░   Temmuz 2015’te Rita Sultangaliyeva’nın Kazak Türkçesinde yazdığı “Sabit Mukanov Romanlarında Diyalog Kullanımı” adlı monografi Gulzada Temenova tarafından Türkiye Türkçesine aktarılarak Bengü Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Rita Sultangaliyeva’nın kaleme aldığı monografi, tanınmış Kazak yazar Mukanov’un diyalog kullanım özelliğine ışık tutan ve yazarın üslûbunu ortaya koyan önemli bir çalışma niteliğindedir. Eser, 24 Kasım 2015 tarihinde Kazakistan’ın Almatı şehrinde El-Farabi Kazak Millî Üniversitesinde Doğu Dilleri Fakültesi Türksoy Bölümünde yapılan güzel bir bir tanıtım toplantısı ile de tanıtılmıştır.
     Rita Sultangaliyeva’nın monografi çalışması, Türkiye’de zaten hakkında oldukça az çalışma olan Sabit Mukanov’a ve onun güçlü üslûbuna dikkat çekmesi bakımından önemli bir boşluğu doldurmuştur. Mukanov’un güçlü yazma üslûbunu ortaya koyan bu çalışma, Türk edebiyatındaki başka bir yazarın üslûbu ile karşılaştırma yapmaya imkân vermesi bakımından da önemlidir. Eser, hiç şüphesiz Türk ve Kazak edebiyatları arasındaki edebî ilişkileri geliştirecek faydalı bir eserdir.
     Sultangaliyeva’nın Türkiye Türkçesinde yayımlanan monografisi Giriş Bölümü dışında 1) “Botagöz” ve “Sır Derya” Romanlarındaki Diyalog Örnekleri ve Bu Diyalogların Kahraman Karakterini Tanıtmadaki Görevi, 2) Yazarın “Kayan Yıldız” (1-2 Kitaplar) Dilojisindeki Diyalog Kullanma Ustalığı olmak üzere iki ana bölümden meydana gelmektedir. Sultangaliyeva’nın bu iki bölümde esas aldığı romanlar, Mukanov’un sanatına dair ipuçları veren, onun üslûbunu en iyi şekilde ortaya koyan eserlerdir.
     Sultangaliyeva Giriş bölümünde konunun kavramsal çerçevesine ağırlık vermiştir. Önce diyalog kullanımının neden bir araştırma konusu olarak ele alındığına, bir yazarın diyalog kullanımının yazarın üslûbunu ortaya koymada en önemli işaretlerden biri olduğuna dikkat çekmiştir. Sultangaliyeva’nın monografisinde belirttiğine göre, her yazar kendi sesiyle, kendi diliyle, kendine has üslûpla konuşur. Yazar için de her kahraman, birer kukla gibidir. Yazar bu kahramanların konuşmalarını ya da konuşmak istediklerini kendi sesiyle ulaştırır. Dolayısıyla bir yazarın eserinde konuşan kahramanın dilinin onun karakterini ortaya çıkarmak ve özelliklerini fark ettirmek için kullanılan bir araç olduğuna monografide tekrar tekrar dikkat çekilmektedir. İnsanların dili, onların hayat tecrübesinin, kültürünün, aklının ve düşüncelerinin, psikolojisinin özelliklerini gösterir. Bu sebeple bir yazarın edebî eserindeki kahramanların dilinin son tahlilde yazara gönderme yapacağı ve yazarın karakterini ortaya koyacağı açıktır. Giriş bölümünde Sultangaliyeva, diyalog konusundaki bu düşünceleri yerli ve yabancı pek çok edebiyat bilimcinin diyalog konusundaki görüşlerine dayandırarak temellendirmiştir. Diyalog kullanımının bilimsel temellerinin tanınmış edebiyat bilimcilerden yapılan alıntılarla desteklendiği Giriş bölümünde okur, diyalog kullanımının kavramsal çerçevesi hakkında bilgi sahibi olabilmektedir.
