kızı olur. Kızın adını Mihrimah koyarlar. İsmin manası Güneş ve aydır (Mihr ü mah). Güneş padişah, ay ise cariye Roxalana iken Hürrem Sultan olmayı başaran eşidir. Hürrem, oldukça zeki ve kaderi onu nereye getirirse orada yükselmeyi bilen biridir. Kanuni Sultan Süleyman’ın önce eski hanımlarını sonra da onlardan doğan evlatlarını gözden düşürür ve Şehzade Mustafa’dan başlayarak hepsi ortadan kaldırılır.

     Bir yanda seferler ve zaferler zinciri uzayıp giderken diğer yandan mimari başta olmak üzere güzel sanatlarda da zirve eserler yapılmaktadır. Sinan’la mimarinin zirvesine ulaşılan devirde şiir ve edebiyat da yükselmektedir. İstanbul’daki şairlerle toplanıp sohbetler eden, onların şiirlerinin okuyan ve dinleyen hükümdar da şiirde hüner sahibidir. Fuzuli’nin eserlerini okuyup duygu sellerine kapılan padişah, kendi divanını da nakış hanede yazdırıp süsleme işini Kara Memi’ye verir. İlim ve sanat alanındaki gelişmeleri takip eden padişah idam ettirdiği Piri Reis’in haritasına her baktığında verdiği idam cezalarının acısını da yaşamaktadır.

     Selime adını alan ve Müslüman olan Selena’nın işleri yolundayken bir gün hükümdarın kız kardeşinin Tahir Efendi’nin dükkânına gelmesiyle önce işleri daha da artar ama felaketler de beraberinde gelir. Avrupalı ajanlar ve onlarla işbirliği yapan yerli gayrimüslimlerin ilişkileri sonunda işledikleri cinayetleri müteakip Tahir Efendi idam edilir. Selime, nişanlısını Avrupalı ajanlardan birini öldüren Bulgar gençle kaçarak canını kurtarır. Avrupalı ajanların düzenlediği ve hıyanet çemberini oluşturan gayrimüslim esnafı yazdıkları defter de ellerindedir. Bu defter Bulgaristan’da bir köye yerleşen, Müslüman olan gençlerin başına dert olur. Defteri arayan ajanlar Balkanları karış karış dolaşarak onları bulur ve akarsu kenarındaki kavgalarında oğulları suya düşüp kaybolur. Bu kavgada ajanı öldüren Bulgar asıllı Müslüman delikanlı da idam edilir. İstanbul’un ihtişamını bırakıp küçük bir köyde çiftçilik

     Mihrimah büyümüş ve gelinlik çağına girmiştir. Annesi tarafından Rüstem Paşa ile evlendirilir. Rüstem Paşa vezir olur. Ancak eşinin sağlığında devlet işleri nedeniyle eviyle ilgilenmemesi ve sonra da ölümü sebebiyle kendini hayır işlerine verir. Bu işlerde de her zaman mimar başı Sinan Ağa’yı yanında bulur. Zaten saray bürokrasisini sevmeyen hayırsever Mihrimah İstanbul’un Anadolu yakasında bir saraya taşınır.

     Artık iyice yaşlanan padişah kızıyla da ilgilenmesi gerektiğini hatırlar. Ancak Mihrimah babasının parlak zaferleri ve saray çevresindeki işlerle ilgilenecek değildir. Psikolojik sıkıntılarına çare arar. En güzel aşk hikâyelerini anlatanları ödüllendirirken, Tahir Efendi’nin oğlunun Selime’nin aşkıyla hastalanıp yataklara düştüğünü ve öldüğünü fakat bu aşkını Selime’ye, babasına, annesine, karısına itiraf etmediğini öğrenir ve Selime’yi arattırmaya başlar. Görevliler Selime’yi bulduğunda Selime ikinci eşini, biricik oğlunu kaybetmiştir. İstanbul’a getirilir ve Mihrimah Sultan’a dost olur. Ancak kendisine âşık olanlar ve yaşananlar hakkında çok fazla bilgi vermez ve kendisine mükâfat olarak vaat edilen kervansarayı da, Tahir Efendi’nin sağlığında evlendirildiği kocasıyla tekrar görüşmeyi de kabul etmez. Mihrimah Sultan’ın verdiği küçük bir evde fakirlik içinde ölür. Arnavut bahçıvan da Açe’ye yardım için giden ve dönüş imkânı olmayan askerler arasına katılarak İstanbul’u terk eder.

     Hürrem Sultan çok arzu ettiği halde oğullarının padişah olduğunu görememiştir. Sultan Süleyman’ın Zigetvar seferinde ölümü üzerine Hürrem Sultan’da doğma oğlu Selim padişah olur. Selim’in karısı da devlet işlerine karışmaya ihtiraslıdır. Mihrimah Sultan İstanbul’u terk edip Edirne’ye yerleşir ve Sinan Ağa’nın ustalık eseri Selimiye Camiinin yapılmasına vesile olur. Kardeşi Selim'den sonra yeğeni Murat padişah olunca kendini dünyada yapayalnız ve işe yaramaz hissetmeye başlar. Kuyruklu yıldız görmek için herkesin pencerelerde beklediği bir akşam genç yaşta saçları ağaran Mihrimah Sultan da dünyadan göçer.

     Ana Fikir: Dünya Sultan Süleyman’a da, hırslı eşi Hürrem’e de, güzel esir Selena’ya da, ince ruhlu Mihrimah Sultan’a da kalmaz.

     Kişiler:

Kanuni Sultan Süleyman: Devrin padişahı. Bazen acımasız, bazen de oldukça duygulu. Hürrem Sultan adını verdiği eşinin tesirinde kalan ve bu tesirle iki oğlunu öldürtebilen bir eş, askeri bilgisi, şairliği, san’ata ve san’atkârlara karşı saygılı bir devlet adamı. 

