Azm-i sefer etdin dil-i nâ-çârı unutma
Gitdin güzel ammâ bu dil-efgârı unutma

Gâhîce uyandıkça şebistân-ı safâda
Şol gice olan sohbet-i hemvârı unutma
 
Vardıkça şeker-hâba girip bister-i nâza
Ne zehr içer dîde-i bîdârı unutma
 
Nûş eyledigin demler efendim mey-i gül-reng
Bu mest-i zehir-nûş-ı elem-hârı unutma
 
Kâküllerini şâneye çekdikçe seherler
Yâdına getir kalb-i giriftârı unutma
 
Âyînede gördükçe kaçan haste nigâhın
Lutf eyle tabîbâ men-i bîmârı unutma
 
Ahvâlimi yazdım bütün evrâk-ı dilimde
Destindeki mecmû‘a-i nâ-çârı unutma
 
Ben sabr edeyim derd ü gam-ı hecrine ammâ
Sen de güzelim etdigin ikrârı unutma
 
Ağlatmayacakdın yola bakdırmayacakdın
Ol va’de-i tekrâr-be-tekrârı unutma
 
Hicrânın ile çekdigimi sen de bilirsin
Her vech ile dâdâra sezâvârı unutma
 
Yok tâkatı hicrânına lutf eyle efendim
Dil-haste-i aşkın olan Esrâr’ı unutma

Mef’ûlü / mefâ’îlü / mefâ’îlü / fe’ûlün.

 

Günümüz Türkçesiyle

1 Ey sevgili! Sefere çıkmaya (ayrılmaya) karar verdin ama bu çaresiz gönlü unutma. Gittin, iyi, güzel ama bu yaralı gönlü unutma.

2 Bazen mutluluk yatağında uyandıkça, o gece olan güzel sohbeti unutma.

3 Naz yatağına girip tatlı uykuya daldıkça, bu uykusuz göz ne zehirler içer unutma.

4 Efendim, gül renkli şarabı içtiğin zamanlar, zehir içen, dertli sarhoşunu unutma.

5 Seher vakti saçlarını taradıkça, ona tutkun gönlü aklına getir, unutma.

6 Ey (aşk derdinin) tabibi (sevgili)! Yorgun (mahmur) bakışlarını ne zaman aynada görsen, bir lütufta bulun da hasta olan beni unutma.

7 Gönlümün yapraklarına bütün ahvalimi yazdım. Senin elindeki bu çaresiz mecmuayı unutma.

8 Ben ayrılığın derdine ve cefasına sabr edeyim; ama sen de güzelim verdiğini sözü unutma.

9 Ağlatmayacaktın, yola baktırmayacaktın. Tekrar tekrar verdiğin sözü unutma.

10 Ayrılığınla ne tür sıkıntılar çektiğimi sen de bilirsin. Her bakımdan seni görmeye layık olan (bu âşığı) unutma.

11 Efendim, senin ayrılığına takati kalmadı, lutfet. Aşkınla gönlü hasta düşen Esrar’ı unutma.