     Botagöz ve Sır Derya romanlarındaki diyalogların analiz edilip karşılaştırıldığı birinci bölümde, yine diyalogların eserlerdeki kahramanların karakterini analiz etmedeki işlevi üzerinde durulmaktadır. Başarılı bir diyalogun kahramanların sadece karşılıklı konuşturulmasından ibaret olmadığı, konuşan kahramanların ilişkilerinin nasıl gerginleşip, nasıl değişip, nasıl geliştiğine uygun olarak sunulduğuna dikkat çekilmektedir. Bu bölümün başında yine tanınmış yerli ve yabancı edebiyat bilimcilerin diyalog tasniflerine yer verilmiştir. Bu diyalog tasnifleri edebiyat bilimcilerin diyalogları hangi bakımdan nasıl gruplandırdıklarına ışık tutmaktadır. Bu bölümde Mukanov’un kahramanlarını oluştururken kullandığı diyolog incelemesine geçmeden önce yine Kazak edebiyatının önemli yazarları Muhtar Avezov ve Gabid Müsirepov, Jüsipbek Aymavıtov gibi yazarların diyaloglarına göz atılmış ve Mukanov’un diyalogları bu yazarların diyaloglarına göndermeler yaparak karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Mukanov’un üslûp farklılıkları bu şekilde karşılaştırma metoduyla daha net bir şekilde ortaya konulmuştur. Sultangaliyeva, Kazak edebiyat biliminde diyalog konusunda herkes tarafından kabul edilen bir diyalog sınıflandırması olmadığı için, kendisi Botagöz romanındaki diyalog örneklerinin en önemlilerini seçmiştir. Daha sonra bu diyalogları kendi düşüncesine göre yorumlayarak sınıflandırmıştır.
     Mukanov’un Botagöz romanında işlenen sınıf çatışması, zengin hâkim sınıfın eriyerek, fakir işçi sınıfının güçlenmeye başlaması konusu, romandaki diyalogların niteliğini de belirlemiştir. Romanda bu iki grup arasında yaşanan çatışma, Botagöz romanının esas temelini oluşturur. Eserdeki bu çatışma diyaloglara da sinmiştir. Botagöz’de hâkim diyaloglar çatışma, tartışma diyaloglarıdır. Romanda hâkim sınıfın temsilcisi İtbay’ın bütün olumsuz özellikleri Sultangaliyeva’nın seçtiği diyalog örneklerinden rahatlıkla görülebilmekte ve bu diyaloglardan zengin sınıf temsilcisi İtbay’ın bütün olumsuz karakter özellikleri ortaya çıkmaktadır. Yine aynı şekilde seçilen diyaloglar, fakir halkın, Sovyet devrinin yeni insan tipinin temsilcisi olan Askar’ın ve Botagöz’ün olumlu karakter özelliklerini tıpkı fotoğrafını çekermiş gibi yansıtmaktadır.
     Sultangaliyeva’nın eserinde, Mukanov’un tartışma diyalogları zaman zaman yine tanınmış Kazak yazar Muhtar Avezov’un Abay Yolu adlı eserindeki tartışma diyalogları ile karşılaştırılmıştır. Böylece Mukanov’un Avezov ile diyalog oluşturma ve kahramanın karakterini tanıtma özellikleri karşılaştırmalı olarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sultangaliyeva’nın bu sık sık başvurduğu karşılaştırma yöntemi, hem Mukanov’un üslûbunun inceliklerini görmede hem de diğer yazarların üslûbuna dair okuyucunun bilgi sahibi olmasını sağlamaktadır.
     Monografiye esas alınan bir diğer roman Sır Derya’dır. Sultangaliyeva Botagöz ile tamamen farklı bir konuyu işleyen bir roman seçerek bu iki eser kahramanlarının diyalog farklılıklarını daha net ortaya koymuştur. Botagöz ve Sır Derya romanlarında diyaloglar işlenen konuya göre şekillenmiştir. Botagöz’de Devrim’e giden çetin ve zor süreç anlatılmaktadır. Devrimcilerin ve Devrim düşmanlarının, zengin ve fakirlerin, Kazak halkı içindeki sınıf temsilcilerinin kahraman karakterleri oluşturulmuştur. Oysa Sır Derya romanında, artık oluşmuş bir Sovyet toplumunun üyesi olan Sovyet insanlarının ortak bir amaç uğruna çalışması konu edilmiştir. Dolayısıyla bu iki romanda anlatılan konu, romandaki kahramanların diyalog niteliklerini de doğrudan etkilemiş ve bu diyalogları sınıflandırmaya kolaylık sağlamıştır.
