Mani benim ezberim
Kan ağlıyor gözlerim
Ben o yârin yolunu
Ölenedek gözlerim


Güneş vurdu eritti  Mani benim ezberim Yılan çıktı kovuktan 
Güneylerin Karını Kan ağlıyor gözlerim  Su akıyar oluktan 
Bekar kızlar çok Sever Ben o yarin yolunu Baba beni evlendir 
Elbisenin darını Ölenedek gözlerim Donuyorum soguktan
     
Ben Keçiyi güdemem  Giderim dur diyen yok Ey hızara hızara 
Kırarım bacağını  Kebab oldum yiyen yok Dalda kiraz kızara
Baba beni evlendir  Annem babam olmazsa Ana çağım Geçiyor
Yıkarım  başına  ocağını Bana sahip olan yok Durma bana kız ara
     
Bostanlarda fasulye Kaleden indim bağa Hey hızara hızara
Anam gitti gezmeye Saçım değdi yaprağa Dalda elma gızara
Ben anamdan örendim Ne kız oldum ne gelin Beni sana vermezler
İnce boncuk çizmeye Cahil girdim toprağa Başka yerden gız ara
     
Koyunum var karaman Su içtim kana kana, Gayadan öküz bakar
Gaybolursa araman Sular akar yana yana, Öküzün arnı sakar
Ben bir reçber kızıyım Yüzün bir gün görmedim, Delikanlı dururken
Şehirliye yaraman Bilmem gidem ne yana. Sakallıya kim bakar
     
Dere boyu gidelim Merdiven indirdiler, Mendil aldım onbeşe
Koyun kuzu güdelim Atlara bindirdiler, Onu serdim güneşe
Sennen beni görmüşler Kızım seni kahır eline gönderdiler, Gitti yârim gelmedi
İnkâr bayrım edelim Ağlar silinir silinir ağlar. Beni aldı telaşe
     
Ak koyun kuzusuna Gelin geldi evimize, Dağdan kestim kereste
Gün tutmuş postusuna Şenlik kurdu köyümüze, Kuş besledim kafeste
Ne desen de ağlasam Hoş geldin allı gelin, Yârin hasta dediler
Arnımın yazısına Sefa geldin pullu gelin. Yetiştim son nefeste
     
Tren gelir öterek Baban carsıya vardı mı? Karşıda ala inek
Kömürünü dökerek Alını yeşilini aldı mı? Tüyleri benek benek
Ben anamdan ayrıldım Suda kızıma dedi mi? Hiç boğazımdan geçmiyor
Gözüm yaşım dökerek Haydı kızım kutlu olsun. Yarsız yediğim yemek
     
Tut yedim duttu beni Haydı kızım kınan kutlu olsun, Kuş kafese girmiyor
Yârim unuttu beni Burada dilin tatlı olsun. Buna aklım ermiyor
Yarı yola varmadan Çağırın gelin kızın anasını Hiç boşuna ah çekme
Hıçkırık tuttu beni Kızı gelin oldu görsün. Annem beni vermiyor
     
Ak tavuk aldın mı? Allah muradını verdi bugün, Evleri sarı boya
Kümese koymadın mı? Anasını kızsız koyan Gel yarim doya doya
Kör olası gaynana Evlerini ıssız koyan, İç vereme tutuldum
Sen gelin olmadın mı? Testisini susuz koyan. Gamıma koya koya
     
Kapelesi ketenden Kahve doktum kuruna, Armut dalda bir iki
Yârim indi trenden El vurmayın durula, Saydım baktım on iki
Boynuna sarılayım Yârime yar diyeni, On ikinin içinde
Gülünü incelmeden Sol göğsünden vurula. Gök yazmalı benimki
     
Pencerede sarmaşık  Bayburt’a giden yollar İnce yazma düreyim
Sormadan Oldum aşık Uzadıkça uzarlar, Aç koynunu gireyim
Yar kapıdan girince Geçme bizim kapıdan Uyan uyan sar beni
elimden düştü Kaşık Eller bana kızarlar. Yar olduğunu bileyim
     
Çaya inesim geldi Maşrapanın kalayı, Tavanlarda tencere
Şeker yiyesim geldi Kızlar çeker halayı, El vurmadım incire
Ala gözlü ablamı Allah için söyleyin, Gavur babam duymasın
Gene göresim geldi Var mı aşkın kolayı. Çeker beni zencire
     
Çaya indim taş buldum Suya bulgur ezerim, Garşıdan gelen atlı
Yüzüğüme kaş buldum Hem ezer hem süzerim, Ne gayratlı gayratli
Neredeydin la sürgün Ben yarımın derdinden Ben istedim vermedi
Yanıma yoldaş buldum Deli olmuş gezerim. Niman malın gıymatlı
     
Arabası kirenden Eğer gelinim iyi olursan Kara kabak bağ atar
Mendil sallar trenden Bizde seni överiz Altında yılan yatar
Abenim nazlı yarim Kotu olursan gelinim Ben bilmem mi a yârim
Nasıl ayrıldın benden Hepimizde döveriz. Goynunda neler yatar
     
Kara tren ak tren Karatavuk olmadın mı? Deniz coştu göl oldu
Askerleri say tren Dallara konmadın mı? Yârim sana ne oldu
Benim yarım kırkbeşti Şebek yüzlü kaynanam, Benim sana yandığım
Postasıyla say tren Sen gelın olmadın mı? Memlekette şan oldu
     
İki çeşme yanyana Karşıdaki gök ekin, Ev ötene ev yaptım
Su içsem kana kana Aldırdım elimdekin, Çıktım üstüne baktım
Bana ediresini ver Her soran benzim sorar, Yârim gelecek diye
Mektup yazayım sana Sormazlar kalbimdekin. Çivte lambalar yaktım
     
Sergenlerde çekirdek Ekim ektim düzlere, Irmak gumsuz galır mı?
Bostanlarda bitecek Diken oldum gözlere, Dibi susuz galır mı?
Ben isterim babamdan İşte ben gider oldum, Senin gibi güzelin
Dört davul sekiz köçek Ayaş kalsın sizlere. Goynu yarsız galır mı?
     
