Abbâsîler döneminin önde gelen matematikçi ve astronomlarındandır. Hayatı hakkında yeterli bilgi yoktur, Fergana’da doğduğu sanılmaktadır. Buna göre Türk asıllı ilim adamları arasında sayılması gerekir. Klasik kaynaklar isim zincirini farklı biçimlerde verirler. Meselâ İbnü’n-Nedîm sadece Muhammed b. Kesîr (el-Fihrist, s. 389), İbn Ebû Usaybia da Ahmed b. Kesîr ('Uyûnü’l-enbâ', s. 287) derken İbnü’l-Kıftî, Ahmed b. Muhammed b. Kesîr ve Muhammed b. Kesîr şeklinde baba ile oğul olmak üzere iki ayrı kişiden söz eder (İħbârü’l-'ulemâ', s. 56, 188). Batı’da ise Alfraganus diye tanınmaktadır. Halife Me’mûn, Mu’tasım-Billâh, Vâsiķ-Billâh ve Mütevekkil-Alellah dönemlerinde devrin önde gelen astronom ve matematikçileri arasında yer alan Fergānî’nin devlet hizmetinde mühendis olarak da çalıştığı anlaşılmaktadır. Nitekim Halife Mütevekkil’in emriyle Fustat’ta (eski Kahire) Nil’in su seviyesini tesbit için inşa edilen el-Mikyâsü’l-cedîd’in (el-Mikyâsül-kebîr) yapımı onun sorumluluğuna verilmiştir. İbn Hallikân bu olaydan söz ederken adını Ahmed b. Muhammed el-Karsânî şeklinde verir (Vefeyât, III, 112). “Fergānî” kelimesi bu metinde hiç şüphesiz ki bir istinsah hatası sonucu “Karsânî” haline dönüşmüştür.
     İbn Ebû Usaybia’ya göre Fergānî bilgisine oranla fazla başarılı değildir ve başladığı hiçbir işi sonuçlandıramamıştır ('Uyûnü’l-enbâ', s. 286). Ancak burada, Fergānî’nin asıl mesleğinin mühendislik olmadığı ve bu yüzden teorik alandaki bilgilerini pratiğe geçirmekte başarısız kaldığı söylenebilir. Nitekim İbn Ebû Usaybia’nın anlattığı aşağıdaki olay bu hususu doğrular niteliktedir. Rivayete göre Halife Mütevekkil, Sâmerrâ yakınında Dicle üzerinde inşa ettirdiği ve kendi adını verdiği Ca’feriye şehrinin ortasından geçecek bir kanalın yapım işini Benî Şâkir diye bilinen Muhammed ve Ahmed isimli mühendis kardeşlere havale eder. Bu iki kardeş, meslekî kıskançlık yüzünden dönemin en ünlü mühendisi olan Sind b. Ali’yi Bağdat’a göndermek suretiyle Sâmerrâ’dan uzaklaştırırlar ve projeyi gerçekleştirme işini Fergānî’ye verirler. Fakat Fergānî’nin yaptığı büyük bir hesap hatası sonucu kanalın başlangıcının diğer kısımlardan daha derin inşa edildiği ve suyun ancak nehrin yükseldiği mevsimde dört ay süreyle akabileceği anlaşılır. Projenin gerçekleşmesi için hiçbir harcamadan kaçınmayan halife durumu öğrenince iki kardeşe çok kızar ve Sind b. Ali’yi Bağdat’tan getirterek kanalın durumu hakkında kendisinden rapor ister. Sind b. Ali, mühendis kardeşlerin hayatını kurtarmak için her türlü riski göze alarak projede herhangi bir hesap hatası bulunmadığına dair rapor verir. İlkbaharla birlikte nehir yükselince normal olarak kanaldan sular akar ve suların çekildiği mevsimde durum ortaya çıkmadan önce de halife öldürüldüğü için olay kapanır (a.g.e., s. 286-287). Aynı olayı anlatan Ya’kūbî ise Fergānî’nin başarısızlığının hesap hatasından değil zeminin taşlık ve sert olmasından kaynaklandığını söyler ki bu durum daha mâkul gözükmektedir (Kitâbü’-Büldân, s. 40).
     Fergānî’nin ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte Mikyâsü’n-Nîl’in yapımı 247 (861) yılında tamamlandığına göre bu tarihten sonra vefat etmiş olmalıdır.
