Öyle sermestem ki idrâk etmezem dünyâ nedir;
Ben kimim, sâki olan kimdir, mey ü sahbâ nedir?

Gerçi cânândan dil-i şeydâ için kâm isterem
Sorsa canân bilmezem kâm-ı dil-i şeydâ nedir.

Vasldan çün âşıkı müstağni eyler bir visâl
Âşıka mâ'şuktan her dem bu istiğnâ nedir?

Hikmet-i dünyâ vü mâfîhâ bilen ârif değil.
Ârif oldur bilmeye dünyâ vü mâfîhâ nedir.

Âh ü feryadın Fuzûlî incidipdir âlemi
Ger belâ-yı aşk ile hoşnûd isen gavgâ nedir


* * *




Öyle aşk sarhoşu sarhoş olup kendimden geçmi­şim ki, dünyanın ne olduğunu tam kavrayamıyorum. Kim olduğumu bilmediğim gibi, bana içki sunanın kim oldu­ğunu ve şarabın ne olduğunu da bilmiyorum.

Gerçi sevgiliden çılgın gönlüm için murad is­tiyorum. Fakat sevgili, senin çılgın gönlünün muradı hoşnut edecek nedir, diye sorsa bunu da bilmiyorum.

Bir defa sevgiliyle birlikte olmak, âşığa bir daha vuslat aratmaz. O halde sevgilinin bu denli kendisi­ni geri çekmesi ve üstün görmesi nedendir?

Bu dünyanın ve dünya ile ilgili şeylerin hik­metini bilmekle ârif olunmaz. Ârif olan dünyayı ve dün­ya ile ilgili bütün maddi şeyleri bilmeyendir. Âlim insan dünyaya ait maddi bilgilere sahip iken arif olan hem bu dünyaya ait maddi bilgileri hem de görünen dünyanın ötesindeki hakikatleri, bu dünyanın yaratılışındaki hikmetleri ve sırları bilen kişidir. İşte böyle birisi, ulaştığı noktada bildiklerinin, mutlak gerçeğe ve sırlara nispeten bir hiç durumunda olduğunu, aslında hiçbir şey bilmediğini anlar.

Ey Fuzûlî! Çektiğin ahlar ve feryatların bütün âlemi, bütün insanları ve varlıkları rahatsız etmiştir. Eğer aşk derdinden hoşnutsan, o halde bu mücadele ve kavga nedir?