Eserin Adı:
Beyaz Diş.

Orijinal Adı: White Fang.

Yazarı: Jack London.

Türü: Roman.

Çeviri: Levent Cinemre.

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Baskı Yeri ve Tarihi: İstanbul, 2010.

Özet:

İki adam köpeklerin çektiği bir kızakla gür ladin ağaçlarının arasında ilerlemekteydi. Hava o kadar soğuktu ki adeta nefesleri donuyordu. Köpeklerin çektiği kızağın arkasında gömülmek üzere bir başka şehre cenaze götüren adamlar aralarında ölen kişinin kendilerinden çok daha şanslı olduğunu çünkü böyle bir yerde öldükleri takdirde kimseciklerin onları bir başka şehre götürmeyeceğini düşünmekteydiler. Bu yüzden aç kurtlar tarafından parçalanma ihtimalleri akıllarına geldikçe içlerini korku kaplamaktaydı. Bu adamlardan biri de Bil idi ve aç kurtların kendilerini takip ettiğini anlamıştı. Henry ise oldukça endişeliydi ve ormanda geçen her dakika içindeki endişe daha da artıyordu. Çünkü sadece üç fişekleri kalmıştı.

Kurtlar gece olunca köpekleri kapıp yemekteydi ancak adamların yanında ateş olduğundan dolayı yanlarına sokulmaya cesaret edemiyorlardı.   Her şeye rağmen kurtlar adamların  yakınına kadar yaklaşmakta ve bu da sinir bozucu bir hal almaktaydı. Bir gece kurtlar Bil’i yakalayıp parçalarlar. O günden sonra yalnız kalan Henry artık geceleri hiç uyumuyor ve tek koruyucusu olduğuna inandığı ateşin dibinden ayrılmıyordu.

Yine bir gece ateşin tam sönmek üzere  olduğu sırada Henry uyuyakaldı. Çünkü uykusuzluktan oldukça bitap düşmüştü. O gece bazı insanlar tarafından tesadüfen bulunur.

Ormandaki aç kurtların arasında dişi bir kurt vardır ve sürünün liderinin her zaman yanında yer almaktadır. Bu arada  ormanda av eti bol olduğundan bir süre beslenebilirler. Yine av sırasında bu dişi kurt için iki kurt birbirine saldırır ve diğer genç kurdu öldürür. Bu kavgadan galip çıkan yaşlı kurt ise dişi kurda sahip olmaya hak kazanır. Artık dişi kurtla  birlikte avlanmaya çıkarlar.

Bir  süre sonra dişi kurt hamile kalır ve beş tane yavrusu olur. Yavrularını beslemek için yaşlı kurt ava gider. Ancak o yıl müthiş bir kıtlık baş göstermiştir ve av bulmakta zorlanan yaşlı kurt  yavrularını zor besler hale gelmiştir. Dişi kurt erkek kurdun aç kaldığında yavru kurtları yediği gerçeğini bildiğinden iyice hırçınlanmış ve erkek kurdu mağaraya yaklaştırmamıştır.

Bir süre sonra bu yavrulardan dördü ölür ve sadece bir tanesi hayatta kalır. Boz renkli bu yavru kurt dışarıdaki canlılardan ve vahşi tabiat hayatından habersizdir. Babasının yine bir av esnasında ölmesiyle mağaradan dışarı çıkar ve doğanın kanunlarını sen yemezsen seni yerler kuralının geçerli olduğu kanunun geçerli olduğunu öğrenir. Bu boz kurt yavrusu zamanla ormanın kanunlarına iyi uyum sağlar ve çok iyi bir avcı olur. Ancak bu bozkurdun hayatında bir süre önemli bir değişiklik olur.

Ormanda ateş yakan insanlarla  karşılaşır ve onların kendisinden daha üstün olduğunu anlar. Kızılderili olan dört adam kurdun annesini tanıdığı için boz kurt yavrusunu da yanlarında götürürler. Sahibi ona beyaz diş adını verir ve  çadırlarının olduğu yere götürür. Başlangıçta insanlardan sürekli dayak yiyen beyaz dişi sahibi dövüşlerde kullanır ve çok para kazanır.

