Şiire önem veren bir şairemizle tanıştırayım sizleri. Kendisinin sosyal medyadaki takipçisi ve edebî dildeki şiirlerinin hayranı biri olarak Karadeniz’e uzandı yüreğim. Fındık şehrine, mavi ve yeşilin buluştuğu o yaylalarıyla meşhur ilimiz olan Giresun’a gidelim ve Karadenizli sarışın bir hanımefendi konuğumuz olsun. Gözbebeği ilk eseri, ilk şiir kitabı olan “SONBAHAR FISILTILARI” ve yazma yolculuğuna değinelim. Şengül COŞKUN ile sohbetimize başlayalım.

ELİF YAVAŞ: Merhabalar sevgili Şengül COŞKUN Hanım. Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için bu incelik ve nezaketiniz adına teşekkür etmek istiyorum.23 Temmuz 2018 Pazartesi günü sizden benim adıma gelen imzalı bir kitapla çok mutlu olmuştum. Kitabınıza bir haftamı ayırıp detaylarıyla inceledim. Hayatınız ve yazma hikâyenize dair konuşalım. Öncelikle sizi tanıyalım. Şahsen sizi tanıyan bir takipçiniz, hayranınız olsam da yine de söz sizde olsun.

ELİF YAVAŞ: Şengül Coşkun kimdir, nasıl biridir? Öz geçmişinizden söz eder misiniz?

ŞENGÜL COŞKUN: Şubat 1976 - Giresun doğumluyum. Doğayı, şiiri, sanatı seven ve samimi, sıcak, yardımsever yapıya sahip biriyim. İnsanların: “Ufak şeylerden mutluluk buluyorum.” deyip de sözde kaldığı değil; yaşamın her anında yaşanılır kılma çabasında gerçekten ufak şeylerle mutlu olabilen, maneviyatı doruğunda yaşayan, mütevazı bir hayata sahip biriyimdir. Makalelerle başlayıp yolumu şiirle birleştirdim.

ELİF YAVAŞ: Yazmaya ne zaman başladınız? Şiir sevdası ve şairane duygular kaç yaşınızda başladı?

ŞENGÜL COŞKUN: Yazım hayatım ortaokul ve lise yıllarımda kompozisyon konularındaki başarılarımla başladı aslında ve son sınıf gazete köşe yazılarıyla sürekliliğini getirdim. Makalelerle başlayan bu notlarımı şiir denemeleriyle birleştirdim. Henüz kitabım olmadan aldığım yarışma derecem ile perçinlenen şiir duygumu geliştirerek kitaba dönüştürmeyi başardım.

ELİF YAVAŞ: Şiirlerinizde Karadeniz’den çağrışımlar buldum hep. Şahsen Ege insanını ve Karadeniz kültürünü çok severim. Giresun ilham kaynağınız oldu mu?

ŞENGÜL COŞKUN: Yaşadığım coğrafyanın kültürü, doğası büyük etken taşıyor olmalı. Eşsiz görsellerin tetikleyiciliği elbette yok sayılamaz. Bunlara aşırı duygusallık ve melankolik ruh hâlimi de katınca sanırım bütünleşiyoruz Şehr-i Canan-Can ile.

ELİF YAVAŞ: Neden “Sonbahar Fısıltıları”? Sonbaharın ayrı bir yeri mi var?

ŞENGÜL COŞKUN: Sonbahar bütün şairlerin mevsimidir. Eylül sancısı belki de bir yapraktı, dört renkse cömertliğin ve o eşsiz doğanın yenilenme mevsimidir. Sarı, kahve, yeşil, bakır renklerin hâkim olduğu ve benim için ise artı kırmızı yaprakları bulmanın sevincini aramak zevki. Doğum telâşı sonbahar… Ölümden daha çok hüzün mevsimi benim mevsimim, her duyguya hâkim dolu dolu bir yaşam öğreticisi. Kaleminin mürekkebini hüzne batırıp yazmak…

ELİF YAVAŞ: Siyah rengi sevdiğinizi biliyorum ve kendi fikriniz olan kitap kapak tasarımınız da muhteşem olmuş. Parlak renkler ve kabartmalı desenler epey emek işi. Radyoda da kitap tanıtımınız ve röportajlarınız olmuştu. Sizce tanınmak keyifli mi?

ŞENGÜL COŞKUN: Beğenilme, takdir edilme gibi zengin duygular insanı güçlendirir, cesaretlendirir. İyi olanın takdir edilmesi kadar güzel bir haz varsa, sevgiyi paylaşmaktır.

Evet, çok keyif aldım. Dile getirmeye çalıştığım bu şiir lehçemi üleşmek, çoğaltmak azmimi kamçılayan ve yaşamıma sevinç katan olmuştur.