Evleri var üst başta Yıldırım vurdu bizi, Karşıdan ünlüyorlar
Kundum dalda taşta Dal gibi kırdı bizi, Badılcan belliyorlar
Sen orada ben burda Araya girdi düşman, Bu köy nasıl köyümüş
Akıl kalmadı başta Dağlar ayırdı bizi Varmadan övüyorlar
     
Harmanı yuvarladım Arabamın tekeri Mısır ektim azmasın
Samanı çuvalladım Hem ileri hem geri Gelen geçen kazmasın
Gara gözlü ey abim Benim de bir yârim var Yar üstüne yar seven
Allaha ısmarladım Oruçlar’ın şoförü Gençliğine doymasın
     
Keteni bez edeyim Avlu dibi örümcek Titretin ışıkları
Hangi yol gözeteyim Aklım gitti görüncek Çalıver kaşıkları
Kara gözlü yarimi Ben aklımı yemedim Yürü tirenim yürü
Kimlere benzeteyim Köylülere gidecek Kavuştur âşıkları
     
Mendil serdim bir taşa Ayağında mesi var Elinde demir orak
Neler geldi bu başa Odasında sesi var Mektup göndersem ırak
Öptüm bir kız yanağı Bekâr oğlan değil mi? Cebinde tarağın
Dedi bana çok yaşa Kızlarda hevesi var Bana yadikar bırak
     
İp attım ucu kaldı Ayakkabı aldırdım Elma attım nar geldi
Ocakta saçı kaldı Bir sele topukları Dar sokaktan yar geldi
Ben büyüttüm el aldı Beni baştan çıkaran Eğil biyol öpeyim
Yürekte açı kaldı Taşköprü kopukları Al yanaktan kan geldi
     
Gökde yıldız niniynen Ayakkabı giyerim Şu giden kimin oğlu
Köçek oynar ziliynen Üstü beyaz olursa Paltası da ak kolu
Ayağına taş batmış Kaynanamı severim Dönüp bana bakmıyor
Siliyor mendiliylen Oğlu güzel olursa Saki vezirin oğlu
     
Dam kapısı açıldı Cuma köyün yolları Bahçenizde gül var mı?
İnce boncuk saçıldı Dönüm geliyor dönüm Gül altından yol var mı?
Yar kapıdan girince Cuma köyünden kız almak Gel gidelim sevgilim
Gözüm gönlüm açıldı Ölüm geliyor ölüm Annenden izin var mı?
     
Dağda tavşan oynuyor Siyah saçın örgüsü Kayadan indirmişler
Yelesini yağlıyor Yüreğimde sevgisi Tirene bindirmişler
Ötmüş yârim dizime Arayıp da bulduğum Kara saçlı yârimi
Garip garip aylıyor Bu da hüda vergisi Gurbete göndermişler
     
Irmak coştu kül oldu Hereke’dir köyünüz Ay gelir aydan beri
Yârim sana ne oldu Buz gibidir suyunuz Çay gelir dağdan beri
Olan oldu a gülüm Köyünüzü beğendim Ben yârimi görmedim
Madenkeş sebep oldu Yok, mu bekâr kızınız Bir buçuk aydan beri
     
Tütün içtim lüleden Harmanlardan geçiver Bostanlarda aşlama
Benim yârim Günye'den Ata yonca biçiver Aşlamayı taşlama
Biricik biricik baş olmaz İki tane yar olmaz Ben askere giderken
Hoş geldiniz cümleden Birinden vazgeçiver Ağlamaya başlama
     
Damda kırat harlıyor Dikenli’nin dağları Su koydum su taşına
Kapılan parlıyor Üzüm yapmaz bağları Masanın ortasına
Aşmış yengem geliyor Üzüm yapsa bağları Memelerin benziyor
Beyaz mendil sallıyor Evlenir oğlanları Ferik yumurtasına
     
Kayalar yarılmasın Karpuz kestim kan gibi Denizin dibi derin
Yar bana darılmasın Uzadı urgan gibi Üstüne halı serin
Yar bana darılıp da Yarımca kızları Sandık sepet istemem
Ellere sarılmasın Kınalı kurban gibi Beni sevdiğime verin
     
At üstünde cenderme Yarımca’da saz olur Duvağın telli gelin
Dut kolundan goyverme Gül açılır yaz olur Gümüşten elli gelin
Giz ben seni atacın Ben yârime gül demem Buğulu gözlerinden
Kimselere deyverme Gülün ömrü az olur Sevdiğin belli gelin.
     
Sarı kâğıt yazarım Kirazımız dalbastı Gün kavuştu ırakta,
Sandık sandık basarım Dalları kiraz bastı Gözüm karada akta,
Yârimi vermezlerse Delikanlı söz etti Herkesin yarı geldi,
Ben kendimi asarım Kızlar yüzünü astı Benim yarım uzakta.
     
Kar yağıyor yağıyor Bu kiraz budak budak Toprağında tasında
Abamı giyeceğim Olur, mu kiraz dudak Benleri var kasında,
İhtiyara varıp da Yarımca’nın güzeli Sen bahar içindesin
Goca mı diyeceğim Canımdır sana adak Bense ömrüm kışında.
     