Beyaz Diş yine bir dövüşte yalnız bu seferki zorlu bir rakip olan bir doberman cinsi köpekle dövüşür ve bu köpek onu gafil avlar. Doberman, Beyaz Diş’in can alıcı bölgesi olan boğazını kapar. Beyaz Diş ne yaptıysa onun elinden kurtulamaz. O civardan geçmekte olan kızaklı iki kişi Beyaz Diş’in yardımına koşarlar. Onu sahibinden az bir para karşılığı zorla da olsa alırlar. Smith Beyaz Diş’i vermeyi ilk başta kabul etmese de sonunda razı olur ve satar. Onu bu kabus dolu yaşantısından merhametli ve son derece saygın bir kişiliğe sahip olan Weedon Scott  isimli biri kurtarır. Scott beyaz dişin haline acır ve sevgiyle yaklaşır.

Ancak insanlardan sürekli dayak yediği için beyaz diş ona yaklaşma taraftarı olmaz ve hırçın tavırlar sergiler. Zamanla Scott’un bu sevgi dolu yaklaşımına alışır ve aralarında çok güzel bir muhabbet gelişir. Beyaz diş artık evcilleşip uysallaşmıştır ve insanlara karşı yırtıcı değildir.

Bir gün Scott sıcak iklime sahip olan memleketi kaliforniya’ya dönmek ister. Ancak bunu sezen beyaz dişin içini bir hüzün kaplar.Çünkü sahibi onu yanında götürmeyecektir.

Scott’ın onun sıcak iklime uyum sağlayamayacağını düşünmesinin de hiç şüphesiz bunda payı vardı. Bu yüzden sahibini görmesin diye onu bir yere kapatırlar.Fakat beyaz diş kapatıldığı yerden camı kırarak kaçmayı başarır ve son anda sahibinin gemisine  biner. Scoott’ın ailesi Beyaz Diş’i evde istemezler. Çünkü  zararlı olabileceğini düşündüklerinden korkarlar. Beyaz Diş evdekileri bir hırsızdan kurtarır ve artık evde sevilir. Zamanla da komşularının köpeğinden enikleri dünyaya gelir.

Scott’ın babasının mahkum ettiği bir katil hapisten kaçar ve kaçan zanlı Scott’ın evine girer. Ev halkı o gece büyük bir gürültü ve iki el silah sesiyle uyanırlar. Salona girip baktıklarında Beyaz Diş’in yaralı olarak yattığını, katilin de boylu boyunca kanlar içinde yere serildiğini görürler. Beyaz Diş’i hemen veterinere götürürler. Veteriner  ameliyata alınması gerektiğini fakat bu durumda ameliyat iyi geçse dahi yaşayamayacağını düşünmektedir. Lakin Beyaz Diş’in hayata tutunma  gücü bu vahim durumda bile devreye girerek onun hayatta kalmasını sağlar ve eşi olan köpek ve yavruları ile birlikte olayların yorgunluğu yüzünden ılık ve güneşli havada  derin bir uykuya dalar.

Ana Fikir: Hayattaki zorluklara karşı şartlar ne olursa olsun elimizden gelenin en iyisini yapmalı, her canlının sevgiye muhtaç olduğunu da unutmamalıyız.

Romanın Kahramanları:

Beyaz Diş: Zeki, çevik, vahşi bir kurt.

Kische: Beyaz Diş’in annesi.

Tek göz: Beyaz dişin babası.

Lip Lip: Beyaz Diş’in kamptaki peşini bırakmayan düşmanı.

Gri Kunduz: Beyaz Diş’in ve annesinin sahibi aynı zamanda güçlü, adil, cesur bir insandır.

Matt: Scott’ın yardımcısıdır. Beyaz Diş’in ilk başta sevmediği fakat sonra iyi bir insan olduğunu fark ettiği kişidir.

Scott: Beyaz Diş’in en son sahibidir. Beyaz Diş ondan sevginin ve şartsız itaatin ne olduğunu öğrenmiştir.

