░   Fakat bizim bir üçüncü ordumuz vardır ki târihimizin her ânında, her müşkülünde, semâlarımızda uçuşarak bize yardımcı olmuştur. Bu ordu, maddî değil, mânevîdir. Bu ordu, asırlarca bu vatanı almak ve vatanda ebedî kalmak için şehit olmuş ecdâdımızın rûh ordusudur. Bir İstiklâl Savaşı Destânı, şöyle anlatır: Yunan askerleri derler ki: “ Biz silâhlarımızın üstünlüğüne güveniyorduk. Bizi yıldıran Türk silâhlı kuvvetleri üzerinde uçuşarak, süngülerini vicdânımıza batıran o nûrdan evliyâ ordusu; Türk’ün heybetli rûh ordusu oldu.”

     Bu demektir ki, Türk milletinin, düşmanlarının bile vicdânına değmiş bir mânevî kuvveti vardır. Asırların sayısız şehit rûhlarından kanatlanan bu kuvvet, Türk’ün savaş ve irfân ordularını destekleyen bir îmân ve vicdân ordusudur. Bizim her ordumuzun vicdânında vâzife almış rûh orduları bizi adâletsizlikten, bizi fâziletsizlikten koruyan ve yalnız semâlarımızda değil, bizim içimizde yaşayan ordulardır. Milletimizi, birbirini seven ve sayan insanlardan mürekkep bir bütün hâline getirecek en büyük kuvvet de budur.

     Son bir cümle ile, bu üç ordu, aslında bir ordudur; bu bir ordu kahramân, irfânlı, îmânlı bir ordu-millettir.

Nihad Sâmi Banarlı, Edebiyat Sohbetleri 5. baskı, Sayfa : 310-312

Türk'ün Üç Ordusu - 1
Türk'ün Üç Ordusu - 2
Türk'ün Üç Ordusu - 3