░   Türk milliyetçilerinin Avrupa'daki güçlü seslerinden Ozan Yusuf Polatoğlu, korona virusu (COVID 19) tedavisi gördüğü Almanya'da hayatını kaybetti. 

     Polatoğlu'nun dostlarından Hilmi Şahballı, "Yaktın bizi ozanım" başlığıyla yaptığı paylaşımda şöyle dedi: "Can dostum, arkadaşım, sırdaşım, Hakk aşığı kardeşim Ozan Yusuf Polatoğlu'nu maalesef kaybettik. Allah'ım rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. O bir dava adamıydı. Gurbet elde Türk'ün sancağını son nefesine kadar dalgalandırdı. Yusuf gibi temiz, Yusuf gibi yiğit biriydi. Biz O'ndan razıydık, Allah da O'ndan razı olsun."

     Asıl adı Yusuf Polat olan âşık, müzik albümlerinde ve bazı kitaplarında “Ozan Yusuf Polatoğlu” unvanını, şiirlerinde genellikle “Polatoğlu” ya da “Ozan Polatoğlu” mahlasını kullananır. 28 Ekim 1956 tarihinde Erzurum’un Oltu ilçesine bağlı Gökçedere köyünde dünyaya gelmiştir. Baba adı Ramis, ana adı Esma’dır. Beş erkek, bir kız kardeşi vardır. Kardeşlerin en küçüğüdür. İlkokulu köyünde, ortaokul ve liseyi Oltu’da okur. Liseden sonra 1972'de kazandığı bir sınav sonucunda eğitim için Almanya’ya gider. Almanya’nın Gelsenkirchen şehrinde Maden Tekniker Okulunda madencilik eğitimi görür. Almanya’da, eğitim aldığı alanla ilgili olarak madencilik sektöründe çalışmaya başlar. Avrupa’daki çalışma hayatını sanat hayatıyla birlikte yürütür. 2019 yılı itibarıyla hâlen Almanya’da çalışmakta, ayrıca edebiyat ve müzik çalışmalarıyla meşgul olmaktadır. Asuman Hanım’la evli olan Polatoğlu, iki erkek, iki kız olmak üzere dört çocuk babasıdır. İyi derecede Almanca bilmektedir.

     Ozan Polatoğlu’nun, ağabeyi Vehbi Polat’ın el yazısıyla yazdığı defterindeki şiirlerinden etkilenerek şiir sanatına, küçük yaşlarda ilgi duymaya başladığı söylenebilir (Polatoğlu 2019). Daha sonraki yıllarda âşıklık geleneğini tanıma imkânı bulur. Edebiyata, şiir sanatına ve âşıklık geleneğine ilgisi giderek artar. Avrupa’ya gittikten sonra da âşıklık geleneğine olan ilgisini devam ettirir. Polatoğlu, sadece âşıklık geleneğini icra eden bir kişi ve geleneğin bir mensubu olmanın ötesinde, âşıklık geleneğinin, Türk şiirinin ve müziğinin Avrupa coğrafyasında icra edilmesine, tanıtılmasına, yaşatılmasına katkı sağlayan bir kültür elçisi gibidir. Yalnız, sazıyla sözüyle değil, kalemiyle, fikriyle, araştırma ve incelemeleriyle de alışkın olunan âşık-ozan kalıbının dışındadır. Onu bu çok yönlü kişiliği ve zengin birikimiyle değerlendirmek ve öyle anlamlandırmak gerekir (Vural 2012:216-217). Polatoğlu, Almanya, Avusturya, Fransa, Belçika ve Hollanda ülkelerinde 1975 yılından bugüne dek (2019) sayısı yüzlerle ifade edilebilecek kültür şölenlerine katılır. Onlarca halk konseri, gece, şenlik ve birçok etkinlikte, kültürümüzün yaşatılmasına katkı sağlar. 1975-2010 yılları arasında yayımlanmış on dört albüm çalışması bulunmaktadır (Vural 2012: 217). Hem Türkiye’de ve hem de Almanya’daki gazete ve dergilerde şiir, makale ve çeşitli inceleme yazıları yayımlanmıştır. Türkiye’de, Türk Edebiyatı ve Erciyes dergisi, Yeni Hafta ve Gündüz gazetesi; Almanya’da ise Vatana Hasret, Yeni Gün, Referans Dergisi ve Öztürk Gazetesi, eserlerinin ve inceleme yazılarının yayımlandığı bazı dergi ve gazetelerdir.

     Ozan Polatoğlu’nun, üçü şiir kitabı, diğerleri derleme, araştırma ve inceleme olmak üzere altı kitabı yayımlanmıştır: Düşmeyen Bayrak (1978), Gönlümü Dinlerken (1988), Göç Göç Oldu, 1996 (Batı Avrupa'ya Göçün Şiir Yorumları), Söz İkliminde (Şiirler), Burası Feşmekistan (Siyasi Tenkit), Mızrabın Izdırabı (Aşık Reyhânî'nin Hayatı ve Şiirleri). Bu kitaplar dışında “Narman’dan Bedahşan’a (Âşık Sümmânî, Hayatı-Sevda Hikâyesi-Şiirleri” adıyla yayına hazır bir kitabı daha bulunmaktadır.