Kitap Hakkındaki Şahsi Görüşler: İnsanın insanla ve tabiatla olan mücadelesini destansı bir anlatımla okuyucuya ulaştırmıştır. Okumanızı tavsiye ederim.

Yazar Hakkında Bilgiler:

Jack London, 12 Ocak 1876 tarihinde San Francisco'da dünyaya geldi. Çocukluğu yoksulluklar içinde geçen Jack London, ilköğrenimini Oakland'da tamamladı.

 Henüz sekiz yaşındayken bir çiftlikte çalışmaya başladı. Binbir türlü sıkıntıyla ortaokul okuyan London, 14 yaşındayken iş ve eğitimi bir arada yürütemediği için okulunu yarıda bıraktı ve çalışmaya başladı.

Çamaşırcı, gazete satıcılığı, balıkçılık gibi işler yaptıktan sonra savaş muhabirliğine başladı. Savaş muhabirliğinden sonra da 1893 senesinde bir tayfun haberinden dolayı gazetecilik ödülü kazandı.

Bundan yalnız bir sene sonra serserilikten 30 gün hapis yattı.

1895 senesinde liseye başlayabildi. Bir sene sonra üniversitede okumaya hak kazandı. Üniversite de sadece yarım dönem okuyabildi. Maddi imkansızlık yüzünden okulu bırakmak zorunda kaldı. İlerleyen dönemlerde eline geçen Karl Marx, Charles Darwin, Nietzsche kitaplarını okudu. Bu yazarların fikirleriyle kendi dünya görüşünğ yavaş yavaş oluşturdu. Oluşmaya başlayan fikirlerini eş zamanlı olarak yazmaya başladı.

1898 senesinde ilk hikayesi olan Overland Monthly'i yayınladı. "Alaska Hikayeleri" isimini verdiği hikayelerini dergisinde yayınlamaya başladı. 1900 senesinde ise bu hikayelerin hepsini ilk kitabı olan "Kurt Dölü"adlı eserinde bir araya getirdi.

Jack London, eserlerinde hayat kavgasını romantik bir bakışla anlatır. Çoğu eserinde sert bir kapitalizm eleştirisi göze çarpar. Kitapları yabancı dillere en çok çevrilmiş ABD'li yazarlardan biridir.

En ünlü romanları ise, Vahşetin Çağrısı, Beyaz Diş, Deniz Kurdu, Demir Ökçe ve Martin Eden'dir.

Ünlü yazar, para kazanmaya başladıktan sonra spora da yönelmiş, sporun bütün dallarına ilgi duymuştur.

Jack London, 22 Kasım 1916 tarihinde, 40 yaşındayken böbrek yetmezliğinden hayatını kaybetmiştir. Cesedi, kendi isteği üzerine yakılmıştır.

Eserleri:

Açlar Ordusu

Âdemden Önce

Alaska Kid

Alın Teri

Altta Kalanlar

Atalarının Tanrısı

Ateş Yakmak

Ay Vadisi (The Walley of the Moon) (1913)

Beyaz Diş

Beyaz Sessizlik

Buck'ın Maceraları

Büyük Serüven

Can Yoldaşı

Cinayet Şirketi

Dehşet Ülkesi

Demir Ökçe

Demiryolu Serserileri

Deniz Kurdu

Direniş

Doğu Yakası (Uçurum İnsanları)

Dönek

Düş Ülkelerine Yolculuk

Güneş Çocuğu

Halk Avcısı

İstiridye Korsanları

Japon Kıyılarında Dehşet

John Barleycorn (Alkollü Anılar - İntihar olarak da bilinir.)

Kaptan David Grief

Kıyametten Sonra

Kız Kar ve Kan

Kızıl Veba (The Scarlet Plague), (1912)

Kurt Dölü

Martin Eden

Meksikalı Devrimci

Midas'ın Müritleri

Ormandan Gelen Ses

Sevgili Jerry

Sevginin Katıksızı

Şampiyon

Tanrılar ve Köpekler

Uçurum İnsanları

Uzak Diyarlarda

Vahşetin Çağrısı (The Call of the Wild), (1903)

Yanan Gün

Yanan Günışığı

Yıldızlar Korsanı

Yol