Eserin Adı: Korkunç Yıllar
Yazarın Adı: Cengiz Dağcı
Türü: Roman
Yayıncı: Ötüken Yayınevi, İstanbul 2015

1. Eserin Konusu: Milli duyguları ve vatan sevgisi çok yüksek olan birinin vatanına kavuşmak ve Rus baskısından kurtulmak için verdiği çabayı anlatıyor.
2. Özeti: Sâdık, Kırım'da, Akmescit'e bağlı Kızıltaş köyünde doğmuştur. Kızıltaş, Karadeniz kıyısında şirin bîr köydür. İşgalci Ruslar burada yaşayan Türkleri rahat bırakmazlar. Sık sık baskınlar düzenleyerek köyün, Kırım çapında da milletin ileri gelenlerini, aydınları tutuklayıp sürerler veya hapse atarlar. Rusların hedefi; diliyle, diniyle, medeniyetiyle Türk kültürünü yok etmektir. Camileri yıkarlar, tarihî eserleri harabederler. Sık sık alfabe değiştirerek Türk dilini unutturmaya, Türklerin birbirleriyle irtibatlarını kesmeye çalışırlar.
     Kırım Türk'lerinin orta yaşlıları milliyetçidirler. Bu duyguyu evlâtlarına da aşılarlar, onlara "Kuzu Kurpeç" ve "Çora Batır" gibi kahramanlık destanlarıyla, "Siyer-i Nebi" gibi dinî kitapları anlatırlar ve okurlar. Sâdık'ın babası Hüseyin Ağa da bu çeşit Kırımlılardandır. Mekteplerde dine ve milliyetçiliğe -bilhassa Türk milliyetçiliğine- insafsızca hücumlar yapılmasına rağmen, evlerdeki aile mektepleri, çocukların büyük bir ekseriyetini Türk milliyetçisi olarak yetiştirir. Sadık da, bu aile mekteplerinde yetişen milliyetçi gençlerdendir.
     Tabii resmi mekteplerin tesirinde kalıp, Rus'lara hizmet eden Kırımlılar da mevcuttur. Korkunç Yıllardaki Süleyman, bu kategorideki gençlerdendir. Fakat bunlar da hâdiselere tam nüfuz ettikten sonra, ekseriya yaşlı neslin fikirlerine sahip olurlar. Korkunç Yıllardaki Süleyman ve O Topraklar Bizimdi romanındaki Selim, gerçeklerle karşılaştıktan sonra hep Türk milliyetçiliğine iltica ederler. Bu dört eserde ihanetini sürdüren tek şahıs, O Topraklar Bizimdi'deki Salavat Morcan'dır.
     Sâdık ailesiyle birlikte önce, Akmesçit'te bir tavuk kümesine yerleşir. Sonra orta kumandan mektebine giderek Rus ordusunda subay olur. İkinci dünya savaşına tank teğmeni olarak katılır. Ukrayna'da Almanlara esir düşer. Esir kamplarında çeşitli meşakkatler çeker. Ama bu kamplardaki esir Türkler arasında çok kuvvetli bir bağlılık vardır. Birbirlerine hayatları pahasına yardım ederler. Bu eserlerde dikkati çeken bir husus da, Kırım topraklarında doğup büyümüş olanların -Ermeni, Yahudi, Rum veya Rus olsun- birbirlerine vatan bağlarıyla bağlı olmaları ve yardımlaşmalarıdır.
     Sâdık esir kamplarında, bir Kırımçak'ın (Kırımlı Yahudi) yardımıyla hemşehrilerini bulur, yine Kırımlı bir Ermeni'nin yardımıyla zindandan kurtulur. Kırımlı İskender'in yardımıyla da aşçı olur. Bu, onun esaret hayatının dönüm noktasıdır. Aşçılıktan sonra bir Alman başçavuşunun emir eri olur. Onun hizmetinde bulunur. Başçavuş cepheye tayin olunca da Sâdık'ı Alman casus mektebine götürüp Rusya'da Almanlar hesabına casusluk yapmasını teklif ederler. Sâdık bunu reddedince, onu yeni teşkil edilen Türkistan lejyonuna götürürler. Roman, Almanların düzenledikleri, bir toplantıda, Türkistanlıların giydikleri Rus üniformalarının yakılıp, Alman üniformalarının giyilmesiyle son bulur.