Çay aşağu giderim Duvarda makas asulu Besmele ile çıktım yola
Topal koyun güderim Elbiseler kesülü Selam verdim sağa sola
Eğer anam vermezse Bana mani sorarsan Selamımı aldınız mı
Bohçamı alur giderim Kirli çuval basulu Komşulara yaydınız mı
     
Mavi boyarlar mola Ambar altunda cecük Manici başı mısın
Sevsem duyarlar mola Bacakları küçücük Cevahir taşımısın
İkimizde bir boyda Benüm sevduğum oğlan Sana resmimi versem
Nikâh gıyarlar mola Dünyalarda biricük Cebinde taşır mısın
     
Harmanlarda ot bitti Eriklerin çayırı Damda kırat beslerim
Goyun yayulsun diye Yana eğer başını Ben İzmirli isterim
Hatıp kekül sallamış Yarimin motoru var Onu bana verseler
Muhtar bayulsun diye Çıkamıyor bayırı Şekerle beslerim
     
Üzüm goydum sepete Su serptim serin olsun Kul bela görmez
Yar oturur tepede Mezarım derin olsun Allah yazmadıkça
Ben bir yeni yar sevdum Dünyada alamazsam Allah bela vermez
Şan olsun memlekete Ahrette benim olsun Kul azmadıkça
     
Altınım var boynumda Kiremit üstünde gezersin Mani maniye kelam
İki ellerim goynumda İnci boncuk dizersin Sevdiğime benden selam
Ela gözlü sevduğum Kusura bakmayın ama Hiç incinip üzülme
Gece gündüz aynımda Sen hepsinden güzelsin Kovuşuruz bir zaman
     
Altını bozdurayım Ne uyursun ne uyursun Sekiz sekiz on altı
Sıraya dizdireyim Bu uykuyla ne bulursun Burası ceviz altı
Elma armut değülsün Al abdesti, kıl namazı Yarimin istediği kız
Cebimde gezdireyim Cenneti alayı bulursun Ayakkabımın altı
     
Yaylanın çimenini Bağa girdim nar için Minare yıkılmış
Hep toplamış geyikler Dolaşırım yar için Direk ister
Sevdalunun işine Anneler kız büyütür Ağabeyimin canı
Ne garuşur böyükler Delikanlılar için Börek ister
     
Gayalardan ot biter İstanbul’a giderken Mani benim ezberim
Guzular yayulsun diye Sol tarafta hastane Kan ağlıyor gözlerim
Gızlar kekürt sallar Yârimin mektubunu Ben yarimin yolunu
Oğlanlar bayulsun diye Eğlendirme postane Akşam sabah gözlerim
     
Dozer geliyor dozer Davulumun ipi kaytan Masa üstünde pekmez
Çekilin sizi ezer Kalmadı sırtımda mintan Çoban kavalın ötmez
Benim sevduğum oğlan Verin ağalar bahşişimi Önünde gezen sürün
Sinan Özer’e benzer Sırtıma alayım mintan Benim nişana yetmez
     
Yayladan mı geliyon Bağa gittim bağlama Edep bir taç imiş
Sırtındaki yayuk mu? Kara gözlüm ağlama Nuru Hüda’dan
Ben sağa ayakkabı verdüm Ben buralı değilim Giy al o tacı
Ayağundaki çaruk mu? Bana gönül bağlama Emin ol her beladan
     
Biz gideriz ikimiz Mani maniyi açar Dalları bastı kiraz
Kestanedir yükümüz Maniden kaldım naçar Sevdamı anlamadın
Karakoç’un içinde Kör olası çöpçüler Önce beni yalvarttın
Elti olacağız ikimiz Yarsız yorganım açar Şimdi sen yalvar biraz
     
Karanfili ekemedim Sarı motor geliyor Karakoç ’dur köyümüz
Suyunu dökemedim Sarı duman veriyor Zemzem olur suyumuz
Yarimden ayırdılar Aç kapıyı bak yârim Sevip sevip ayrılmak
Yüzünü göremedim Sana gelin geliyor Dalga geçmek huyumuz
     
Ayva attım samana Kasabın satırı var Camdan aldım makası
Dumana bak dumana Yanında yatırı var Açtım gömlek yakası
Şoför yârim var iken Ben kasap olmazdım ya Bizim evden gözükür
Gider miyim çobana Paranın hatırı var Yarin arka bahçesi
     
Bizim evin önünde Kuyudan su çekerim Bizim evin önünde
Cankurtaran bağırıyor Al bakıra dökerim Ayvalar şişman olur
Ne kabahat ettin yârim Daha yaşım küçük ama İlk yârini almayan
Jandarmalar arıyor Kara sevda çekerim Sonunda pişman olur
     
A apacak apacak Dere boyu kavakları Motor geliyor motor
Gökten yıldız kopacak Dökülür yaprakları Motorun bacası yok
Açma yârim ağzını Yârim orada ben burada Kalkmış beni istiyor
Kuşlar yuva yapacak Çınlasın kulakları Cebinde parası yok
     
Ayvalar dilim dilim Bahçelerde sardunya Dolabın kapakları
Darılmış benim gülüm Sardunyayı kırdın ya Çınarın yaprakları
Ben gülüme ne dedim Beni beğenmiyordun Kara gözlü yârimin
Kurusun ağzım dilim Nasıl bana kaldın ya Çınlasın kulakları
     
Köprüden geçer iken Yaza yaza yaz geldi Mavi yelekli yârim
Köprü salladı beni Mürekkebe zam geldi Çarkıfelekli yârim
Yârimin eski dostu Daha yazacaktım ama Beni bırakıp gitti
Düşman belledi beni Karakoç’a kiraz geldi Demir yürekli yârim
     
Yolda buldum on para İndim dereye durdum Elma attım denize
Yârim yüzün ne kara Dokuz güvercin vurdum Geliyor yüze yüze
Allah sana su vermiş Dokuzunun içinde Sevdiğimin sözleri
Yıkasana maskara Ben birine vuruldum Hediye kaldı bize
     
Gel gidelim sevdalım Hoca çıkmış mahalleye İçeride ara kapı
Bizim vatana kadar Topluyor kaşıkları Sürmesi çavdar sapı
Yar ben senden ayrılmam Cennet istersen Hoca İkimizi ayıran
Dünya batana kadar Kavuştur aşıkları Dilensin kapı kapı
     