     Polatoğlu “Göç Göç Oldu” adlı eserinde, Almanya, gurbet ve göç üzerine söylenmiş veya farklı kalemler tarafından yazılmış çok sayıda türküyü ve değişik şiirleri bir araya getirirmiştir. Batı Avrupa’ya olan elli senelik göçün şiire ve müziğe yansımalarını araştırmıştır. Bu geniş çaplı araştırmayla Avrupa’ya göçün âdeta fotoğrafını çekmiştir. Göçün 35. 40. ve 50. senesinde düzenlenen birçok sempozyum ve panelde konuşmacı olarak yer almıştır. Bu sunumlar yayınlanan kitaplara da aktarılmıştır.

     Polatoğlu’nun yayına hazır kitap çalışmaları da bulunmaktadır. Derinlikten Yüceliğe (Manzum-Nesir Karışımı Sohbet Yazıları). Bir Söz Pir Söz (Beyit Çalışmaları). 7 Dilden 7 Telden (Halk Edebiyatı). Hikmet Deryâları (Tekke Edebiyatı). Memleket Kalem Kalem (Anadolu Üzerine).

     Polatoğlu’nun çalışmaları kitaplarla sınırlı değildir. Ozanlık geleneğini, saz-deyiş-şiir olarak bizzat kendi eserleriyle sürdürmenin yanında kaynaklarına inerek edebiyatımızla ilgili birçok araştırmaya imza atmıştır. Halk edebiyatını, Divan edebiyatını, Tekke edebiyatını, Kalem şairlerimizi, Türkülerimizi ve Türk Sanat Müziğini tarayarak seçilen şiirleri kendi konusundaki yazılara taşıyıp makale boyutunda, manzum-nesir karışımı çalışmalar da yapmıştır. “Şiir Sohbetleri” başlığı altında bu güne kadar takriben 400 civarında makalesi çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanmıştır.

     Avrupa’daki sanat çevreleri ve hemşerileri, Polatoğlu gibi bir sanatçıya kayıtsız kalmamış, Mayıs 2012’de Duisburg Kanal Avrupa Televizyonu’nda, Mülheim ve Remscheid şehirlerinde Ozanın 35. sanat yılını kutlamışlardır. Söz konusu bu 35. sanat yılı kutlamaları ve daha önceki benzer etkinlikler çerçevesinde Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, İsviçre, Avusturya gibi Türklerin bulunduğu ülkelerde her yıl süreklilik arz eden kültür şölenleri ve edebiyat sohbetleri biçiminde faaliyetler yapılmıştır. Bu şölen ve sohbetlerin sayısı yüzlerle ifade edilecek kadardır (Vural 2012: 218). 2019'da ATİB (Avrupa Türk İslam Kültür Dernekleri Birliği) tarafından birliğin Köln’deki ATİB Genel Merkez Salonunda, Polatoğlu’nun 45. Sanat yılı kutlanmıştır.

     Ozan Polatoğlu katıldığı yarışmalarda çeşitli ödüller ve dereceler de almıştır. Türkiye genelinde çok sayıda şairin katıldığı, Eskişehir İl Kültür Müdürlüğü’nün düzenlediği Yunus Emre Şiir yarışmasında "Jüri özel Ödülü" (1990), Konya İl Kültür Müdürlüğü’nün, ”Halk Şairlerinin Dilinde Nasreddin Hoca” şiir yarışmasında "Birincilik" ödülü (1990), Kültür Bakanlığı’nın ”Tasarrufa Çağrı" konulu şiir yarışmasında "İkincilik" ödülü (1990), Türk Folklor Kurumu ve Anadolu Folklor Vakfı’nın düzenlediği, Yunus Emre Yılı Şiir Yarışmasında "Birincilik" ödülü (1991), Bursa-Yıldırım 4.Uluslararası Âşıklar Bayramı’nda Türkü Dalında “Birincilik” (2008) ve yine Bursa-Yıldırım 6.Uluslararası Âşıklar Bayramı’nda Şiir Okuma Dalında “Üçüncülük”(2010) ödülü kazanmıştır.

     Polatoğlu 2019 yılı itibarıyla 45 yıldan fazla bir süreden beri Avrupa’da olmasına rağmen millî ve manevi değerlerden kopmamış, ancak taassuptan da uzak durmuştur. Doğan Kaya onun bu yönüyle ilgili şu tespitlerde bulunur: “İslamî-insanî-millî-ilmî temeller üzerine kurulu bir dünya görüşünü muhafaza etmekle birlikte, her görüşe saygılı, grupçuluktan, taassuptan uzak bir çizgide olmayı gerekli görmüştür” (Kaya 1990). Bu görüşlerini birçok şiirinde dile getirmiştir. Polatoğlu, âşık tarzı şiir geleneğine bağlı kalmıştır. Şiirlerini irticalen söylemekte, yazmakta ve atışma yapabilmektedir. Genellikle koşma türünün ve hecenin 11’li ve 8’li kalıbını kullanır. Dili yabancı kelimelerden arındırılmış saf ve kolay anlaşılır bir Türkçedir. Şiirlerinde teknik ve mana yönüyle oldukça başarılıdır.