Nizami'nin doğum ve ölüm tarihleri üzerinde çok kesin bilgiler olmasa da 1141'de Gence'de doğmuştur. Doğum tarihini için en güçlü kanıt, Mahzen-i Esrar eserinde " Kırk yaşının erginliğini İdrak etmiş olduğunu..." bu eserini " Hz Muhammet'in ölümünden 570 sene sonra " bitirdiğini bildiren ifadeleridir. (Gencosman, M. Nuri, 1964, a.g.e, shf, 6)  Bu bilgilere göre Nizami 1140 yılından sonra doğmuş olmalıdır. Kaynaklar şairin asıl adının Cemaleddin Ebu Muhammed İlyas bin Yusuf olduğunda hem fikirdir. 
     Kaynaklara göre Nizami'nin babasının adının Yusuf, annesi ise soylu bir Kürt beyinin kızıdır. Nizami'nin ilk eşinin Kıpçak asıllı bir köle olduğu ve bu eşinden bir oğlunun dünyaya geldiği bilinmektedir. İlk eşinin adının Afak olduğu ve bu eşinden Muhammet adlı bir oğlunun dünyaya geldiği bilinmektedir. Üç kez evlenen Nizaminin her üç karısı da erken ölümler yaşamıştır. Küçük yaşta yetim kalmasına rağmen Nizami’nin, astronomi, tıp, hukuk, müzik ve matematik alanlarında mükemmel bir eğitim aldığı, Arapça ve Farsçayı üstün düzeyde öğrendiği ortaya çıkmaktadır.(Bashiri Iraj, 18-06-2011, Nizami's Life and Works)
     "Küçük yaşlarında babasını ve annesi Rence’yi kaybeden Nizami, dayısı Hace Ömer’in sayesinde eğitim almış, neredeyse bütün yaşamını Gence’de geçirmiştir. Nizami kendi ana dili olan Türkçe dışında Arap, Fars ve Pehelevi dillerini de öğrenmiştir. Eserlerini Farsça yazmasının gerekçesi dönemin şartları gereği olarak bizzat kendisi tarafından açıklanmaktadır. Örneğin, Leyli ve Mecnun adlı eserinin sunuş kısmında böyle bir eserin Farsça yazılmasını kendisinden talep eden Şirvaşah Ahistan’ın şu içerikte bir mektubuna dikkat çekmektedir."
     Hayatı hakkındaki bilgiler bunlardan ibaret bulunan Nizami’nin doğum ve ölüm tarihleri çok kesin olmadığı gibi doğum yeri ve milliyeti de kesin belli değildir. Fars şairi olarak tanıtılan Nizami, Gence'ye olan sevgisini ve Genceli olduğunu ifade eden birçok mısra yazmışken, İranlılar onu İran asıllı ve Kum şehrinde doğan bir şair olarak tanıtır. Dolayısı ile Nizami'nin Türk veya İranlı olup olmadığı henüz kesin değildir.
     Azeriler 12. yy. 'ın en önemli mesnevi şairi Nizami’yi, Türk asıllı ve Milli Şairleri olarak ilan etmektedir. Pek çok Türk bilim adamı tartışmaya girmeden onu İranlı kabul eder. Fakat birçok bilgiye göre Nizami Türk asıllıdır. 
     Nizami hakkındaki tereddütler arasında en net şeylerden biri Genceli olduğudur. Kum şehrinde doğup Gence'ye geldiğini yazan tezkirecilerin aksine, Nizami kendisinin Genceli olduğunu Mahzen-i Esrar ve diğer eserlerinde defalarca tekrar eder. Nitekim İranlı büyük şair Cami, bile " Baharistan " adlı mesnevisinde " Nizami Gencelidir. Pek açık olan ilim, fazilet ve kemalinin şerh ve izaha ihtiyacı yoktur. Penç Genç adlı eserini o kadar güzelliklerle doldurmuştur ki, bu şeref kimseye nasip olmamıştır." der ( Gencosman, M. Nuri, 1964, a.g.e, shf, 5)
     Dünya'nın ilk büyük beş şairinden birisi kabul edilen Nizami hakkında yapılan spekülasyonların sebebi Penç Genç adlı hamsesiyle ulaştığı şöhreti yüzündendir. Bu şöhret Nizami’yi dünya’nın ilk büyük beş şairi arasına sokmaktadır.