Kırgızistan tarihi boyunca büyük acılara sahne olmuş bir vatan parçası. Yaşayan büyük destanımız "Manas Destanı" bile acılarla başlar.

Özellikle Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliği dönemleri hem Kırgızlar hem de onların Sibirya'daki kolu olan Hakaslar için acılarla doludur. Daha da kötüsü yeni nesillere bu acılar unutturulmaya çalışılmış, uydurma tarihler yazılmıştır.

Kırgızların 1916’da Rus Çarlığı’nın baskısına karşı isyanını simgeleyen Ürkün Anıtı’nın yanı sıra Stalin döneminde 1937 yılında öldürülen 138 aydının, ayrıca dünyaca ünlü Kırgız yazarı Cengiz Aytmatov ile 7 Nisan Şehitleri’nin kabirlerin de yer aldığı Ata Beyit Anıt Mezarlığı’nda anma töreni düzenlendi. Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Tarih ve Ataları Anma günü münasebetiyle açıklama yayımladı ve Rus emperyalizminin kurbanlarını andı.


Kırgızistan’da Tarih ve Ataları Anma gününde çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Kırgızistan Dışişleri Bakanlığı Basın Servisi 7 Kasım 2022 tarihinde yaptığı açıklamada, Dışişleri Bakanı Süyunbek Kasmambetov ülke yetkilileri 1916 yılındaki Ürkün, 1937’deki siyasi baskı kurbanlarını ve dünyaca ünlü yazar Cengiz Aytmatov’u mezarında andığını bildirdi. Ayrıca yetkililerin, Nisan 2010 kurbanlarını andığını, 2010 Nisan Devrimi Kahramanlarına çiçek koyarak Kur’an-ı Kerim okuduğunu aktardı.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, ülkede her yıl 7-8 Kasım tarihlerinde anılan Tarih ve Ataları Anma Günleri ile ilgili olarak yurttaşlara bir çağrı gönderdi. Cumhurbaşkanı Caparov şu ifadelere yer verdi:

"Kırgızlar, tarihi yolculuğunda yüzyıllardır hem şanlı hem de hüzünlü günler yaşıyor. Kırgızlar tarih sahnesinde görkemli dönemler de yaşamıştır. Bazen de bir millet olarak yok olmakla karşı karşıya kalmıştır. Ürkün katliamı bunun en büyük delilidir. Dolayısıyla Kırgızlar, Ürkün katliamı gibi zor dönemlerden geçmiştir.

Tarih sayfalarında bu tür durumlarla karşılaşan dünya halklarının sadece isimleri kalmıştır. Ve eski zamanlardan beri bağımsızlığa değer veren, devlet bayrağını elinde tutan ve gizli savaşın sırrını veren Kırgız halkı, yüzyıllardır göçebe hayatının eşsiz geleneklerini ve değerlerini korumuştur. Bu aynı zamanda bizim gurur duyacağımız tarihimizdir.

Bu yılki Tarih ve Ataları Anma günlerinde, tarihe iz bırakan, ülkenin bağımsızlığı ve kalkınması için canla başla savaşan ünlü tarihi şahsiyetlerimizi andığımızı belirtmek isterim. Bu yıl Ormon Han’ın 230. yıldönümü, Baytik kahramanının 200. yıldönümü, eğitimci ve devlet adamı İşanali Arabayev’in 140. yıldönümü, halk yazarı Tugölbay Sıdıkbekov’un 110. yıldönümü, halk sanatçısı Gapar Aytiyev’in 110. yıldönümü en üst seviyede kutlandı ve anıldı. Halkımızi bağımsızlık için mücadele eden atalarımızı unutmuyor.

"Milletimiz, Kırgız devletinin oluşumunun başlangıcında yer alan Abdıkerim Sıdıkov, İşenalı Arabayev, Kasım Tınıstan uulu, Imanaalı Aydarbekov, Cusup Abdrahmanov, Abdıkadır Orozbekov gibi tarihi şahsiyetlerin mücadelelerini unutturmayacağız.

Unutmamalıyız ki, bize bıraktıkları emaneti, devletimizi, bağımsızlığımızı korumak ve gelecek nesillere aktarmak her Kırgız vatandaşının en önemli görevidir! Dolaysıyla kanlı 1937 siyasi katliamını gelecek nesil unutmamalı!”

ATABEYİT NEDİR?

Dünyaca tanınmış Kırgız yazar ve diplomat Cengiz Aytmatov’un babası, dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Tolekul Aytmatov’un 1938 yılında gizlice kurşuna dizilerek Bişkek şehrinin yakınlarındaki Çontaş köyünde toplu mezara gömüldüğü de 53 yıl sonra anlaşıldı.

Gömülme hadisesine tesadüfen tanıklık eden bekçi Abıkan Kıdıralıyev’in kızı Bübüyra Kıdıraliyeva’nın, babasının vasiyetini 18 yıl aradan sonra istihbarat çalışanı Bolot Abdrahmanov’la paylaşmasıyla infaz edilen kişilerin ceset kalıntılarına ulaşıldı.

Abdurahmanov’un yönetiminde, Çontaş köyünde bir tuğla fırınında yapılan kazı sonucu ulaşılan ceset kalıntıları, kimlik tespiti için adli tıp morguna götürüldü.

Yapılan arşiv araştırmaları ve DNA testleri sonucunda biri kadın 138 kişinin cesedinin dönemin aydınları ve kayıp kişilere ait olduğu bulgusuna varıldı. Cenazeler için, 31 Ağustos 1991’de Kırgızistan’ın bağımsızlığının ilan edildiği günün arifesinde 30 Ağustos 1991 yılında resmi cenaze töreni düzenlendi. Binlerce kişi ve siyasi erkanın katılımıyla söz konusu aydınların defnedildiği mekana, yazar Aytmatov’un teklifi üzerine Ata-Beyit (Babaların Mezarı) Milli Tarih ve Anıt Kompleksi adı verildi.

40’ı devlet adamı, geriye kalanları dil bilimci, eğitim, ekonomi ve sağlık alanında önemli projeleri hayata geçiren isimlerin oluşturduğu infaz edilen Kırgız aydınların hepsine Stalin’in ölümünün ardından hakları iade edildi.

Stalin’in iktidarı döneminde Kırgızistan topraklarında 20 binden fazla kişinin sürgün veya yargısız infazla öldürüldüğü  tahmin ediliyor.

Not: Kırgızistan ve Özbekistan'da "ata" kelimesi Türkiye Türkçesinde "baba"; Kırgızistan ve Özbekistan'da "baba" kelimesi ise Türkiye Türkçesinde "dede" veya "büyükbaba" demektir. Özbekistan'ın bazı yörelerinde bu kelimenin özellikle anne tarafı için "buva" şeklinde de söylendiği görülür. Aynı yörelerde "nine" yerine de "buvi" kelimesi kullanılır.