Asmanın arasından Gide gide yoruldum Entarisi al basma
Alamadım üzümü Sular gibi duruldum Alıp duvara asma
Kaldır yârim şapkanı Şu karşı ki oğlanın Sen benimsin ben senin
Göremedim yüzünü Gözlerine vuruldum Ellere kulak asma
     
Havalarda kırlangıç Evleri yapan usta Karpuz kestim yiyen yok
Kanadı ayrıç ayrıç Yeniden yıksın yapsın Ağızım yandı diyen yok
İkimizi ayırtan Pencere bırakmamış Sevdiğime kavuştum
Kan kussun avuç avuç Delikanlılar baksın Gözün aydın diyen yok
     
Maniciyim manici Üsküp dere köprüsü Entarimi ben biçtim
Ak gerdan altın inci Hafif sallar adamı Ateşine ben düştüm
Eğer annem verirse Üsküp dere kızları Ne kadar cahilmişim
Varıcıyım varıcı İpsiz bağlar admı Asker oğlana düştüm
     
Kara kara kazanlar Mani maniyeleyim mi Bizim evin önüne
Kara yazı yazanlar Bir mani söyleyeyim mi Kim attı mavi boya
Cennet yüzü görmesin İşaret et sevdiğim Annem babam evde yok
Aramızı bozanlar Yanına geleyim mi Bakalım doya doya
     
Koyun keçi otlatırım Cam altında ısırgan Gülüm kurutmam seni
Yükseklerden atlarım Gavur musun Müslüman Suda çürütmem seni
Verselerdi benim yarimi Gel bir kerecik öpeyim Senelerce görmesem
düşmanları Çatlatırdım Vallahi bak ısırmam Yine unutmam seni
     
Havalarda kelebek Armudu taşlayalım Başımdaki çemberim
Kanadı benek benek Dibinde kışlayalım Oymalıdır oymalı
Beni yardan ayıran Sevdiğimi görünce Oldun dünya güzeli
Kalbur satsın hem elek Maniye başlayalım Sana nasıl doymalı
     
Ortaokul olur mu? Bahçelerde pırasa Sen Aslı'sın ben Kerem
İçinde durulur mu? Yaprağına kar yağsa Sana kalbimi verem
Benim yârim talebe Oğlanlar bekâr kalsa O kadar zalim olma
Onunla dalga olur mu? Şu kızlara yalvarsa Edeceksin beni verem
     
Yeşil iplik bükerim Al giydim alsın diye Motor almış seksene
Yare yelek dikerim Mor giydim sarsın diye Bin üstüne gezsene
Yelek yare olmazsan İnadıma bakarım Motor güzeldir amma
Vallahi seni sökerim Sen bana yarsın diye Bak üstündeki serseme
     
Bizim camın altında Mendilimin ucuna Bizim köyün yolları
Herkes bunun farkında Sakız bağlarım sakız Çamurluktur kayarsın
Biz yarimle konuştuk Duyuyorum sevdiğim Bizim köyün kızları
Kırklareli Parkında Severmişsin başka kız Dalgacıdır yanarsın
     
Yüksek evler yaptırdım Pembe giyerim pembe Yengem çıkmış mahalleye
Dayamaya direk yok Pembe yakışır gence Topluyor kaşıkları
Yarim kaçmak istiyor İnsan bir hoş oluyor Nasıl ayırdın yenge
Bende öyle yürek yok Sevdiğini görünce Biz gibi aşıkları
     
Burası Üsküp dere Kaşların karasına Bizim köyün kızları
Su istersen İşte dere Mim çekmiş arasına Sürmelidir gözleri
Ekmek istersen Allah vere Yari ilaç diyorlar Gözlerine bakınca
Yatak istersen geldiğin yere Kalbimin yarasına Kaçırdım öküzleri
     
Dere boyunda hindi Derelerin çakılı Tarla bitirir misin?
Hindiler suya indi Kimden aldın akılı Kaval öttürür müsün?
Oğlu olan düşünsün Orta yerde oynayan Aret benim yârime
Kızlar on bine bindi Ağabeyimin çakırı Selam götürür müsün?
     
Mavi başlık başında Dere geliyor dere Şalvara bak şalvara
Ateş yanar karşımda Kumunu sere sere Şalvarın biçimine
Haklısın be yârim Al beni götür dere Kurban olayım yârim
Cahillik var başımda Yârin olduğu yere Sigara içimine
     
Masa üstünde ibrik Bu derenin uzunu Cam dibinde durursun
İbrik üstünde ibrik Aramadım buzunu Cama tık tık vurursun
Yeni bir yar sevmişsin Aldım Çerkez kızını Kırma oğlan camları
Tebrik ederim tebrik Çekemedim nazını Karakolu bulursun
     
Al tülbent oyaladım Resme çıksak a yârim Ayağımda terlikler
Vermeye kıyamadım Boylarımız uyar mı? Bahar açmış erikler
Gitme dedim askere Size gitsek a yârim Oğlan sana geleceğim
Gitti durduramadım Annen eve koyar mı? Hazır mı gelinlikler
     
Oy erdiler erdiler Yolda buldum on para Ali derler adına
Cama perde serdiler Yârim gözün ne kara Her gün gider oduna
Ne utanmaz erkekler Allah sana su vermiş Söyle komşu oğluna
Yanımıza geldiler Yıkasana maskara Doğru gitsin yoluna
     
Gitme yârim bozata Bizim bahçede güller Mavi yelekli yârim
Gözlerin batar toza Renkleri kan kırmızı Göğsü ilikli yârim
Nasıl vuruldun be yârim Yârimle konuşurken Bıraktın beni gittin
O kara sıska kıza Doğdu şafak yıldızı

Demir yürekli yârim

 

Dut üstüne dut buldum Kahve koydum cezveye İndim kuyu dibine
Yârimi evlenmiş buldum Kalk gidelim gezmeye Baktım suyun rengine
Evlenirse evlensin Alışmışım duramam Gece gündüz ağlarım
Ben yenisini buldum Gelin kızı ezmeye Düşemedim dengime
     