ELİF YAVAŞ: “Sonbahar Fısıltıları” ismi bir anda mı aklınıza geldi?

ŞENGÜL COŞKUN: Aslında “Eylül Fısıltıları” idi. Sonra tüm sonbaharı simge olarak kullanmak istedim anaç bir ruhla.

ELİF YAVAŞ: Şairlik ve yazarlık adına gönüllü olduğunuz dernekler, üye olduğunuz vakıflar var mı?

ŞENGÜL COŞKUN: Sanatla ilgili tüm organizasyonlara katılmaya çalışıyorum ve üzerime düşeni de severek desteklemeye çalışıyorum.

ELİF YAVAŞ: Özel yaşamınıza girmeden biraz da aile hayatınıza değinelim. Yazma konusunda ailenizin de desteği oldu mu?

ŞENGÜL COŞKUN: Yazım anlamında paylaşabildiğim aile fertlerim olmadı. Fakat sonucunda elbette beğenileriyle destekleniyorum.

ELİF YAVAŞ: Hayata bakış açınız nasıldır?

ŞENGÜL COŞKUN: Hayatı seviyorum. Her şeye ve tüm zorluklarına rağmen en iyi öğretmendir. Sınavı bitmeyen ve derinliğini keşfedenlerindir “yaşam”.

ELİF YAVAŞ: Doğayı, yeşilliği, şiirsel dokunuşları,  küçük mutlulukları seven bir Şengül Hanım tanıdım. Aynı zamanda tam bir memleket sevdalısısınız. Mavi ve yeşil rengin birleştiği, deniz ve ağaçların kavuştuğu Karadeniz bölgesi şiirlerinizin olmazsa olmazı mıdır?

ŞENGÜL COŞKUN: Etkendir fakat olmaz ise olmazım değildir. Bir o kadar da gençliğimin şehri İstanbul vardır.

ELİF YAVAŞ: Sizi edebiyata yönlendirenler kimler oldu?

ŞENGÜL COŞKUN: Edebiyatı hep sevdim. Yaşamımda eksik olmadı hiç ve yönlendiren biri olmadı, üzgünüm.

ELİF YAVAŞ: Aynı zamanda nesir türünde de başarılısınız ve yerel gazetelerde yazdığınız deneme yazılarıyla tanındınız. Eğer şair olup şiir yazmasaydınız, başka hangi edebî türde yazmayı tercih ederdiniz? Hiç roman yazmayı düşündünüz mü? Yetenekli olduğunuzu düşünüyor musunuz?

ŞENGÜL COŞKUN: Roman, öyküler özellikle çocuk öyküleri yazmayı isterdim. İstiyorum da.

ELİF YAVAŞ: Sizi yazmaya özendiren konular nelerdir?

ŞENGÜL COŞKUN: Anlaşılamamak duyguları, bazen paylaşamamak duyguları, yalnızlığı seçmek, belki de anlatamamak…

ELİF YAVAŞ: Şiir konularınızı nasıl seçiyorsunuz? Cümleleri şiirimsi bir havaya dönüştürmek zor oluyor mu?

ŞENGÜL COŞKUN: Bir avuç harfle duyguları anlatabilme çabası elbette zor fakat bazen satırlarda şiir çeşmesi olup akmak beni de şaşırtandır.

ELİF YAVAŞ: Şiirlerinizi kimsenin okumayacağını bilseniz yine de yazar mıydınız?

ŞENGÜL COŞKUN: “Yazmak, nefes almaktır.” benim için. Elbette yazardım, yazarım. En güzel eylemimdir yazabilmek.

ELİF YAVAŞ: Kitap yayımlamayı nasıl ve ne zaman düşündünüz?

ŞENGÜL COŞKUN: Kitap çıkarıp çıkarmamak arasında epeyce savaş verdim. Şiirle birleşen yolum 2002’dir. Uzun süre sorguladım ne kadarım, olmalı mıyım diye. Ve şiir hamalı olarak kalacağım hep. Paylaştığım değerli dostlar ve öğretmenlerimin verdiği güç ile de kendimi iyi ki buldum bu deryada. İyi ki, iyi ki…

ELİF YAVAŞ: Sırada gerçekleştirmek istediğiniz hangi yeni hayaliniz var?

ŞENGÜL COŞKUN: Bu soruya şöyle bir cevap verebilirim: “İkinci kitabımın çalışmalarını yapıyorum şu zamanlarda, bu alanda profesyonelleşmeyi istiyorum.” Haz aldığım şeyleri yapmak hayalden daha ötedir, önceliklidir benim için.

