Dilci ve Halk Bilimci bir akademisyen olmasının yanında modern bir şair olan Yetik Ozan; 1942 yılında Manisa’nın Soma ilçesinde dünyaya gelmiştir. Asıl adı Turgut Günay’dır. İlk öğrenimini Aydın iline bağlı çeşitli ilçe ve bucaklarında, orta öğrenimini ise Rize’de tamamlamıştır. 1966 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirmiş, daha sonra 1,5 yıl süreyle Kütahya Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yapmıştır. 1967 yılının sonlarında Atatürk Üniversitesi’nin açtığı asistanlık sınavını kazanarak Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü asistanlığına geçmiştir. 1972 yılında ‘‘Rize İli ve Ağızları’’ adlı tez çalışmasını tamamlayarak ‘‘doktor’’ ünvanını almıştır. 1973 Kasım’ın da 1,5 yıl süren askerlik görevini tamamladıktan sonra, Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak geçmiştir. Görevi süresince; “ Türkiye Türkçesi Grameri”, “Türk Dili Tarihi”, “Türkçe’nin Yapısı”, “Eski Türkçe Uygur, Göktürk, Karahanlı Lehçeleri”, “Anadolu ve Rumeli Ağızları”, “İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı”, “Bugünkü Türk Lehçeleri”, “ Türk Halk Şiirinde Türkler ve Biçimler”, “ Türk Kültürü” derslerini vermiştir. Akademik çalışmalarının yanında, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Halk Müziği ve Halk Oyunlar Daire’sin de mesai dışı bir görevle yönetim kurulu üyeliğinde de bulunan Yetik Ozan, 1978 yılında ebedi âleme intikal etmiştir.
     Gerek bilim, gerek kültür ve gerekse de sanat âleminde yetkin bir insan olarak çok önemli işlere imza atan Yetik Ozan; çok yönlü bir kişiliğe sahiptir. İyi bir dilci ve halkiyatçı olarak değişik yayın organlarında dil ve halk edebiyatı alanında birçok makale yayımlamış, seminer ve kongrelerde çok sayıda tebliğ sunmuştur. Yayımlanmış kitapları şunlardır; “Atmaca Uçurumu Şiirler, Ankara, 1973, Halk Şiirinde Atatürk S. Sakaoğlu ile birlikte, Erzurum, 1974, Balıkçıl ile Yengeç Kelile ve Dimne’den Seçilmiş Hikâyeler, Ankara, 1977, Rize İli Ağızları/İnceleme-Metinler-Sözlük Ankara,1978, Atmaca uçurumu Ülkü Bağı Bütün Şiirleri, Ankara, 2002.
     Turgut Günay’ı günümüze taşıyan, ona edebiyat ve düşünce dünyamızdan seçkin bir yer kazandıran “Yetik Ozan” mahlasıyla yazdığı şiirlerdir. Yine, “Firkatî” mahlasıyla söylediği âşık tarzı şiirleri ve de özellikle Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi âşıklık geleneği temsilcileriyle yakın temaslarda bulunup, bir çok mecliste atışmalar yapması onu; yakın zamanda yaşamış bir halk ozanı sıfatıyla karşımıza çıkarmaktadır. Şiirleri başta “Töre”, “Türk Edebiyatı” ve “Hisar” olmak üzere dönemin çeşitli dergilerinde yayımlanmıştır.”

                                  ŞİİR VE SANAT ANLAYIŞI

      Yetik Ozan sanat anlayışını; “sanatta hedef düşünce, bugünü ve yarınıyla bir bütün olan milletimizin öz değerlerini ortaya çıkarıp işlemek ve onu daima büyük atılımlara hazır kılacak manevi gücü, milli gurur biçimlendirmektir.” şeklinde ifade eder. Bu anlayışın bizim toplumumuza uyarlaması ise şu şekildedir; “Bugünkü milli Türk şiirinde, sanat terazisindeki dengeyi bozmamak şartıyla, toplumcu dozu artırmak.” Buradan da anlaşılacağı üzere Yetik Ozan, sanat hem sanat için hem de toplum içindir tezini savunmaktadır.
     Şiire çok erken yaşlarda başlayan Yetik Ozan, olgunluk döneminde bir defter dolusu şiirini yakmıştır. Bu da onun şiirdeki titizliğini ve sanatın haysiyetine ne derece düşkün olduğunu göstermektedir. Şiirde ölçünün, disiplinin esas olduğunu vurgular ve buna uyar. Ancak, şiirin katı, dar kalıplara sokulmasından yana değildir. Şiirde duyguların seçilişinde “mantık süzgeci”, kelimelerin seçilişinde de “sanat terazisi” olarak görür.
     1950’li yıllardan sonra özellikle “İkinci Yeni Şiiri” temsilcileri, yirminci yüzyılın ilk çeyreğinden 1950’li yıllara kadar olan süreçte geleneğin sürekli reddedilmesinin zıttına geleneğe sarılmışlar ve de gelenekten sık sık yararlanmışlardır. Yalnız bu yararlanma genel olarak geleneğin “Dîvan Edebiyatı” yönüyle sınırlı kalmıştır. İşte, bu yıllarda şiirlerini icra etmiş olan Yetik Ozan, diğer şairlerden ziyade “Halk Edebiyatı” alanından esinlenerek, halk şiiri kaynağından beslenerek şiirlerini oluşturmuştur. Hüseyin Avni Yüksel’e göre Yetik Ozan; “Halk şiiri, Türk şiirinin kaynağıdır ve gelecekte de öyle olmalıdır.” kanaatindedir.
     Metin Özarslan, Yetik Ozan’ın bütün şiirlerini yayına hazırladığı “Atmaca Uçurumu Ülkü Bağı” kitabın sunuş kısmında; “Bugün yaşı otuzun üzerinde olan şiir meraklıları, onun şiirlerini aramakta, hatta özlemektedir.” diye bir ifadede bulunmuştur. Yine Prof. Dr. Nâmık Açıkgöz* bir yazısında onu bu kadar farklı ve kalıcı kılanın; halk şiiri geleneğinden yararlanmasının yanı sıra, her şiirinin gelenek içinde bir sıçrayış olması, her şiirinde ferdi yaratıcılığının şiirinin tekniğine, kelime hazinesine ve imaj dünyasına sinmiş olmasından kaynaklandığını vurgular.

DİPNOTLAR

1- G. GÜNAY “Yetik Ozan’la Bir Konuşma”, Töre, Haziran-1973.
2- G. GÜNAY, agm.
3- G. GÜNAY, agm.
4- Hasan Avni YÜKSEL, “Yetik Ozan ve Bütün Şiirleri”, Türk Kültürü, s. 477-478.
5- G. GÜNAY “Yetik Ozan’la Bir Konuşma”, Töre, Haziran-1973.
6- Hasan Avni YÜKSEL, “Yetik Ozan ve Bütün Şiirleri”, Türk Kültürü, s. 477-478.
7- Yetik Ozan Turgut GÜNAY, “Atmaca Uçurumu Ülkü Bağı” Bütün Şiirleri, Haz. Dr. Metin ÖZARSLAN, Alternatif yayınları, Nisan-2002, Ankara.
8- age.
* Prof. Dr. Nâmık AÇIKGÖZ, Muğla Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi.
9- Nâmık AÇIKGÖZ, “Yetik Ozan Yitti Gitti”, Türk Yurdu, s. 147, Kasım-1999.

HAZIRLAYAN: Mustafa BİLGİÇ
Kaynak: http://www.edebiyatdefteri.com/