Bahar gelir yaz gelir İstanbul'a giderken Çiçekler başındadır
Çarşıya kiraz gelir Hangi rüzgârlar esti Sürmesi kaşındadır
Senin kısmetin esmer O güzel saçlarını Kara gözlü sevdiğim
Uzak bir yoldan gelir Hangi berberler kesti Henüz genç yaşındadır
     
Köprü altında kuzu Güneş gider batmaya Masa üstünde güller
Kıvrım kıvrım boynuzu Selam söyle Fatma'ya Yâre dökülür diller
Sen koyun ol ben kuzu Çoban cahil ne anlar Unutulur mu be yârim
Ayıralım şu kızı Karyolada yatmaya Seninle geçen günler
     
Elbisemin gülleri Falda var yürek kızı Annem entari almış
Yana bakıyor yana Yapma artık bu nazı Yanında eklemesi
Aret senin sevdiğin Senin sevdiğin kimse Tak bir nişan yüzüğü
Bana bakıyor bana Düğünde çalsın sazı Kolaydır beklemesi
     
Suyoludur suyolu Kırlarda altın seren Motor geliyor motor
Boş giden gelir dolu Sen ol çiçeği deren Tutundum direğine
Bana nikâh yapacak Yârim karşına çıkar Çekemeyen düşmanlar
Muhtarın büyük oğlu Sana kalbini veren Buz koysun yüreğine
     
Seni severim yârim Yârim okul önünde Hoş gelmişsin misafir
Günü günlere ekle Kitap açmış okuyor Oturacak yerim yok
Sana gelirim yârim Elindeki laleyi Sana kahve yapayım
Köşe başında bekle Bana bakıp kokluyor Cezvem delik, şeker yok
     
Doldur yârim testini Erguvanın dalları Kaşıklıkta kaşığız
Şu karşıki çeşmeden Yana yatıyor yana Biz yârimle aşığız
Baban seni everse Şu Kızılcık kızları Bizi kimse ayıramaz
Büyük aşka düşmeden Cana yatıyor cana Saç gibi dolaşığız
     
Dereler akar akar Denizin dibi mildir İndim dere akmıyor
Karışır denizlere Beni söyleten dildir Yârim bana bakmıyor
Kurşunlara diz yârim Mahalleler ayrı ama Yolladığım çiçekler
Verme beni ellere Gönüller yine birdir Kurumuş ta kokmuyor
     
Kolumdaki saati Ayakkabımın izi Yatma yeşil çimene
Yediye kuruyorum Tarlaya çektim çizi Uyur uyanamazsın
Hiç üzülme sen yârim Yar öğretmen, ben terzi Verme beni ellere
Sözümde duruyorum Çekemiyorlar bizi Gönül dayanamazsın
     
Mendil versem almazsın Ladik halısı mısın Bu gün ayın on dördü
Sen mendilsiz kalmazsın Elmas Yarısı mısın Kız saçını kim ördü
Sigaranı yakayım Her gelen seni sorar Ördüyse yârim ördü
Sana zahmet olmasın Bağdat valisi misin Ay karanlık, kim gördü
     
Bahçe kapısı kilitli Süt mavi kurdeleye Dere boyu yeşillik
İttirdim açamadım Ben altın takar mıyım? Nerde kaldı Keşirlik
Anneme duyurmuşlar Senin gibi çalgıcıya Keşirliğe gidenler
Çıktım da kaçamadım Ben artık bakar mıyım? İstiyor beşi birlik
     
Derede incir ağacı İn dereye dereye Gülüm kurutmam seni
Tadı zehirden acı Dere çakıllı yârim Yerde çürütmem seni
İçme dedim şarabı Gördüğüne gönül verdin Senelerce görmesem
Dedi sevda ilacı Gel geç akıllı yârim Gene unutmam seni
     
Bahçede örümceğim İn dereye dereye Boynumdaki kolyenin
Ben sana görümceyim Dere sana ırak mı? Yar verdi parasını
Başkasına bakarsan Her gün her gün tarlaya Bir kolye değil mi?
Ağabeyime söyleyeceğim Sen babana çırak mı? Çekerim sevdasını
     
Karadutun altında Tarladadır ıspanak Cam dibinde küpeli
Ben de bunun farkında Kökündedir köstebek Dibini süpürmeli
Ben yârimi kaybettim Görülmemiş be yârim Yar üstüne yar sevenin
Kuzuluk'un parkında İki kız birden istemek Yüzüne tükürmeli
     
Güle bindim gülmedim İndim dereye çatak İplik serdim sergene
Gülden düştüm ölmedim Yere yaptırdım yatak Gönül verdim ergene
Küçükken bir yar sevdim Rica ederim yârim Niye gönül verirsin
Yar kıymeti bilmedim Sevme üstüme ortak Kendini bilmeyene
     
Sarma sararım sarma Motor geliyor motor Masa üstünde roman
Toprak tenceresine Motorun bacası yok Okurum zaman zaman
Gel konuşalım yârim Kalkmış beni istiyor Ben yârime gideceğim
Mutfak penceresine Cebinde parası yok Subay olduğu zaman
     
Yelek örerim yelek Kızılcıkdere camisi İstanbul’dan gelirken
Örnek ararım örnek Şınlıyor minaresi Buldum terzi iğnesi
Örnek değil merakım Anne sevdiğim ölmüş Sanki gideceğim gibi
Bir kere yâri görmek Gidiyor cenazesi Beğenmezmiş yengesi
     
Yolcu dayı beri bak İn dereye dereye Kırmızı gül ol da gel
Kulağına deri tak İnemeyen atlasın Bardaklara dol da gel
Berilere bakmazsan Yârimle ikimizi Sen beni alamazsın
Kalkmaz döşeklere yat Çekemeyen çatlasın Öğretmen ol da gel
     
