Eserin Adı: Minyeli Abdullah
Yazarı: Hekimoğlu ismail
Yayınevi: Timaş
Basım Yeri ve Yılı: İstanbul,
Türü: Roman

Başlıca karakterler :

     Abdullah , Sevde,Halit,Bilal,Hatice,Abdullah’ın annesi,Sevde’nin ailesi.
Abdullah: islamiyeti iyi bir şekilde yaşamak ve anlatmak arzusu içerisinde,teslimiyeti tam baş karakterimiz.
Sevde : Abdullah’ın yaptığı her işte arkasında yer alan en büyük destekçisi eşi.
Halit : Abdullah’ın hamal olduğu dönemlerde okuttuğu yetim talebe.
Bilal : verdiği bir konferansta babasının gözleri önünde koministler tarafından öldürülen Abdullah’ın oğlu.
Hatice : Abdullah’ın kızı. İleride Halit ile evlenir.
Abdullah’ın annesi: Abdullah’ın hapisten çıktığı gün oğlunun kollarında son nefesini verir.
Sevde’nin ailesi: Abdullah hapisteyken ondan boşanması halinde kızlarına bakacaklarını belirmişlerdi.

Özet :

     Ana karakterimiz Abdullah, bir Mısır kasabası olan Minye’de doğmuştur. Küçük yaşta babasını kaybeder. Annesi onu tek başına okutur. Onun memur olmasını arzu etmektedir. Ortaokulda son sınıftayken tarih öğretmeniyle kavga eden Abdullah okulu yarıda bırakıp Kahire’ye gider. orda çalışmaya başlar. ortaokul ve liseyi dışarıdan bitirip su işlerinde memur olur. Bu dönemde katıldığı İslami konferanslar neticesinde dini hakkında bir çok araştırma yapar. Belli bir süre sonra evlenir. Bu dönemlerde arkadaşlarıyla birlikte ev sohbetleri düzenlerler. Bu sohbetlerin birinde evlerine bir baskın olur ve Abdullah tutuklanır. Yaklaşık bir sene ceza evinde kalır. Hakkında idam kararı çıkartılır ama kralın devrilmesiyle serbest bırakılır. Bu dönemde kimsenin yardım etmediği eşi ve çocuklarına Sevde’nin ailesi bir şartla bakmayı kabul eder. Abdullah’tan boşanmasını isterler. Nihayetinde istedikleri olur.
     Hapisten çıktığında Minye’ye gider  annesini görmeye. Annesi aynı gün kollarında can verir. Kralın devrilmiş olmasına rağmen korkan akrabaları cenazeye katılmaz,böylece Abdullah ailesini arayıp sormaktan vazgeçer. Kahire 'ye döner  ve hayatına hamal olarak devam eder. Bu sırada yine yozlaşmış Mısır’da islamiyeti en güzel şekilde yaşamak adına elinden gelen her şeyi yapar. Hamal maaşıyla iki talebe okutur.  Bir gün yine iş için beklerken trenden bir bayanla oğlunun bavullarını iş olarak alır. Kulak misafiri olduğunda bunların eşi ve oğlu olduklarını anlar fakat sesini çıkarmaz. İlerleyen zamanlarda oğlu Bilal’in üniversitede hocası olan,Abdullah’ın okuttuğu talebelerden biri Halit,Abdullah’ın hikayesini anlatır sınıfta. Bilal’in ağladığını görünce durumu sorar ve oğlu olduğunu öğrenir. Böylece Abdullah’ı ailesiyle tekrar bir araya getirir. Abdullah ve ailesi örnek mahiyetinde hayatlarına devam ederler.  İslamiyeti doğru anlatmak adına bütün aile çabalamaktadır. Oğlu ile beraber vereceği bir konferans sırasında, komünistlerin çıkardığı arbede sonucunda Abdullah’ın oğlu öldürülür. Bunun neticesinde Abdullah tekrar hapse atılır. Bu bahaneyle devlet tabiri caizse Müslüman avına çıkar. Suçluların koministlerin olmasına rağmen. Bir süre sonra Abdullah’ın suçsuzluğu anlaşılıp serbest bırakılır ama bu onda derin izler bırakır.
     Osmanlı 'nın eski topraklarında dinin nasıl yaşandığını anlamak adna Abdullah balkan ülkelerine bir seyahate çıkar ve burada da durumun Mısır dan farksız olmadığını görür. Mısır a döndüğünde yine kaldığı yerden islamiyeti anlatmaya devam eder o sırada İsrail ile Mısır arasında bir savaş çıkar. Şehit olmak için can atan Abdullah ve arkadaşları gönüllü olarak savaşa katılırlar. Ve istediklerine de nail olurlar.

Eser Hakkında Görüşler: İlk basımından sonra defalarca toplatılıp sonra yeniden basılan yazarını hapislerde yatıran ilginç bir kitap. Yazarın akıcı anlatımıyla kendini güzel okutturuyor. Kitabı bitirince neden sansür için bu kadar çaba diye düşünmenize gerek kalmıyor. Her şey uyuyanları uyandırmamak adına.  Karakterimiz kitabın bir yerlerinde ölse de kitabı okutmamak adına türlü senaryolar icat edilse de

Ana Fikir: Baki bir dava fani insanların omzuna bina edilemez.

Yazar Hakkında Bilgiler: Asıl adı Ömer Okçu' olup , yazılarında kullandığı "Hekimoğlu İsmail" müstearı dedesinin adıdır. 1932'de Erzincan'da doğup burada ilk ve orta öğrenimini bitirdikten sonra 1952'de Zırhlı Birlikler Okulu'ndan mezun olmuştur. Daha sonra astsubay olarak göreve başladığı Türk Silahlı Kuvvetleri'nden 1972'de emekli olmuştur.
     2009 itibari ile 80 baskıyı geçen, bir dönem yasaklanıp daha sonra serbest bırakılan Minyeli Abdullah romanını 1967'te yazmış ve bu eser ile tanınmıştır. Gazeteciliğe haftalık İttihad gazetesi ile başlayıp 5 yıl Yeni Asya Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapan ve 1975'te Sur Dergisi'ni çıkaran Okçu, Türdav'ın ve Timaş'ın kurucuları arasındadır. Birçok dergi ve gazetede yazılar yazan Hekimoğlu'nun 40'tan fazla eseri olup yurt içi ve yurt dışında yüzlerce konferans vermiştir. Kendisine Harran Üniversitesi tarafından "Edebiyat Doktoru" unvanı verilmiştir.
     Yazıları sebebiyle 1950'den itibaren çeşitli zamanlarda hakkında davalar açılmış, gözaltına alınmış, birkaç kere DGM'ye çıkarılmış, 163. maddeden yargılanmış, 1992'de de Zaman'daki "Demek ki öyle..." başlıklı yazısı sebebi ile TCK’nın 159. maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile 1 sene mahkumiyet cezası alıp 72 gün hapis yatmıştır. Şubat 2002'de felç geçirmesi sonucu sol bacağını ve sol elini kullanmakta zorluk çekmektedir. Askerlik hayatında başladığı kep giyme alışkanlığını bırakmayarak çoğunlukla kepiyle görüntülenen Hekimoğlu, 1988'de başladığı köşe yazarlığını halen sürdürmektedir.