Ermenistan'ın eski Genelkurmay Başkanı Movses Hagopyan diyor ki: "Çatışmanın 5. gününde 1.500 firarimiz vardı. Belli bir alanda tutuldular, yiyecek tayınları verildi. İnsanların kafasını karıştırmamak için bu kaçakların kasıtlı olarak Ermenistan'a girmelerine izin verilmedi. O kaçaklar kimdi? Firar edenler listesinde sadece gönüllüler değil, muvazzaf askerler ve subaylar da vardı."

Savaş sırasında Hadrut'ta bir hastanede çalışan sivil doktor Aynura Hidayetova: "Savaştan dönen Azerbaycan askerlerinin çoğu yaralarını gizlemeye çalıştı. Kimse yaralandıklarını bilmesin diye ayaklarını yere daha sert basıyorlardı. Yaralandıkları anlaşılırsa bir sonraki savaşa katılmalarına izin verilmeyeceğinden korkuyorlardı."

O gencin hikayesini yaklaşık bir ay önce okudum. Adını hatırlamasam da 17 yaşında olduğu zamanı tam olarak hatırlıyorum. Bıyığı daha yeni terlemeye başlamasına rağmen, birkaç gününü savaşa katılmak için mücadele ederek geçirdi. Seferberlik Servisi onu, yaşı çok genç olduğu için her seferinde bir bahane ile savaşa göndermeyi reddetti. Memurlardan biri, onun pes etmediğini görünce 'Git, bir yıl sonra gelirsin ...' dedi.

Çocuğun cevabının ne olduğunu biliyor musun? 'O zamana kadar bütün bölgeler işgalden kurtulacak. Ben nereyi düşmandan geri alacağım?'

Dün gece bu satırları klavyeye yazdığımda gözlerim bilgisayar ekranındaydı ve kulaklarım televizyonun sesine dikilmişti. Hazar TV'de savaşta yaralanan bir asker hakkında bir hikaye yayınlandı. Kahraman askerimiz, silah arkadaşını kurtarırken yaralandığını söyledi. Beni en çok etkileyen şu sözlerdi: "Yaralı olmama rağmen onu bırakmadım. Bir gece boyunca yürüyüp doktora geldik."

Bir Azerbaycan askeri ile bir Ermeni askeri arasındaki fark şudur:  

Ermeni askeri mermi sesini duyar duymaz savaş alanından kaçmış ve Azerbaycan askeri yaralı yoldaşını omuzlarında taşıyarak karanlık gecede yüksek dağları aşmıştır. 

Ermeni askeri, savaşmamak için ellerine ve ayaklarına kurşun sıkarken, Azerbaycan askeri yarasını pamuk ve bandajlarla sararak bir sonraki savaşa gider. 

Ermenistan askeri bir kuruş bile etmeyen iğrenç bedenini korumak için sadece tankını, topunu, silahını değil, sancağını da siperde bırakır, Azerbaycan askeri şehadet şerbetini gülerek içer.

Bu sebeple, Azerbaycan askeri Şuşa'da ay yıldız bayrağımızı çekince, Ermeni askeri Hankendi'nde beyaz bayrak çekti...

Yüzümüzü ağartan asker, yüzün ak olsun!