Şehzade Mustafa: Kanuni Sultan Süleyman’ın Mahidevran’dan doğan büyük oğlu. Babasının sağlığında üvey annesinin entrikaları ve babasının kuruntuları sonucu öldürüldü.

Şehzade Selim: Kanuni Sultan Süleyman’ın Hürrem’den doğan oğlu. Babasından sonra padişah oldu. Savaştan, seferden çok sarayda huzur içinde yaşamayı seven padişah. Padişahlığı döneminde kız kardeşi Mihrimah’a söz hakkı verdi. Hayır işlerinde yardımcı oldu.

Şehzade Mehmed: Babasının sağlığında hastalanıp öldü. Kanuni onun hatırasına Şehzadebaşı camiini yaptırdı. Cami mimarı Sinan’dır.

Hürrem Sultan: Kanunî ile tanıştıktan sonra, Osmanlı siyasetine doğrudan etki eden ilk hanım sultan ve cariye Roxalana Hürrem Sultan olmayı başarabilen ihtiraslı kadın.

Sinan Ağa: Bir köprü inşaatıyla göze giren ve Osmanlı imparatorluğunun mimaride yüz akı eserler inşa eden, devlet terbiyesine sahip, san’atına âşık bir san’atkâr.

Mihrimah Sultan: Büyük bir padişah ve hırslı bir kadının sakin yaratılışlı kızları.

Selena (Selime):

Rüstem Paşa: Hırslı ve çalışkan bir devlet adamı.

Tahir Efendi: Akıllı, geleceği gören, aile hayatında mazbut, Müslüman bir tüccar.

Tahir Efendi’nin karısı Esma Hanım: Evlatlarını seven ve cariye Selime’yi de evlat olarak gören bir kadın.

Behram: Tahir Efendi’nin evli fakat Selena’ya aşık olan, aşkını kimseye açmayıp hastalanan ve ölen oğlu.

Avni: Selena (Selime) ile evlendirilen Arnavut bahçıvan.

Kara Memi: Nakış hanenin amiri. Tezhip ve süsleme ustası. İşini seven, dindar, sade bir Müslüman Anadolu köylüsü.

Sumrucan: Kara Memi’nin karısı. Mihrimah Sultan’a ilk aşk hikâyesini anlatan halk kültürüne vakıf kadın.

İbrahim Paşa: Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri, çocukluk arkadaşı ve dostu. Sonunda gözden düştü.

Ayşe Hümaşah: Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah ve damadı Rüstem Paşa’nın kızları.

Yahya Efendi: mutasavvıf şair. Alim. Kanuni Sultan Süleyman’ın saygı duyduğu ve danıştığı kişilerden.

Zembilli Ali Efendi: Kanuni Sultan Süleyman’ın şeyhülislamı iken Rodos seferinden sonra görevi bırakıp adada kalır.

Dimitri: Macar ajanları tarafından nişanlısı kaçırılıp öldürülen Bulgar genç. Daha sonra Selena (Selime) ile evlenip Müslüman olur. Boydan adını alır. Talya’yı öldüren Macar ajanlardan birini İstanbul’da, ajanların kayıp defterini takip eden birini de köyde öldürür, idam edilir.

Talya: Dimitri’nin nişanlısı.

Ziko: Dimitri’nin kardeşi.

Laçki: Macar haber alma servisinin başı.

Matyas: Macar haber alma servisinin elemanı.

Franko: Macar haber alma servisinin elemanı.

Lazaro: Macar haber alma servisi ile işbirliği yapan İstanbul’lu gayrimüslim esnaf.

Karun: Selena’yı Rodos’tan İstanbul’a getirip Tahir Efendi’ye satan denizci.

 

Eser Hakkında Şahsi Görüşler: Eser konu itibarıyla ders veren, ana fikriyle insanların dünya malı ve güç için birbirini hırpalamasının boş olduğunu ortaya koyan, dil ve anlatım yönünden ise ana dili Türkçe olan herkese hitap eden bir eserdir. Okunmasını tavsiye ediyorum.

Yazar ve Eserleri Hakkında Bilgiler: Muhterem Yüceyılmaz, 1953 yılında Kars’ta doğmuştur. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde öğrenim görmüştür.

     Merhum Ahmet Kabaklı yönetimindeki Türk Edebiyatı Dergisi'nin düzenlediği "Ömer Seyfeddin Hikaye Yarışması"nın 1995 yılı birincisi olarak Edebiyat dünyamıza adını duyuran      

     Yazarın ilk hikaye kitabı Çeşmibülbül Mevsimi'dir. Daha sonra sırasıyla Haliç Hikâyeleri, Uzak Dur Körfezimden adlı kitapları (Ötüken Neşriyat'tan) yayımlanmıştır. Kandil isimli kitabındaysa (Nesil Yayınları) son yıllardaki hikâyelerinden bir demet sunan Muhterem Yüceyılmaz’ın ilk romanı Rüya Ressamı, (Ötüken Neşriyat) 1999 yılında çıkmıştır. Son Nefesten Önce romanı 2005 yılında (Nesil Yayınlarından), Kandil 2006 yılında (Nesil Yayınlarından),  Sultan ve Emirleri / Moğolların Gölgesinde 2007 yılında (Nesil Yayınlarından), okurun karşısına çıkmıştır. Son romanı Osmanlı tarihinden bir dönemi, Kanuni dönemini ele alan Mihrimah Sultan'dır. Nesil yayınlarından, 2008 Şubatında çıkmıştır.

     Yüceyılmaz evli olup iki oğlu vardır.