ELİF YAVAŞ: Bir şair olarak okuduğunuz ve beğendiniz yazarlar, şairler kimlerdir?

ŞENGÜL COŞKUN: Ahmet Arif, Ahmet Telli, Attila İlhan, Cemal Süreya, Nazım Hikmet.

ELİF YAVAŞ: Çocukken ilk okuduğunuz kitap hangisidir? 2018 yılında en son hangi kitabı okudunuz?

ŞENGÜL COŞKUN: Çocukken Ömer Seyfettin’in “Kaşağı” adlı kitabını okumuştum Cin Ali serilerinden sonraJ. 2018’deki son kitap: Bülbülü Öldürmek (Harper Lee)

ELİF YAVAŞ: “Şairim/Şaireyim” diyebilmek sizce çok kolay mıdır?

ŞENGÜL COŞKUN: Günümüzde çok kolay bu cümleyi kullanmak hatta sosyal medya hesaplarımızda giriş tabelasıdır. Benim için bu kelime çok zor olandır. “Bir Şiir Hamalıyım” ben ve hep öyle kalacağım.

ELİF YAVAŞ: Toplumda: “Hayatımı yazsam roman olur.” diyenleri duyuyoruz. Şengül Coşkun’a göre herkes edebî bir eser yazabilir mi? İllâ doğuştan yetenekli mi olmak gerek?

ŞENGÜL COŞKUN: Herkesin edebî bir eser yazabilmesi mümkün değildir. Elbette herkesin yaşamöyküsü değerlidir. Doğuştan yetenekli olduğunu da bilemiyor insan. Kendimi keşfedebilmem de uzun bir yolculuktur. Çok olumlu olmak, sevmek ve donanım gerektiriyor. Daha çok bilgiye dayanıyor yazmak.

ELİF YAVAŞ: Şiir yazmak isteyen gençlerimize önerileriniz nelerdir?

ŞENGÜL COŞKUN: Bol bol okumalarını ve kelime dağarcıklarını zenginleştirmelerini, maneviyatlarını korumalarını önerebilirim.

ELİF YAVAŞ: Hangi ortamda ve hangi saatlerde yazarsınız? Fon müzik eşliğinde şiir yazmak sizi mutlu eder mi?

ŞENGÜL COŞKUN: Yazarken türkü dinlemeyi çok seviyorum. Bir de “Şiirim geldi.” diyerek çırpındığım anlar vardır. Malından çok duygu iklimidir. Alnımı kaplayan beyaz semaya yazarım, kaybolur gider.

ELİF YAVAŞ: Türkiye gündemi için yazmayı düşündüğünüz bir deneme yazısı yahut şiir oldu mu?

ŞENGÜL COŞKUN: Evet, zaman zaman toplumsal şiirler yazdığım da olmuştu.

ELİF YAVAŞ: Yazmak ömür boyu mu olmalı, öğrencilik dönemi bitince sona ermeli mi?

ŞENGÜL COŞKUN: Yazmak, yazabildiğin kadardır. Elbette ömür yetebildiği kadar…

ELİF YAVAŞ: Günümüz gençlerinin şiire bakışını nasıl buluyorsunuz?

ŞENGÜL COŞKUN: Çok başarılılar, şiire ilgili olanlar ve yazanlar var. Bu da bana umut oluyor, sevinç katıyor.

ELİF YAVAŞ: Kitabınızın ismini ve kapak tasarımını çok beğendim. Şiirlerinizden çok beğenip not aldıklarımı köşe yazılarımda paylaşmak istiyorum izninizle. Edebî dildeki sanatsal şiirlerinizi Türk Dili ve Edebiyatı, Diksiyon derslerimizde öğrencilerime okuyabilir miyim?

ŞENGÜL COŞKUN: Bu muhteşem teklifle onore etmişsiniz, çok sevinirim. Bir nebze katkım olabilecekse naçizane satırlarıma değer katmış olacağım. Çok teşekkür ediyorum.

ELİF YAVAŞ: Bazı mısralarınız tam bir müzik tadında. Beğendiğim farklı başlıklardaki şiirlerinize ait bazı mısralarınızı zihnime bile not aldım:

“Kahve telvesi renginde gözlerin / Hoş geldin yüreğime…”

“Gülüyordu gökyüzü / Mavisini çalarak mutluluğun…”

“Kan kırmızı gecelerime düşer / Kurumuş sonbahar yaprakları / Uçuşur kalbimin kelebekleri / Yarınsız bir güne…”

 “Bir mutlu hece düştü / Dudaklarından yüreğime…”

 “Git başımdan sonbahar / Çok ağladım bu mevsim / Rutubet kokacağım tüm yıl…”

 “Eski radyolar gibiyim / Tavan arasında nefessiz / Tozlu raflarda hatırı silinmiş…”

Bu edebî ve anlamlı dizeler anlık bir ilhamla doğarak mı şiire dönüştü?

