Yukarıdaki başlık altında Türkçeye kazandırılan Medreseden Kaçış (Firâr ez Medrese), tasavvuf tarihi, edebî eleştiri, sosyal ve siyasal tarih sahalarında İran bilim dünyasının son dönemlerde yetiştirdiği en büyük araştırmacı ve yazarlardan olan ve 1999 yılında vefat eden Dr. Abdulhuseyn-i Zerrînkûb’un İmam Muhammed-i Gazzâlî’nin hayatı, eserleri ve düşünce dünyası üzerine yazmış olduğu önemli eserlerinden birisidir.

     Dr. Zerrînkûb, İmam Gazzâlî’nin hayatını öyküleştirdiği kitabında, Arapça ve Farsça birinci el kaynakların yanı sıra batı dillerinde yazılmış pek çok eserden de yararlanmıştır. Gazzâlî’nin hayatı, eserleri ve düşünceleri konusunda pek çok eser yazılmış olmakla birlikte, Dr. Zerrînkûb’un kitabı, yazarın kendine özgü görüşleri, eleştirel yaklaşımı ve anlatım tarzıyla benzerlerinden büyük farklılıklar gösterir. Ayrıca hemen belirtmek gerekir ki Dr. Zerrînkûb’un “Medreseden Kaçış”, “Basamak Basamak Tanrı Huzuruna”, “Testideki Deniz”, “Ney’in Sırrı” ve benzeri  pek çok eseri okuyucuyu cezbeden ve değişik imajlar çağrıştıran isimlere sahiptir.

     Bilindiği üzere İmam Gazzâlî, Selçuklu döneminde yaşamış, Nizâmiye Medreselerinde ders okutmuş, eserleri ve düşünceleriyle yüzyıllar boyu İslâm dünyasını etkilemiş; fıkıh, kelâm, felsefe ve tasavvuf sahalarında kalem oynatmış bilginlerden birisidir. Gazzâlî’nin eserlerinin çeşitliliği ve çokluğu göz önüne alındığında, Dr. Zerrînkûb’un gerçekten tarafsız ve nesnel bir yaklaşımla “efrâdını câmi ağyârını mâni” bir eser ortaya koyduğu söylenebilir.

     Yazar, on bölümden oluşan ve her bölümde çeşitli alt başlıkları bulunan Medreseden Kaçış’ta, Gazzali’nin hayatını, Selçuklu döneminin siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel ve dinî atmosferi içine yayarak adeta öykü tadında bir biyografi kaleme almıştır. Kitap şu ana bölümlerden oluşmaktadır: 1) Çocukluğu ve Gençliği. 2) İmamu’l-Haremeyn’in Dersleri. 3) Asker Ocağı. 4) Bağdat Nizamiyesi’nde. 4) Medreseden Kaçış. 5) Kurtuluş ve Kaçış Kargaşası. 6) Felsefe Karşıtı Filozof. 7) Üslûbu ve Eserleri. 8) Geri Dönüş. 9) Geri Dönüş. 10) Medrese mi Tekke mi?

     Başarılı bir kapak tasarımı ve sayfa düzeniyle okuyucuyla buluşan eserin Türk diline kazandırılmış olmasını bir kazanç sayıyor ve muhterem çevirmenini tebrik ediyorum. Ancak hemen eklemek gerekir ki “Medreseden Kaçış”ta şimdilik düzeltilmesi gereken tek ve belki de en önemli husus, yazarın adının “Hüseyin” değil “Abdulhuseyn” veya Türkçeye daha yakın bir söyleyişle “Abdülhüseyin” olduğu ve bu şekilde değiştirilmesi gerektiğidir. Kitabın yeni basımlarında bu konu mutlaka düzeltilmelidir.

     Anka Yayınlarının bu değerli çalışmasından dolayı kutlarken Dr. Zerrînkûb’un hepsi de birbirinden değerli olan diğer eserlerini de yayın dünyamıza kazandırmasını bekliyoruz.