Ey saçları ala garson kesik hanım kız
Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız
Bacağımla alay etme pek topal diye
Bir sorsana o topallık nerden hediye
Sen Şişli'de dans ederken her gece gündüz
Biz ötede ne ovalar çaylar ne dümdüz
Yaylaları geçtik karlı dağları aştık
Siz salonda dans ederken bizler savaştık

Ey gözünün rengi bana yabancı güzel
Her yolcunun uğradığı ey hancı güzel
Sen yabancı kucaklarda yaşarken her gün
Yapıyorduk biz de kanla, barutla düğün
Sen o sıcak odalarda cilveli mağrur
Dolaşırken bizde tipi, fırtına, yağmur
Kar altında kanlar döktük, canlar yıprattık
Aç yaşadık, susuz kaldık, taşlarda yattık

Sen açılmış bir bahardın, biz kara kıştık
Bizden üstün ordularla böyle çarpıştık
Gülme bana bakıp pek arsız arsız
Sen ey dışı güzel fakat içi çamur kız
Sana karşı haykıranı mecbursun dinle
Bugün hesap göreceğiz artık seninle

Ben cephede geberirken geride vatan
Aşkı ile bin belalı işe can atan
Anam, babam, karım, kızım eziliyorken
Dağlar kadar yük altında gel cevap ver sen
Bana anlat anlat bana siz ne yaptınız
Köpek gibi oynaştınız, fuhşa taptınız
Anavatan boğulurken kıpkızıl kanda
Yalnız gönül verdiniz siz zevke, cazbanda

Ey nankör kız ey fahişe unutma şunu
Sizin için harbederken yedim kurşunu
Onun için topal kaldı böyle bacağım
Onun için tütmez oldu artık ocağım

Nazlı nazlı yatıyorken sen yataklarda
Sallanarak ölü kaldık biz bataklarda
Kalbur oldu süngülerle çelik bağrımız
Bu amansız boğuşmada öldü bizim yarımız

Ya siz nasıl yaşadınız? Bizim kanımız
Size şarap oldu sanki şehit canımız
Dünya sizin mezenizdi, yiyip içtiniz
Zıpladınız, kudurdunuz arsız edepsiz

Gerçi salonlarda senin yıldızdı adın
Hakikatte fahişesin ey alçak kadın
Ey allıklı ve düzgünlü yosma bil şunu
Bütün dünya öğrenmiştir senin fuhşunu
Omuzunda neden seni fuzuli çeksin
Kinimizin şiddetiyle gebereceksin.