Eştim eşti kum çıktı Suya giderim suya Karayılan olayım
Kumun dibi su çıktı Yârim arkamda mısın? Yollarda dolanayım
Seni dövmeye yârim Ciddi olarak sevdim Gösterin görümcemi
Hangi serseri çıktı Bilmem farkında mısın? Abisini sorayım
     
İn dereye saz kopar Kuyu dibinde kuyu Masa üstünde koku
Koparırsan az kopar Uyu efendim uyu Açta mektubu oku
Benim bir sevdiğim var Bana sarhoş diyorlar Seni sevdim seveli
Gülerken bana göz kırpar İçtiğim üzüm suyu Gelmez gözüme uyku
     
Ben bahçeyi kazamam Dere boyunda keklik İncilerim diziyle
Kalemim yok yazamam, Kızlar giyer eteklik Kimler görmüş gözüyle
Vallahi tövbeliyim Kızlarda iş var ama Ben yârimden ayrılmam
Ben tövbemi bozamam. Erkeklerde eşeklik İki düşman sözüyle
     
Ha erdesin erdesin Yemenimin yeşili Benim saçlarım uzun
Hangi camda perdesin Ben kaybettim eşimi Uzun diye örmezler
Seven sabahtan gelir Ben bulursam eşimi Beni sana Sevdiğim
Öğlen oldu nerdesin Ben bilirim işimi Hısım diye vermezler
     
Yelek örerim yelek Kızılcıklar olur mu? Taş üstünde oturma
Örme parası senden İçinde durulur mu? Kumaşını batırma
Çak yârim elektriği Benim yârim talebe Sen benimsin ben senin
Pil parası benden Onunla dalga olur mu? Gel Yanıma utanma
     
Anne bana terlik al Dere boyunda dutlar Altınlarım alay değil
Sakın yeşil olmasın Dutlar kökünden patlar Gümüşlerim kalay değil
Gideceğim oğlanın Askerdeki yârime Attın bana sevdayı
Kız kardeşi olmasın Gölge olsun bulutlar Çekmesi kolay değil
     
İstanbul’dan gelirken Yeşil sandık kilidi Eğdim fındık dalını
Aldım pilili etek Üstünü güller bürüdü Gel deşure deşure
Konuşmaya yüzün yok O yar beni sarınca Ölmeden koydun beni
Manilere dikkat et İmam tahtam çürüdü Menşure teneşure
     
Geline bak geline Avlunun dibi sarmaşık Ey fındığım fındığım
Kına yakmış eline Yar oldum sana âşık Dallarına konduğum
Ne mutlu bu geline Yar aklıma geldikçe Ben sevdim de el aldı
Gidiyor sevdiğine Elimden düşer kaşık Odur benim yandığım
     
Motor geliyor motor Gitme dedim de gittin Fındık bahçelerinde
Ekinlik arasından Uzak uzak yerlere Miras oynarım miras
Ben yârimi tanırım Kar mı yağdı be yârim O kırmızı yanaktan
Saçının dalgasından Güvendiğin yerlere Eğil öpeyim biraz
     
Dere boyunda gezer Su üstünde sarayım Fındığa kaga derim
Buldun mu benden güzel Dur şu yâre sorayım Darılma şaka derim
Ben buldum senden güzel Yârimden gelen mektubu Sen beni bastırırsan
Resmi cebimde gezer Tülbendime sarayım Ben sana aga derim
     
Elimde zilli maşa Atma bana taş ile Fındık toplayan gelin
Vururum taştan taşa Gözüm dolu yaş ile Fındık dalda kalmasın
Ben yârimle toka ettim Ben nereye gideyim Gel biraz konuşalım
Dedi bana çok yaşa Bu sevdalı baş ile Aklım sende kalmasın
     
Bahçelerde börülce Kırklara giden olsa Fındık dalında direk
Oynar gelin görümce Yârimi gören olsa Vay sana yanmış yürek
Oynasınlar bakalım Kırklar seni yıkarım Sen nelere dayandın
Bir araya gelince Yârim ziyan olursa Buna da dayan yürek
     
Yeşil ipek bükerim Elma attım nar geldi Fındık dalında testi
Yâre gömlek dik erim Dar sokaktan yar geldi Kemer belimi kesti
Sen orada ben burada İlişmeyin yârime Yine geldi aklıma
Hasretini çekerim İki ayda bir geldi Askerdeki yan fesli
     
Elmayı atan bilir Şapkayı soldurmuş Fındık fıstık olur mu?
Şeftali satan bilir Giye giye Ateş yastık olur mu?
Kızların kıymetini Yârim sararmış solmuş Sen orada ben burada
Yalınız yatan bilir Alacam diye diye Böyle dostluk olur mu?
     
Karanfil ektim gül bitti Ah fındığım fındığım Fındık içi işlerim
Dalında bülbül öttü Dallarına konduğum Al yanaktan dişlerim
Ötme bülbülüm ötme Vermedi seni bana Eğer benim olursan
Yârim gurbete gitti Sakalını yonduğum Saçların gümüşlerim
     
Tülbendimin bir yanı Almışız kızınızı Fındık kırdım iç ettim
Turuncudur turuncu Fındık çubuğu gibi Yaylalara göç ettim
Ne yapayım be yârim Bir daha verin bize Yârim senin yüzünden
Askerlik vatan borcu Eğleyin gönlümüzi Ben bu canı hiç ettim
     
Fındık yaprağı yeşil Ayran yapar yayıklar Yüklensin arabalar
Döşür Eminem döşür Kızlar fındık ayıklar Seksen okka çuvallar
Bu akşam geleceğim Harmanın kenarında Fındık hazır olunca
Şekerli kahve pişir Titrer ince bıyıklar Şenlensin çarşı pazar
     
