Kumuk Türklerinin yazılı edebiyatının ve yazı dilinin kurucusu kabul edilen büyük şairi Yırçı Kazak, 1830 yılında Muslimavul (şimdiki Buynaksk'a bağlı Atlanavul) köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak doğdu.

            Kazak'ın yır yaratma konusundaki becerisi çok genç yaşlarında fark edildi. Şöhreti zamanla tüm ülkeye yayıldı. Halk, Kazak'ın adına "Yırçı" lâkabını da ekledi ve böylece o, Kumukların arasında ve edebiyatında Yırçı Kazak adıyla anılır oldu.

            Yırçı Kazak hayattaki zorlukları, adaletsizlikleri dile getirdi; zenginleri, beyleri hicveden birçok yır yazdı. Doğru sözlü, gözü pek, birçok halk kahramanı veya ozanı ile beylerin yıldızının barışmadığı gibi Kazak ile Şavhal'ın[1] da arası açıldı ve Çarlık idaresinin yerel yöneticileri, Şavhal'ın sözlerine uyarak şairi tutuklayıp sürgüne gönderdi. Sürgünden döndükten sonra da onu rahat bırakmadılar ve gizlice öldürdüler.

            Kazak'ın bazı yırları, ilk olarak Mahammat Apendi Osmanov'un 1883 yılında Petersburg'da çıkardığı kitapta yer aldı.

            Abdul-Vahab Suleymanov'un hazırladığı Çeçekler (Çiçekler) adlı kitapta Alimpaşa Salavatov'un, Kazak'ın yaşayışı ve yaratıcılığı hakkındaki büyük denemesi ve şairin şiirleri vardır. Kazak'ın şimdiye dek pek çok yırı bulunamamıştır. Bilinen şiirleri Zaman Gelir adıyla doğumunun 150. yılı anısına 1980 yılında yayımlanmıştır.

              Aşağıda Yırçı Kazak'ın bir şiiri yer almaktadır:

ORİJİNAL METİN TRANSKRİPSİYON TÜRKİYE TÜRKÇESİ

Магьаммат-Апенди Османовгъа Кагъыз

Mahammat-Apendi Osmanovga Kagız

Mahammat Efendi Osmanov'a Mektup

Бисмилла, кёмек эт, ай солтан карим,

Bismilla, kömek et, ay Soltan Karim,

Bismillah, yardım et, ey Sultan Kerim,

Сазгъа сёз гелишсин, тюзелсин йырым,

Sazga söz gelişsin, tüzelsin yırım,

Saza söz uysun, düzelsin yırım,

Алдын чы бар эди йыргъа гьюнерим,

Aldın çı bar edi yırga hünerim,

Eskiden var idi yıra hünerim,

Тынгла чы, къарайыкъ, Магьаммат-апенди

Tıñla çı qarayıq, Mahammat-Apendi...

Dinle bir bakalım, Mahammat-Efendi...

 

 

 

Элден сорасанг- этелер савда,

Elden sorasañ, eteler savda,

Elden sorarsan, ederler ticaret,

Юреклери сан-минг юз тюрлю гьавда.

Yürekleri san miñ yüz türlü havda,

Yürekleri yüz bin türlü avda,

Тюкенде, базарда, бахчада, бавда,

Tükende, bazarda, baxçada, bavda,

Dükkânda, pazarda, bahçede, bağda,

Дюньялыкъ къазана, тоймайлар, апенди.

Dün'yalıq qazana, toymaylar, Apendi.

Dünyalık kazanır, doymazlar, Efendi.

 

 

 

Ахшам геч къайтып уьйлеринде ята.

Axşam geç qaytıp üylerinde yata,

Akşam geç dönüp, evlerinde yatar,

Ант этип, сакъатны- тюгюл деп сата,

Ant etip, saqatnı tügül dep sata,

Ant edip, sakatı değil diye satar,

Беш шайы пайда учун атасын алдата,

Beş şayı payda uçun atasın aldata,

Beş kuruş fayda için babasını aldatır,

Биринде тюзлюк ёкъ, тергесенг, апенди.

Birinde tüzlük yoq, tergeseñ, Apendi.

Birinde düzlük yok, denesen, Efendi.

 

 

 

Сен кёп де къолайсан, эшитмей, гёрмей

Sen köp de qolaysan eşitmey, görmey,

Sen çok daha iyisin işitmeyip, görmeyip,

Бизин къумукъну хабарыи билмей,

Bizin qumuqnu xabarın bilmey,

Bizim Kumuk'un haberini bilmeyip,

Къалыр йимик гёрелер дюньяда оьлмей,

Qalır yimik göreler, dün'yada ölmey,

Kalır gibi görürler dünyada ölmeyip,

Умутлары уллу, къарасанг, апенди.

Umutlar ullu, qarasañ, Apendi.

Umutlar büyük, bakarsan, Efendi.

 

 

 

Бир-бирине яман хыялда, къастда,

Bir-birine yaman xıyalda, qastda,

Bir birine yaman hayalde, kasıtta,

Илагьи, тюз тюгюл къардаш да, дос да,

İlahi, tüz tügül qardaş da, dos da,

İlâhi, dürüst değil kardeş de, dost da,

Досунг да гьарам- къарасанг аста-аста,

Dosuñ da haram, qarasañ asta-asta,

Dostun da haram, baksan yavaş yavaş,

Тамаша, заманлар тюрленген, апенди.

Tamaşa zamanlar türlendi, Apendi.

Zamanlar çok değişti, Efendi.

 

 

 

Бизде бир табун бар бири-биринден уста,

Bizde bir tabun bar, bir-birinden usta,

Bizde bir güruh var, birbirinden usta,

Очарда олтуруп, къатынлардай ясда.

Oçarda olturup qatınday yasda,

Oçarda [2] oturur, kadın gibi yasta,

Юз хабар чыгъарыр ёкъ ерден эсде,

Yüz xabar çıgarar yoq yerden esde,

Yüz haber çıkarır yok yerden akılda,

Туффу! Ягь, намус тас болгъан, апенди.

Tuffu! Yah, namus tas bolgan, Apendi.

Tüü! Vicdan, namus yok olmuş, Efendi.

 

 

 

Айтды-къуйтду сёйлемек бу табунну иши,

Aytdı-quytdu söylemek bu tabunnu işi,

Dedikodu söylemek, bu güruhun işi,

Танглармы шу ёлну намус бар гиши,

Tañlarmı şu yolnu namusu bar gişi,

Seçer mi şu yolu namusu var kişi?!

Хасап-базарда, тюкен-очарда гьалиги гелиши,

Xasap-bazarda, tüken-oçarda haligi gelişi,

Kasap-pazarda, dükkân-oçarda şimdiki gelişi,

Ахырларын Аллагь тюз этсин, апендй

Axırların Allah tüz etsin, Apendi.

Ahirlerini Allah düz etsin, Efendi.

 

------------------

[1]  Şavhal veya şamhal: Kumuk Türklerinin tarihteki siyasî birliklerinde hanların unvanı.

[2] Oçar: Evlerin sokağa bakan duvar diplerinde, erkeklerin boş vakitlerinde oturup sohbet ettikleri taştan sedir; burada yapılan sohbet toplantılarına da oçar denmektedir.

Kaynak: http://w3.gazi.edu.tr/~pekacar/yircikazak.htm