Ey Türk ! Vur, vatanın bâkirlerine

Günahkâr gömleği biçenleri vur.
Kemikten taslarla şarap yerine
Şehidler kanını içenleri vur!
 
Vur, Güzel aşıklar cenazesinden
Kırmızı meşaleler yakanları vur:
Şehvetin raksına yetim sesinden
Besteler, şarkılar yapanları vur!
 
Vur, katlin o kızıl sapanlarıyla
Dünyaya ölümler ekenleri vur:
Vur, zulmün o kanlı urganlarıyla
Bir kavmi iplere çekenleri vur.
 
Vur, etten, kemikten saraylar kuran
O vahşi ruhları ezmek için vur:
Dört büyük rüzgara küller savuran
O mücrim elleri kesmek için vur!
 
Vur, sende mukaddes hürriyet için.
Dünyanın diktiği bayrak için vur!
Her dinin sevdiği adalet için.
Her yerde haykıran bir hak için vur!
 
Vur, aşkın ve Hakk’ın zaferi için.
Vur, senden bak, dünya bunu istiyor:
Vur, yerde bak tarih senin seyircin:
Vur, gökten bak Allah sana, "vur!" diyor.
 
Vur, çelik kolların kopana kadar
Olanca aşkınla, kuvvetinle vur!
Son düşman, son gölge kalana kadar
Olanca kininle, şiddetinle vur.
 
Vur, senin darbenden çıkacak ateş
intikam isteyen bir milletindir:
Alnında doğacak kırmızı güneş,
Bu senin İlahi hürriyetindir!...