     Eserleri: 1. Cevâmi'u ‘ilmi’n-nücûm ve uśûlü’l-ĥareķâti’s-semâviyye. Fergānî’yi İslâm dünyasından çok Batı dünyasında üne kavuşturan bu kitap, Batlamyus’un el-Mecisŧî adlı eserinin bir özeti mahiyetinde olmakla birlikte gerek birinci ve ikinci fasıllarında takvimlerle tarihler hakkında verdiği bilgiler, gerekse Batlamyus’a karşı ortaya koyduğu bazı itirazlar bakımından ayrı bir öneme sahiptir. Daha önce birçok müslüman astronomun kitapları Latince’ye tercüme edildiği halde hiçbiri Batı astronomları üzerinde Cevâmi' kadar etkili olmamıştır. Bunun başlıca sebebi, şüphesiz eserin muhtevası gibi sistematiğinin ve üslûbunun da mükemmelliğidir. Otuz fasıldan oluşan Cevâmi'i İbnü’n-Nedîm Kitâbü’l-Fuśûl iħtiyârü’l-Mecisŧî adıyla verir. İbnü’l-Kıftî ise yukarıda belirtildiği gibi Ahmed b. Muhammed b. Kesîr ile Muhammed b. Kesîr’in iki ayrı kişi olduğunu sanarak eseri el-Medħal ilâ 'ilmi hey'eti’l-eflâk ve ĥarekâti’n-nücûm adıyla Ahmed Fergānî’ye, Kitâbü’l-Fuśûl ve Kitâbü İĥtiśâri’l-Mecisŧî adlarıyla da iki ayrı eser halinde Muhammed Fergānî’ye nisbet eder. Bu durum Cevâmî'in literatüre çok farklı isimlerle geçtiğini göstermektedir. Nitekim Jacobus Golius tarafından 1669’da Amsterdam’da yeni bir Latince tercümesiyle birlikte yayımlanan Arapça metnin dış sayfasında Kitâb fi’l-ĥarekâti’s-semâviyye ve cevâmi'u 'ilmi’n-nücûm, iç sayfasında ise Kitâb fî uśûli 'ilmi’n-nücûm adının verildiği görülmektedir. Eser Batı dünyasında kısaca Elementa astronomica ismiyle bilinmektedir. Cevâmi'in çeşitli bölümlerinde Arap, Suriye, Roma, İran ve Mısır takvimleri; dünyanın uzaydaki konumu ve hareketleri, ekliptik eğilim; meşhur ülke ve şehirler; yeryüzü ölçümleri, güneş, ay, yıldızlar ve gezegenlerin konumu ve hareketleri; yıldızların ve ayın durumları; ayın safhaları; güneş ve ay tutulması gibi çeşitli konular ele alınmıştır. Tamamen tasvirî ve matematik dışı olan Batlamyus astronomisinin kapsamlı bir dökümünü veren Cevâmi' iyi bir sistematiğe sahiptir. Ancak Batı’daki tercümelerinin ilk baskılarında bazı rakamsal değer farkları mevcuttur. Cevâmi'in Latince’ye, biri 1134’te İspanyalı Johannes (Johannes Hispalensis), diğeri 1175’te Cremonalı Gerard (Gherardo Cremonese) tarafından olmak üzere iki ayrı tercümesi yapıldı ve bunların ilki üç defa (Ferrara 1493; Nürnberg 1537; Paris 1546), ikincisi bir defa (Città di Castello 1910) basıldı. Ayrıca eser XIII. yüzyılın ortalarında J. Anatoli tarafından İbrânîce’ye çevrildi. Jacob Cristmann bu tercüme ile İspanyalı Johannes’in Latince tercümesini birleştirerek 1590’da Frankfurt’ta yayımlarken Jacobus Golius eseri yeniden Latince’ye çevirip Arapça metniyle birlikte yayımlamıştır. Son olarak da Fuat Sezgin J. Golius’un yayımından bir tıpkıbasım gerçekleştirmiştir (Frankfurt 1986). Fergānî’nin kitabının Ortaçağ Avrupası’nda astronomi ilminin gelişmesine ne ölçüde tesir ettiğini anlayabilmek için onun kütüphanelerdeki Latince yazmalarının bolluğuna dikkat etmek ve Pierre Duhen in Le Système du monde adlı eserinin III. ve IV. ciltlerine göz atmak yeterlidir. Hiç şüphesiz Cevâmi', XII. yüzyıldan itibaren XV. yüzyılın sonlarına kadar Avrupa’da astronomi alanındaki çalışmalar için vazgeçilmez bir kaynak olmuş ve özellikle Batlamyus’un astronomik sistemi onun vasıtasıyla yayılmıştır. Meselâ XIII. yüzyılda Paris peripatetik ekolünün ünlü bilginlerinden olan Robert Grosseteste’nin Summa philosophiae adlı eserinde Batlamyus’a yapılan atıflar bütünüyle Cevaâmi'den aktarılmıştır. Aynı şekilde XIII ve XIV. yüzyıllarda İtalyan astronomlarının temel kaynağı yine Fergānî’nin eseridir ve meselâ Ristoro d’Arezzo’nun, Batlamyus’un kitabını tanımadığı halde Della composizione del mondo adlı çalışmasında ona yaptığı göndermeler de tamamen Cevâmi'a dayanmaktadır; Dante’nin Convivio’da açıkladığı astronomiyle ilgili düşüncelerinin kaynağı da yine bu eserdir. Batı’da bu kadar etkili olmasına karşılık İslâm dünyasında Cevâmi' ile pek ilgilenilmemiş ve üzerinde fazlaca bir çalışma yapılmamıştır. Eserin sadece Ebü’s-Sakr el-Kabîsî (ö. 356/967 [?]) tarafından yazılan bir tek şerhi bilinmektedir (Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 4832/19). 2. el-Kâmil fî śan'ati’l-usŧurlâb. Geometri, yıldız hesapları, usturlap ve matematik teorilerinden bahseder. Çeşitli yazma nüshaları mevcuttur (Sezgin, V, 260; VI, 151). 3. 'İlelü Zîci’l-Ħârizmî. Bugün elde bulunmayan kitapta Fergānî’nin Hârizmî’nin hesaplarını açıkladığı bilinmektedir; Bîrûnî bu eserden faydalandığını belirtir. Fergānî’nin bunlardan başka Cedvelü’l-Ferġānî, 'Amelü’l-ruħâmât, 'İlmü’l-hey'e gibi eserleri de kaleme aldığı kaydedilmektedir.