     Sır Derya romanında sınıflar arası çatışma olmadığı için diyaloglar da ona göre şekillenmiştir. Romandaki kahramanlar hepsi Sovyet insanlarıdır ve bu sebeple romanda uzlaşma diyalogları dikkat çeker. Romanın konusuna uygun olarak sert ve çözüme ulaşmayan diyaloglar Sır Derya’da yer almaz. Çünkü Sır Derya’da artık kahraman olarak, ortak idealler için mücadele eden Sovyet insanları vardır. Bu sebeple Sultangaliyeva’nın tespitine göre Sır Derya romanında sıklıkla uyum diyalogları dikkat çekmektedir.
     Sultangaliyeva, Mukanov’un eserlerinde kadın portlerini oluşturma ustalığına da dikkat çekmeyi ihmal etmemiştir. Özellikle yeni devrin temsilcisi olan, olumlu özelliklerle donatılmış mücadeleci Kazak kızını temsil eden Botagöz imajını oluşturan diyaloglara da yer vermiş ve Mukanov’un bu başarılı tipi yaratmadaki başarısına da dikkat çekmiştir.
     Sultangaliyeva’nın Botagöz ile Sır Derya romanı arasında tespit ettiği önemli bir fark iki eser arasındaki polilog oranındadır. Sır Derya’da çok sayıda polilog varken ve bu eserde poliloglar genellik arzederken, Botagöz’de polilog sayısı oldukça azdır. Sultangaliyeva tarafından Mukanov’un iki roman arasında nasıl farklı bir diyalog üslûbu tercih ettiği ortaya konulmuştur.
     Sultangaliyeva’nın monografisinin ikinci bölümünde işlediği roman Kayan Yıldız adlı romandır. Kayan Yıldız, dilojisinde Kazak halkının parlayan yıldızı olarak nitelendirilen âlim, seyyah, sanat araştırmacısı, tarihçi, yazar, Kazak halkının büyük şahsiyeti Şokan Velihanov’un hayatı konu edilmiştir. Dolayısıyla Kayan Yıldız biyografik tarzda yazılmış bir romandır. Tarihî bir şahsiyet olan Şokan Velihanov ve romanda cereyan eden olaylar tarihî kaynaklara dayanmaktadır. Kayan Yıldız’da bu sebeple Mukanov’un Botagöz ve Sır Derya romanlarından tamamen farklı bir konu işlenmektedir. Kayan Yıldız’daki diyaloglar da işlenen konuya uygun olarak farklılık göstermektedir. Sultangaliyeva, Kayan Yıldız’da diyaloğun birçok türünü tespit etmiştir. Bütün bu diyaloglar başkahraman Şokan Velihanov’un etrafında dönen diyaloglardır. Sultangaliyeva’nın Rahmankul Berdibayev’den alıntıladığı, “Diyalog, tipi geliştiren ve onu tamamlayan bir şey olmalıdır.” sözüne göre diyalog, yazar için gerekli bir tasvir etme aracıdır. Dolayısıyla Şokan’ın imajının oluşturulması esnasında da diyalog çok önemli bir işlev görmüştür. Sultangaliyeva, eserdeki diyaloglara bu bakımdan dikkat çekmektedir.
