Yazdır
Üst Kategori: Şiir Bahçesi
Kategori: Türk Klasik (Divan) Şiiri
Gösterim: 137995



Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı

Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı

Kamu bîmârına cânân devâ-yı derd ider ihsân
Niçin kılmaz bana dermân meni bîmâr[ı] sanmaz mı

Şeb-i hicrân yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı

Gül-i ruhsârına karşu gözümden kanlı akar su
Habîbüm fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

Gamım pinhân dutardım ben dediler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmen inanır mı inanmaz mı

Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Bana ta'n eyleyen gafil seni görgeç utanmaz mı
 
Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı

Mefâ'îlün/Mefâ'îlün/Mefâ'îlün/Mefâ'îlün

1. Sevgili, cefası ile beni canımdan usandırdı, cefa etmekten ken­disi usanmaz mı? Ânımın ateşinden gökler yandı, muradımın mumu ha­lâ yanmaz mı?
2. Sevgili, bütün aşk hastalarının derdine deva ihsan ettiği hal­de bana niçin derman etmiyor, beni hasta sanmaz mı?
3. Gamımı gizli tutardım, yâre açıkla dediler. Bilmiyorum söylesem, o vefasız inanır mı, inanmaz mı?
4. Ayrılık gecesinde canım yanar, ağlayan gözüm kanlı yaş dö­ker. Feryâd ve figanım halkı uyandırır. Kara bahtım niçin uyanmaz, bilmiyorum.
Canın yanması ve gözün yaş dökmesi acık istiare yoluyla muma benzetilmiştir. Yukarıda da geçtiği üzere Fuzûlî, canı ipliğe, canın yan­masını da mumun içindeki fitilin yanmasına benzetir. Talihsiz kişi için kara bahtlı, talihli kişi için de bahtı uyanık, deyimleri vardır. Fuzûlî'nin bütün şiirlerinde olduğu gibi burada da Türkçe deyimlerle nasıl canlı bir şiir dili yaratmış olduğunu görmekteyiz.
5. Gül gibi yanağına karşı gözümden kanlı yaş akar. Sevgilim! Gül mevsimidir, akar sular bulanmaz olur mu?
Sevgilinin güle benzeyen yanağı, güllerin açtığı bahar mevsimi ile, gözünden akan kanlı yaşlar da baharda suların bulanık akması ile ilgili olup leff ü neşr sanatı yapılmıştır. Ayrıca gül ile kan arasında renk uyumu dolayısıyle tenasüp sanatı vardır. Gramerde geniş zaman olan «akar» ile bundan yapılmış olan «akarsu» arasındaki anlam değişikliğinden ya­rarlanarak cinas sanatı yapılmıştır.
 6. Ben sana gönül vermemiştim. Aklımı sen çeldin. Beni ayıpla­yan gafil kişi seni görünce beni ayıpladığından dolayı utanmaz mı?
7. Fuzulî, daima halka rezil rüsva olan çılgın, bir rinddir. Bunun nasıl bir sevda olduğunu kendisine sorun, bu sevdadan usanmaz mı?