ŞENGÜL COŞKUN: “Geçmişle bağlı bazı duygular ve yaşanmışlık, doğum günü gibi zihne düşmesi ve anlık duyguları tetikleyen olaylar”dır yazmaya iten beni. Gök gürültüsü gibi gürler içiniz ve yağar şiirler tekmeleyip ruhunuzu.
 
ELİF YAVAŞ: Şiir yazma stilinizde Türk Edebiyatı şairimiz Attila İlhan’ı hissettim biraz. Şiirlerinizde mısra başı ve özel isimler bile hep küçük harflerle başlamış ve hiçbir yerde noktalama harfi yok. Aslında şiir severlere vurgu, tonlama ve nefes durumuna göre her şiir için noktaları kendilerinin koymasını isteyerek mesaj verdiniz belki de.

Kitabınızda en beğendiğiniz ve sizi derin yaşanmışlıklarla kaleme aldıran şiiriniz hangisidir? Kitabınızın ismi “Sonbahar Fısıltıları” olmasaydı hangi ismi verirdiniz?

ŞENGÜL COŞKUN: Şiirlerimin her birini aynı hislerle yazıyorum. Bu yüzden ayıramayacağım fakat “Anne ve Çocuk” işleyen konular her zaman daha bir etkiler beni. Kitabımın ismi “Sonbahar Fısıltıları” olmasaydı, “Güz Ağıtları” olabilirdi.

ELİF YAVAŞ: “Hatıram Kalsın” (Sayfa:16) adlı şiiriniz yüreğimi ısıttı. Bir gün böyle bir şiir yazmayı arzulasam bana da ilhamınızla destek olur musunuz?

ŞENGÜL COŞKUN: Elbette katkım olması mutlu eder beni de.

ELİF YAVAŞ: Kitabınızda sayfa 95’te yer alan “ANNE” şiiri sanatsal öğelere hâkim bir şiir:

              ANNE

“ayaza düşen yanlarımı sar anne

 buz bağladı yalnızlığım

 usandım sahte gülüşlerimden

 gerçeğe dönüşmeyen düşlerimden

 bir içten tebessümüne hasretim annem

 çek çıkar göğsünden güneşi

 tuzaklardan uzak ülkeler kur can evimde

 dilinde duadan türküler söyle

 yüreğimin atışlarını geri getir anne.”

 

Anneniz şu an hayatta mı bilmiyorum. Bu şiir bir anneye has gibi ve sanki her kelimesinde yaşanmışlıklar mı barındırıyor?

ŞENGÜL COŞKUN: Annem hayatta çok şükür. Sağlıkla uzun ömür diliyorum. Kesinlikle Anne’ye sığınılmalıdır, O’nun saflığında arınılmalıdır.

ELİF YAVAŞ: Oldukça verimli bir sohbetti. Tüm içtenliğiniz için şükranlarımı sunuyorum. Bu güzel sohbet ile öğrencilerim de sizi yakından tanımış olacak. Son bir soru ile röportajımızı bitirelim:

Şengül Hanım, insan şiir yazmadan yaşayabilir mi?

ŞENGÜL COŞKUN: Değerli sorularınız, samimiyetiniz beni çok sevindirdi. Zevkle ve samimiyetimle cevaplandırmaya çalıştım. Değer gördüğünüz için ben çok teşekkür ediyorum size ve şimdiden geleceğin aydınlık yüzü genç dostlarıma sevgilerimi gönderiyorum.

“ŞİİR HAYATTA KALSIN” sloganımla elbette “insan şiirsiz yaşayabilir ama şiirle bir başka yaşar beslenir.”

ELİF YAVAŞ: Güzel bir röportaj oldu, teşekkür ediyorum Şengül Hanımcığım. Sohbet ederken edebî bir keyif aldım. İnşallah sizi yakından tanımak isteyen okurlarımız da mutlu olurlar. Umarım gençlerimiz de sizin şiirlerinizle tanışma fırsatı bulurlar. Daha anlamlı bir günde, zarif ve naif eserlerinizle yeniden buluşmak dileğiyle... Karadeniz’i ve özellikle Giresun halkını bir kucak şiirle kucaklıyorum.

ŞENGÜL COŞKUN: Sevgilerimle… Hem de çok.

 

Röportaj-Editör: Elif YAVAŞ

Konuk Şair: Şengül COŞKUN

Tarih: 28 Temmuz 2018 - Cumartesi