Sinün(g) yüzün(g) güneşdür yoksa aydur

Canum aldı gözün(g) dakı ne eydür

 

Binüm iki gözüm bilgil canumsın

Bini cansuz koyasın sen bu keydür

 

Gözümden çıkma kim bu yir senündür

Binüm gözüm sana yahşı sarâydur

 

Ne okdur bu ne okdur değdi sinden

Binüm boyum sünüydi şimdi yaydur

 

Temâşâçün berü gel kim göresin

Nite gözüm yaşı ırmak u çaydur

 

Sinün boyun bu dağdan ağdı geşdi

Cihân imdi yüzünden yaz u yaydur

 

Bugün ışkun odından ıssı alduh

Bize kayu değül ger kar u kaydur

 

Bana her gice sinden yüz bin assı

Binüm her gün işüm sinden kolaydur

 

Veled yohsuldı sensüz bu cihanda

Sini buldı bu kezden beğ ü baydur

 

Senin yüzün güneş mi yoksa ay mıdır? Canımı aldı gözün, daha ne der

Benim iki gözüm, bil ki canımsın. Beni cansız koyasın sen, bu uygun mudur?

Gözümden çıkma ki bu yer senindir. Benim gözüm sana güzel saraydır.

 Senden gelip bana değen ne oktur bu, ne oktur? Benim boyum mızraktı, şimdi yaydır. (Yay gibi belim bükülmüştür.)

 Seyretmek için beri gel ki göresin. Gözyaşlarım nasıl ırmaktır, çaydır…

 Senin boyun bu dağdan yükseldi, geçti. Dünya şimdi yüzünle bahardır, yazdır.

 Bugün aşkın ateşiyle ısındık. Bize kaygı değil (gelen) tipidir, kardır.

 Bana her gece(nin) senden (gelir) yüz bin yardımı. Benim her gün işim seninle kolaydır.

 Veled yoksuldu sensiz bu dünyada. Seni bulduğundan beri beydir, zengindir.