Fındığı harman ettim Harmandan yığın yığın Gün batarken harmanda
Derdimi ferman ettim Güneş dostu fındığın Çuvallar var her yanda
Hiç üzülme Fadimem Çalışır çoluk çocuk Emmi sarmış tütünü
Efkârım derman ettim Sesi ninni tırmığın Yorulmuştur her hâlda
     
Fındık dalda sararmış İyi bu sene püsler Görele, Tirebolu
Yaprakları kararmış Bahçeyi emek süsler Giresun'da konduğum
Yârim beni kaybetmiş Fındığa on ay kaldı Bulancak, Ordu bilir
Bahçelerde ararmış Yine gülecek yüzler Kıymetini funduğun
     
Fındık yeşil çotanak Kemençemin telleri Fındığın çalısını
Dalında salkım saçak İbrişimdir ibrişim Kırarlar yarısını
Yeşil giysi içinde Dişledim yanağını Küçükken evlenenin
Kahverengi yavrucak Kırıldı fındık dişim Alırlar karısını
     
Fındık dalda bir sıra Toplasın onu kızlar Güneşten insan bezer
Yârim gitti Mısır'a Peşi sıra uşaklar Fındık içinde gezer
Koyun olsam yayılsam Sayesinde fındığın Yaz günü akşamından
Yârimin peşi sıra Düğün dernek yaparlar Hafif bir meltem eser
     
Fındık budaklanır mı Para etti fındıklar Koyun keçi otlatırım
Dalları saklanır mı Tükendi bütün borçlar Yükseklerden atlatırım
Anasının yayında Şimdi düğün vaktidir Verselerdi benim yarimi
Hiç kız kucaklanır mı? Doldu ceviz sandıklar Düşmanları çatlatırdım
     
Kılıçözü zemzem akar Patlıcanı oymadın mı Taş dönmüyor dönmüyor
Bahçeler gül kokar Tadına doymadın mı Taştan bulgur inmiyor
Kırşehir'den başkasına Beni kınama anam Evler kız ile dolu
Aklı olan nasıl bakar. Sen cahil olmadın mı Biri benim olmuyor
     
Atlayıp geçti eşiği Ben bir gümüş kutuyum Pınara desti koydum
Sofrada kaldı kaşığı Yar elinden tutayım Damla damla olacak
Haneye neşe geldi Koyur devlet yarimi Benim sevdiğim oğlan
Bu kız evin yakışığı Otuz oruç tutayım Başöğretmen olacak
     
Oğlan işlik giyinmiş Dam başında su durulur Kümbüle bak kümbüle
Giyinmiş de soyunmuş Oğlan gömlek yudurur Hiç teveği yok bile
Anasına varmışta Oğlan cahil kız cahil Askerin karısına
Öptüm diye övünmüş Şimdi bunla kudurur Kirli yazma çok bile
     
Karanfil kurutmadım Alırım diye aldattı kızımı Koyunum arap gibi
Yar seni unutmadım Çekip Almana gitmiş Üzümüm şarap gibi
Hatırın saydım da Can bağında tutulasıca Güzeli olmayan evin
Üstüne yar tutmadım Aynı babasına çekmiş Halleri harap gibi
     
Elimi yuduğum pınar Yumurtanın sarısı Sepet sepet üzüm var
Sırtımı verdiğim duvar Yere düştü yarısı Bende sende gözüm var
Sevdiğim oğlanı yitirdim Görümcem verem olmuş Senden başkası haramdır
Gece gündüz içim yanar Kaynanama darısı Dünya ahret sözüm var
     
Bahçelerin cücüğü Çeşme başı pıtırak Uzun uzun kavaklar
Severler küçüğü Gelin kızlar oturak At oynatır savaklar
Pek mi başın büyüdü Ne oturak ne durak Gel kız bizim eve gir
Gel gavurun çocuğu Satılak da kurtulak Varsın olsun duvaklar
     
Aslanım herk ediyor Kırşehir adın ünlüdür Pek salınarak gidiyor
Hergini terk ediyor Bağın bahçen güllüdür Kervansaray bayırı gibi
Hergin başını yesin Elden ayrıdır insanın Yarim sakal koyurmuş
Aslanım elden gidiyor Tatlı dilinden bellidir Dinekbağı çayırı gibi
     
Çayda çanak kırılmış Almanya çiftlik gibi Bağa girdim üzüme
Kız oğlana vurulmuş Dumanı iplik gibi Gel izime izime
Oğlan almam dedikçe Almanya'ya yar saldım Oğlan yanıma geldi
Kız boynuna sarılmış Kınalı keklik gibi Gurban ettim yüzüme
     
Coştum coştum duruldum Yarim gitti gelmiyor Sarımsağı satarlar
Kız peşinden yoruldum Kimse kadrim bilmiyor Kulbu ile tartarlar
Gayri senden vazgeçtim Ayrıldığım günden beri Varmam avrat üstüne
Ben ablana vuruldum Gözüm gönlüm gülmüyor Sıra sıra yatarlar
     
Çıktım Obruk Dağına Irmaklar su akmıyor Dağda tavuk kümesi
Karı dizleyi dizleyi Yar yüzüme bakmıyor Başında allı fesi
Yaralarımı azdırdım Başka şehrin gülleri Oğlanlar vezir olsa
Yari gözleyi gözleyi Kırşehir gibi kokmuyor Yine kızın kölesi
     
Emek verip derdiğim Karşıda kara çalı Karşı bağın üzümü
Askere gönderdiğim Kararıp durma çalı Gelin kırma sözümü
Gayri dayanamıyom Ben sana varır mıyım Utandım diyemiyom
Tez gel gönül verdiğim Sümüklü sıracalı Bir öpeyim yüzünü
     
İki dalda bir kiraz  Sandık üstü gezerim Camiler Medreseler
Biri al biri al biri beyaz Üstüne gül dizerim Yarin gelir deseler
Katip kölen olayım Zengin evin kızıyım Tende bir canım kaldı
Bir güzelde bana yaz Gurbet elde gezerim Veririm isteseler
     
Kara tavuk olmadın mı Eğmeler eğmeleri Kara tavuk tepeli
Dallara konmadın mı Beğenmez değmeleri Kulakları küpeli
Şebek yüzlü kaynanam Yeni fistan diktirdim Beni everiyorlar
Sen gelin olmadın mı. Alırsın düğmeleri Şimdi kızlar şüpheli
     
Toprağında taşında, Dama çıkasım geldi Yüzümde çifte benler,
Benleri var kaşında, Çadır kurasım geldi Hayran oldu görenler
Sen bahar içindesin, Çadır değil muradım Bilmem nasıl vazgeçe.,
Bense ömrüm kışında. Seni göresim geldi Sana gönül verenler.
     