3. Eserin Ana Fikri:Tüm baskılara ve zulümlere rağmen gerçekten inanmış bir milletin, vatan ve millet sevgisinin hiç bir zaman yok edilemeyeceğini anlatıyor.
4. Eser Hakkında Görüşlerim: Kitapta Sadık Turhan'ın yaşadığı zor günler çok güzel anlatılmış. Esir kampından kaçış ve sonra tekrar savaşa girmesi okuyucuyu heyecan içinde bırakan bir anlatımla yazılmış.
5. Yazarın Hayatı ve Eserleri: Kırım'ın Yalta şehrinin Kızıltaş köyünde doğdu. Çocukluğu kıtlık, yoksulluk, deprem gibi tabii afetler yanında Rus emperyalizminin zulmü ve büyük baskılar altında geçti. İlköğrenimi köyünde ve Akmescit'te yaptı. aynı şehirde ortaokulu bitirdi (1938). Kırım Pedagoji Enstitüsü ikinci sınıfında iken İkinci Dünya Savaşı çıktı.1940 yılında Sovyet ordusunda subay olarak II. Dünya Savaşı'na katıldı. 1941'de Ukrayna cephesinde Almanlara tank teğmeni rütbesi ile esir düştü. Almanların yenilmesi üzerine esir kampından kurtularak müttefik devletler safına sığındı. 1946'da Londra'ya yerleşti. 1990'da kalp ameliyatı geçirene kadar Londra'da bir lokanta işletti. 22 Eylül 2011'de vefat etti.
     Eserlerinde Kırım Türklerinin Rusların zulmü altındaki hayatını anlatır. Türk edebiyatının en güçlü yazarlarındandır. Hüzünlü bir üslubu vardır. Romanlarında Kırım Türklerinin 1928'den sonra Sovyet komünist emperyalizminin boyunduruğu altında çektiği acıları dile getirir, bir yurdun gasp edilişini anlatır. Aslında konularında büyük sömürü savaşlarında yok olan mantığın boşluğunu dolduran toplumsal çılgınlığın içinde insanın kendini arayışı, zulme başkaldırma haysiyetinin kazanılması gibi evrensel boyutlar vardır. Bunun yanında anlatılan olayların gerçekten yaşanmış olması da eserlerine ayrı bir kuvvet katmaktadır.
     Eserleri önce Varlık Yayınları ve son yıllarda da Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanmıştır.
ESERLERİ:
a) Romanları:
 Korkunç Yıllar (1956)
 Yurdunu Kaybeden Adam (1957)
 Onlar da İnsandı (1958)
 Ölüm ve Korku Günleri (1962)
 O Topraklar Bizimdi (1966)
 Dönüş (1968)
 Genç Temuçin (1969)
 Badem Dalına Asılı Bebekler (1970)
 Üşüyen Sokak (1972)
 Anneme Mektuplar (1988)
 Benim Gibi Biri (1988)
 Yoldaşlar (1991)
 Biz Beraber Geçtik Bu Yolu (1996)
 Bay Markus Burton`un Köpeği (1998)
 Bay John Marple`ın Son Yolculuğu (1998)
 Oy Markus Oy (2000)
 Rüyalarda Ana ve Küçük Alimcan (Bir Kırım Öyküsü) (2001)
İhtiyar Savaşçı (2005)

b) Hatıra:
 Yansılar 1 (1988)
 Yansılar 2 (1990)
 Yansılar 3 (1991)
 Yansılar 4 (1993)
 Ben ve İçimdeki Ben (Yansılardan Kalan 5) (1994)
 Hatıralarda Cengiz Dağcı (1998)
 Regina (2000)

c) Hikaye ve Mektup:
 Haluk'un Defterinden ve Londra Mektupları (1996)