Zihî zâtuñ nihân u ol nihândan mâsivâ peydâ
Bihâr-ı sun’uña emvâc peydâ, ka’r nâpeydâ

Bülend ü pest-i âlem şâhid-i feyz-i vücûduñdur
Değül bîhûde olmak yoğ iken arz u semâ peydâ

Kemâl-i hikmetüñ ızhâr-ı kudret kılmağa itmiş
Gubâr-ı tîreden âyîne-yi gîtînümâ peydâ

Demâdem aks alur mir’ât-ı âlem kahr u lutfuñdan
Anıñçün geh küdûret zâhir eyler geh safâ peydâ

Gehî toprağa eyler hikmetüñ min mehlikâ pinhân
Gehî sun’un kılur toprağdan min mehlikâ peydâ

Cihân ehline tâ esrâr-ı ilmüñ kalmaya maḫfî
Kılubdur hikmetüñ küffâr içinde enbiyâ peydâ

Nisâr-ı şefkatüñdür kim ola ızhâr-ı hamdüñçün
Fuzûlî tîre tab’ından kelâm-ı cânfezâ peydâ


Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün

*   *   *

Tanrım, lûtfunu daime benim rehberim et. Sana götürmeyen yolu bana gösterme.

Yabancılarla olan tanışıklığımı sonlandır; senin öz âşinâlarını bana âşinâ kıl.

Benim îtibâr adımlarımın bir yerde sabit olmasını sağla. Uyacağım rehber şerîat rehberi olsun.

Senin adaletin benim amellerime bakıp ceza verecekse, ne yazık ki benim sana yaraşan bir amelim yok.

Korkular, tehlikeler içinde çırpınıyorum. Yine de lûtfunun bana af ve bağış müjdesi vermesini umuyorum.

Ben bana gereken şeylerin ne olduğunu bilemiyorum. Sen hikmet sâhibi Yüce Tanrı’sın. Sana gerekmeyen şeyleri bana da verme, buna engel ol.

Senin murâdın neyse, benim de murâdım odur. Senin dışında bir dileğimin olması söz konusu bile olamaz, hâşâ.

Beni Fuzûlî gibi nefsin isteklerine hapsolmanın esiri hâline getirme.Yârabbi, sende yok olma yolunu göster bana.