Çıktım pınar başına Duvağı telli gelin, Yukarıki dağlardan
Sabun koydum taşına Gümüşten elli gelin, Yuvarlandı taş geldi
Anası kurban olsun Buğulu gözlerinden Mektubunu okurken
Kızının oynayışına Sevdiğin belli gelin. Gözlerimden yaş geldi 
     
Fırın üstünde fırın Bahar gecesi misin ? Mani mani peşine
İnekler geri durun Aşkın hecesi misin ? Bak şu feleğin işine
Güzel yarim geliyor Misk gibi kokuyorsun Yâre benzer aradım
Altın sandalye kurun Çiçek bahçesi misin ?  Rastlamadım eşine 
     
Bahar gecesi misin ? Elbisesi mor imiş Leblebi koydum tasa
Aşkın hecesi misin ? Yar sevmesi zor imiş Doldurdum basa basa
Misk gibi kokuyorsun Ben bir tane yar sevdim Benim yârim çok güzel
Çiçek bahçesi misin ?  Müşterisi çok imiş Azıcık boydan kısa 
     
Duman bastı dağlara Oy gazeli gazeli Dereler çakıl taşı
Yayıldı ovalara Dağlar çeker nazeli Ördekler yeşil başlı
Ela gözlü Eminem Orta yerde oynuyor Ben bir yâr sevdim
Geldi mi buralara Annesinin güzeli  Al yanaklı çatık kaşlı 
     
Arabası aynalı Ayakkabım var benim Deniz dibinde börek
Şu oğlana varmalı Yerler çamur olmasa Yine ah çekti yürek
Oğlan pek güzel amma Çok canlar yakarım Herşeylere dayandın
Anası olmamalı Yaşım ufak olmasa  Buna da dayan yürek
     
Zeytinyağı şişesi Keten gömlek giyemem Penceremde tül perde
Ak gülün menekşesi Değme yari sevemem Perdenin ucu yerde
Oturmuş yazı yazar Ben güzel bir yar sevdim Yürek oynar can titrer
Ciğerimin köşesi Utanırım diyemem Yari gördüğüm yerde
     
Dağlar dağladı beni, Çeşme başında beklerim Yaylaların yoğurdu
Gören ağladı beni, Vay benim emeklerim Seni kimler doğurdu
Çarkı kırılası felek, Eller yarim dedikçe Seni doğuran ana
Çarkına bağladı beni. Sızılar kemiklerim Bal ile mi yoğurdu
     
Su gelir bendi gelir Sim, sim şekerler Çapa vurdum pancara
Güzeller fendi gelir içine gül ekerler Teslim ettim kantara
Selam edin yarime Vermezler sevdiğimi Hile yapma kantarcı
Gelmezse kendi bilir Günahımı çekerler. Basmam artık mantara
     
Sarı ipek bükerim Ala karga olaydım Uykum geldi esnerim
Gergefimi işlerim Kavaklara konaydım Yar sinemde beslerim
Küçüklüğüme bakmayın Yoldan geçen yolcudan Yedi türlü meyveyi
Ben de sevda çekerim Ben yârimi soraydım Bir manide isterim
     
Zindan cihan gözüme Rafta duran siniler Şu dağlar kireç olsa
Ah inanmaz sözüme El vurmadan iniler Duvarı erkeç olsa
Öldüğüme yanmazdım Yar aklıma geldikçe Güzel çirkin aramam
Bir gün gülse yüzüme Kulaklarım çınılar Sevdiğim güleç olsa
     
Şu dağlar olmasaydı Minarede ezan var Ufacık iğnesine
Lalesi solmasaydı Has bahçede gezen var Mailim cilvesine
Ölüm Allah'ın emri Düzce'nin içinde Ben yarime kavuştum
Ayrılık olmasaydı Yüreğimi ezen var Darısı cümlenize
     
Ufacık badem içi Karşıda gördüm seni Sarı pabuç çuhalı
Yarimin siyah saçı Gül ile derdim seni Bizde körük buhalı
Yar derdinden ölürüm Gözüme güvenmezken Salma eldeki yarı
Nedir bunun ilacı Yadlara verdim seni Şimdiki yarlar pahalı
     
Havuzum dört köşeli Sarı hırka giyersin Elimde sarı kağıt
İçi mermer döşeli Neden boynun eğersin Ağlarım saat saat
Sararıp soluyorum Doğru söyle mekteplim İşte ben gidiyorum
Ben bu aşka düşeli Hangimizi seversin Oturun rahat rahat
     
Tastan içtim ayranı Pencere parmağına İğnem düştü bakarım
Geldi kurban bayramı Düştüm yarin ağına Çok hastayım yatarım
Salın benim yarimi Bir sofrada olursak Balıkesirli yar gelmiş
Burda yapsın bayramı Çay koysam bardağına Ölü olsam kalkarım
     
Limonu soyamadım Deniz üstü piyade Şu dağlar orman içi
Konsola koyamadım Muhabbetler ziyade Katipler ferman içi
Ne ılık kanın varmış Ölüm var ayrılık yok Bir katip yazı yazmış
Ben sana doyamadım Bizim için dünyada Derdime derman içi