Cemaliyle mest olup, uzaklara dalsam da;

Bir sultandan intizar aldığımı demeyin,
Hicranıyla çaresiz, yapayalnız kalsam da,
Sakın halimden bizar olduğumu demeyin.

Namemizi alsın da, ister cevap vermesin,
Feryadımı duysun da, çektiğimi görmesin
Varsın huzur bulsun da, aşk sırrına ermesin,
Mecnun gibi Leyla'sız kaldığımı demeyin.

Ayrılık oklarıyla dağlansa da sineler,
Mahzun gönül sarayı, aratır viraneler…
Her biri bin dert ile geçip gitse seneler;
Bir vefasız kahrıyla dolduğumu demeyin.

Bülbül asla vazgeçmez, gonca gülün düşünden.
Candan seven sevgili, ayrılır mı eşinden?
Ruhum zaten azapta, bu sevda ateşinden,
Firkatinin yüzünden solduğumu demeyin.

Ömür atı yorulup, bir yokuşta durulsa,
Şu fâni bedenimiz topraklara karılsa;
Yarın mahşerde yâre, kimliğimiz sorulsa;
Cevabı: "Niyazkâr"sa, güldüğümü demeyin…