     Kayan Yıldız’da diyaloğun birçok türü olmakla birlikte, romana hâkim olan diyalog türü olarak Sultangaliyeva, çatışma ve buna bağlı olarak tartışma diyaloğunu tespit etmiştir. Bu çatışma diyalogları Baba Cengiz ile oğul Şokan arasında geçmektedir. Baba Cengiz, asilzade soyundan çıkmış ve yöneticiliği kullanarak baskı uygulayan kişileri temsil ederken, Şokan asilzade soyundan olsa da yöneticiliği kullanarak baskı yapmayı seven insanlara karşıdır. Şokan, kul olmalarına rağmen insanî özellikleri bakımından zengin olanların gönüllerine gerçekten değer verir ve onları yoldaş olarak bilir. Bu bakımdan Şokan ve babası arasında büyük bir zıtlık vardır. İkisi arasında geçen diyaloglar da Sultangaliyeva tarafından bu iki karakter arasındaki tezadı örneklendiren tartışma diyalogları olarak tespit edilmiştir. Sultangaliyeva’nın tespitine göre, özellikle ilk kitapta diyalog yapısının genellikle tartışma üzerine kurulduğu görülmektedir. Baba ile oğul arasındaki çatışma, bu ilk kitaptaki diyalogların karakterini belirlemiştir. Ayrıca Sultangaliyeva, konuyla ilişkili olduğu için Avezov’un Abay Yolu’ndaki baba Kunanbay ile ilgili tanıtıcı diyaloglarla bağlantı kurarak Cengiz’i bu diyaloglar üzerinden monografi okuyucusunun daha açık ve net bir şekilde görmesini sağlamıştır. İkinci kitapta ise Şokan’ın çalışma hayatının başlaması, pek çok kişi ile tanışması, farklı bölgelere seyahatleri diyalogların niteliğini değiştirmiştir.
     Sultangaliyeva, Kayan Yıldız romanındaki diyalog sınıflandırmasından hareketle Mukanov’un diyalog kullanmada büyük bir usta olduğu ve âdeta büyük bir ustalık mektebini oluşturmayı başardığı tespitinde bulunmuştur.
     Sultangaliyeva’nın Sabit Mukanov Romanlarında Diyalog Kullanımı adlı monografisi, gerçekten bir yazarın üslûbunun ortaya konulmasında, diyaloğun ne kadar önemli olduğunu ortaya koyan başarılı bir çalışmadır. Sultangaliyeva, Mukanov’un üç farklı romanındaki diyalogları ve yine Kazak edebiyatının Avezov, Müsirepov gibi başarılı yazarlarının önemli eserlerindeki diyaloglara başvurarak, onlarla da karşılaştırmalar yaparak Mukanov’un diyalog kullanma sanatının bütün inceliklerini ortaya koymayı başarmıştır.
     Sultangaliyeva, monografisinde diyaloğa dikkatleri çekerek, diyaloğu kahramanın manevi dünyasını derinden ve her açıdan gösteren bir araç olarak incelemiştir. Diyaloğun, Mukanov’un romanlarında kahraman tipini oluşturmada ve karakterini tasvir etmedeki kullanılışını ortaya koymuştur. Sultangaliyeva, ilk defa Mukanov’un romanlarındaki diyalogları anlam bakımından sınıflandırmıştır. Diyaloglar arasındaki anlam farklılıklarını göstermiştir. Bu özellikleri bakımından Sultangaliyeva’nın monografisi orijinal bir nitelik taşımaktadır.
     Sultangaliyeva’yı yazmış olduğu bu başarılı monografi dolayısıyla içtenlikle kutluyoruz. Bundan sonraki çalışmalarında kendisine başarılar diliyoruz.
     Ayrıca Sultangaliyeva’nın monografisi ile ilgili mutlaka söylenilmesi gereken bir husus da monografinin Türkiye Türkçesine oldukça başarılı bir şekilde aktarılmış olmasıdır. Monografiyi Türkiye Türkçesine aktaran Gulzada Temenova, bu ilmî çalışmayı çok zor bir iş olmasına rağmen, anlaşılır ve açık bir şekilde Türkiye Türkçesine aktarmıştır. Monografiyi Türkiye Türkçesinde okurken, anlaşılmayan ya da Türkiye Türkçesine uygun olmayan herhangi bir yapı ile karşılaşılmamaktadır. Gulzada Temenova, edebiyat bilimi ile ilgili ve konuyla bağlantılı bütün terimleri yerli yerinde kullanarak Sultangaliyeva’nın monografisini biz Türk okuyucusu için daha da anlamlı hale getirmiştir. Bu vesile ile monografiyi aktararak önemli bir hizmette bulunan ve bu başarılı monografiyi Türkiye Türkçesine kazandıran Gulzada Temenova’yı da içtenlikle kutluyoruz. Başarılı çalışmalarının devamını diliyoruz.

Kaynak: Kardeş Kalemler