Yazdır
Üst Kategori: Şiir Bahçesi
Kategori: Türk Klasik (Divan) Şiiri
Gösterim: 21944



Âşiyân-i murg-i dil zülf-i perişânındadır

Kande olsam ey perî gönlüm senin yanındadır

Âşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb
Kılma derman kim helâkim zehr-i dermânındadır

Çekme dâmen nâz edip üftâdelerden vehm kıl
Göklere açılmasın eller ki dâmânındadır

Gözlerim yaşın şûr etme nefret kim bu hem
Ol nemektendir ki lâ’l-i şekker-efşânındandır

Mest-i hâb-i nâz ol cem’ et dil-i sad-pâremi
Kim anun her pâresi bir nevk-i müjgânındadır

Bes ki hicrânındadır hâsiyet-i kat’-i hayât
Ol hayât ehline hayrânım ki hicrânındadır

Ey Fuzûlî şem’ veş mutlak açılmaz yanmadan
Tâblar kim sünbülünden rişte-i cânındadır

                     * * *

Fâ i lâ tün fâ i lâ tün fâ i lâ tün fâ i lün



Gönül kuşunun yuvası, senin dağılan saçlarındadır. Ey peri, nerde olsam gönlüm senin yanındadır.
Aşk derdinden memnunum, ey tabîb beni tedâvîden vazgeç. Bana derman verme, çünkü beni öldürecek zehir senin dermanındadır.
Nâz edip düşkünlerinden eteğini çekme. Eteğinde olan ellerin göklere açılmasından kork.
Gözlerimin yaşını tuzlu ve acı görüp nefret etme. Bu da senin şeker saçan dudağındaki tuzdandır.
Naz uykusundan sarhoş iken yüz parça olan gönlümü bir araya topla. Çünkü onun her parçası kirpiklerinden birinin ucundadır.
Hayatı kesmek yani ona son vermek senin ayrılığının bir özelliğidir. Senden ayrı yaşayabilen insanlara hayranım.
Ey Fuzûli! Onun sümbüle benzeyen saçının senin can ipliğinde vücuda getirdiği kıvrımlar, ızdıraplar mumda olduğu gibi iyice yanmadan açılmaz, sükûn bulmaz.