Râyete meyl ederiz kâmet-i dilcû yerine 

Tûğa dil bağlamışız kâkül-i hoşbû yerine 
 
Heves-i tîr ü kemân çıkmadı dilden asla 
Nâvek-i gamze-i dildûz ile ebrû yerine 
 
Sürerüz tîğımuzun zevk ü safâsın her dem 
Sîm tenlerle olan lezzet-i pehlû yerine 
 
Gerden-i tevsen-i zîbâda kutas-ı dilbend 
Bağladı gönlümüzü zülf ile giysû yerine 
 
Severüz esb-i hünermend-i sabâ-reftârı 
Bir peri şekl-i sanem, bir gözü âhû yerine 
 
Gönlümüz şâhid-i zîbâ-yı cihâda verdik 
Dilber-i mâh-ruy u yâr-i perî-rû yerine 
 
Seferin çevri çok ümmîd-i vefayile velî 
Olduk aşüftesi bir şûh u cefâ-cû yerine 
 
Olmışuz cân ile billah Gazâyî teşne 
İçerüz düşmen-i dinin kanını sû yerine

                   *     *     *
Feilâtün (Fâilâtün) Feilâtün Feilâtün Feilün (Fa’lün)

---------------------------------------------

Günümüz Türkçesiyle:
1. Gönüllerin akıp ulaşmaya çalıştığı uzun boylu güzeller yerine bayrağa meylederiz. Güzel kokulu saç yerine de tuğa gönül bağlamışızdır. 
2. Bir güzelin, gönül delen oku andıran yan bakışlarıyla kaşlarının sevgisi yerine okla yay arzusu gönlümüzden çıkmadı.
3. Gümüş gibi beyaz vücutlu güzellerle kucaklaşmanın tadı yerine kılıcımızı belimize bağlamanın zevkini, safasını süreriz.
4. Sevgilinin saçları, kıyafeti yerine, güzel bir atın boynundaki boncuklar bizim de gönlümüzü bağladı. 
5. Peri vücutlu ve ahu gözlü bir güzel yerine, rüzgâr gidişli, hünerli atı severiz. 
6. Gönlümüzü, ay yüz ve peri kadar güzel sevgili yerine, süslü, yakışıklı cenk güzeline verdik. 
7. Seferin eziyeti, sıkıntısı çoksa da, vefa umarak, insana zulmeden bir güzel yerine buna âşık olduk. 
8. Ey Gazâyî! Din düşmanının kanına o kadar susamışız ki, vallahi onu su yerine içeriz.

---------------------------
"Kırım hanları arasında önemli yeri olan Gazi Giray aynı zamanda gerçek bir sanatkârdır. Çeşitli ilim dallarının yanı sıra hat ve mûsiki gibi güzel sanatlarda ileri derecede bilgi sahibi olduğu kaydedilen Gazi Giray’ın 1602’de Macar seferine katılıp kışı Peçuy’da geçirdiği sırada tarihçi Peçuylu İbrâhim’e kitâbet, ta‘lik yazının incelikleri ve kalem kesme usullerini öğretmiş olması (Târih, II, 251) onun hat sanatı alanındaki bilgisinin derecesini gösterir."