Karâ zülfing firâkıda perîşân rûzigârım bar
Yüzüngni iştiyâkıda ne sabr ü ne karârım bar

Lebing bağrımnı kân kıldı, közimdin kân revân kıldı
Neçün hâlim yamân kıldı, men andın bir sorârım bar

Cahândın menge gam bolsa, ulusdın ger elem bolsa
Ne gam yüz munçe hem bolsa, seningdek gamgüsârım bar

Eger muslihmen er musfid ve ger âşıkmen er âbid
Ne işing bar sening zâhid, mening kim ihtiyârım bar

Figânım aştı bülbüldin, gamı yok zerre bu kuldın
Bes iy Bâbür, oşal güldin köngülde hârhârım bar


--------
Kara saçının ayrılığında perişan halim var. Yüzünün hasretiyle sabrım ve kararım kalmadı.
Dudakların bağrımı kana boyadı, gözlerimden kanlı yaşlar döktürdü. Beni bu kötü hale neden düşürdüğünü ondan sormak istiyorum.
Dünya bana hep üzüntü verse, eğer halk bana hep acı çektirse, bunun yüz katı da olsa ne olur ki... Senin gibi dert ortağım var.
Ben ıslah edici, iyileştirici olsam; zayıfları sağlamlaştırıcı olsam; âşık olsam veya köle olsam sana ne ey zâhid! Bunları ben kendim istiyorum.
Figanım bülbülün figanını geçti. Bu kuldan bana zerre kadar sıkıntı gelmez. Yeter ey Babur! Gönlümde o gülün bitmeyen sıkıntısı var...

Özbekçe