Doğum yeri belli değildir. Asıl adı İsâ olarak bilinir. Edirne’de bir hanım tarafından köle olarak alınmış, sonra Kastamonu’­ya gitmiş, orada söylediği gazellerle tanınmaya başlamıştır.

     Fatih Sultan Mehmet’in dîvan kâtipliğine tâyin edilince is­tanbul’a geldi. II. Bayezit’in oğlu Şehzade Abdullah’ın dî­van katipliğini yaparken şehzade Ölünce Karaman’dan tek­rar İstanbul’a döndü. Şehzade Mahmud’un nişancısı olarak Manisa’ya gitti. Orada kısa sûre kalıp İstanbul’a geldi (1507) ve ömrünün geri kalan kısmını Vefâ’daki evinde geçirdi. İs­tanbul’da öldü.
      İstanbul’a meşhur bir şâir olarak gelmişti. Ahmet Paşa gibi devrinin usta bir şairi tarafından beğenildi. Asrının en büyük şairlerinden biri oldu. Divan şiirini,  atasözleri ve deyimleri katarak renklendirdi. 16. Asır şâirlerinden bâzıla­rı üzerinde tesiri vardır.
      Elde bulunan tek eseri Divan’ıdır. (Ali Nihat Tarlan, 1963′te yayımladı. Prof. Dr. Mehmed Çavuşoğlu da dîvanın tahlilini ihtiva eden bir doktora tezi hazırladı. Bu tezin bâzı bölümlerini "Necati Bey Divanı'nınTahlili” adıyla 1971′de neşretti).