Irak Türklerinin Irak’ta yerleşimi (54 H / 674 M) yıllarına dayanır, o yıllarda, Orta Asya ve Azerbaycan’dan göç eden Türkmenler, önce Irak’ın güneyi, Basra’da yerleşirler daha sonra muhtelif tarihlerde o topraklarda kurulun 6 Türk devleti sonucu;  Kut, Samarra, Kerkük, Musul ve Erbil ve Irak’ın diğer illerine yayıldılar. Irak’ın kuzeyi Telafer’den güneye doğru Mendeli’ye kadar uzanan ince bir şerit üzerinde yaşamaktadırlar.

     Irak Türklerini Nüfusu ise, yaklaşık 4 Milyon civarındadırlar. Yerleşim merkezleri ise Kerkük, Musul, Erbil, Bağdat, Tuzhurmatu, Kifri, Hanakin, Telefer illerinde bir ince şerit üzerinde yaşamaktadırlar. Oğuz boylarından olan Irak Türkmenlerinin yazı dili Türkiye Türkçesi konuşma dilleri ise, hemen hemen Azerbaycan şivesidir.

     Kültürlerine gelince, Köklü, Zengin bir kültüre sahiptirler. Eski çağlardan beri, Irak’ta yaşayan Türkmenlerin dilleri olduğu hâlda kendilerine de özel olarak edebiyatları varidi. Ama ne yazık ki ,bu edebiyat sadece meclislerde ve özel oturumlarda şifahi olarak dile getirilirdi.

     Irak Türkmenlerini yazılı edebiyatı 14.yüzyılda büyük Şair İmadettin NESİMİ El-BAĞDADİ ile başladı.1370–1417 M. yılları arasında yaşayan NESİMİ Irak Türkmen Edebiyatının en zengin hazinesi sayılır. Şiirlerini Irak Türkmenlerinin dili ile yazdı. Aynı zamanda DEDE KORKUT ‘ta yine Türkmence yazılmıştı.1498–1556 M. tarihleri arasında yaşayan FUZULİ yazdığı Şiirlerinin birçoğunu Türkmence olarak tespit edilmiştir. Ancak bunların şiirleri bütün dünya Türklerinin ortak malıdır diye biliriz.

     Fuzuli’nin izinde giden şairleri ise, DİVAN edebiyatında ürünlerin verdiler. Onlardan: Ruh El –Bağdadi, Nevres El-Kadim, Safi Abdullah, Kabil, Mehri, Asat Naip, Hıdır Lütfi, Hicri Dede, Reşit Akif, Mehmet Sadık, Celal Rıza Efendi, Hasan Görem, Ali Marufoğlu, Osman Mazlum ve diğerlerinin de ürünleri edebiyatımızda büyük yeri vardır.Kerkük yakınlarında olan Tuzhurmatu ilçesinde yaşayan Şair Hasan Görem, Hafızlığına rağmen Beş dili (Arapça, İngilizce, Fransızca, Farsça ve Anadili Türkçe’yi) anadili gibi bilirdi.

Filhakika zahire uşşağa rağbet kalmamış

Başkadır alam bugün insana ülfet kalmamış

Hep değişmiştir bugünde sakiler, peymanalar

Gitmiş erbabı sefa meyde meziyet kalmamış

Neşedar olmaz içenler bilakis mahzun olur

Terki lazımıdır şarabın onda lezzet kalmamış

Bildiğim hâlda zaman evladının ahvalini

Söylemem hala cihanda ehli gayret kalmamış

Var necabet ehli amma cümle halk efkârını

Kim ki tetkik eylemiş söyler necabet kalmamış

Olmaz insan bazı cahillerden cefa gördüyse de

Söylesin her kes fenadır ehli himmet kalmamış

Halkın ahlakın deme kendi ahlakın ıslah et

Sen nesin hala düşün dersin nezaket kalmamış

                                              Hasan GÖREM

 

Yine  Kerküklü Şair Osman MAZLUM’ dan bir örnek

Taliim

 

Safhayı bahtım açarsam leyliden sevda çıkar

Hasılı ömrum cihanda ahu vaveyla çıkar

İrtiyah kalbi bimarim için nur günü

Hangi bir gülzara gitsem bir kuru sahra çıkar

Köy mehbubi hudaya haç için etsem sefer

Başıma taşlar yağar karşıma ejderha çıkar

Şah beni davet kılarsa sofra vallasına

Sui hazımdan pilavı b’ınemek şurba çıkar

Öyle bed bah bir kulun kim çarşıda satsam kefen

Kimse ölmez ya kefensiz gömmeye fetva çıkar

Esbabı dehirde buğdayı tartsam nan için

Ya değirmene su gelmez ya unum arpa çıkar

Muttasıl olmuş bana edbari ikbalim serap

Tatlı duş görmem fakat bet gördüğüm rüya çıkar

 

     Irak Türkmenleri Aruz dan sonra HECE tartısını yeni bir şekilde benimsemişler ve  kullanmışlardır. Bu ölçüde Irak Türkmenlerini önde gelen şairlerinden: Reşit Ali Dakuklu, Hasan Görem, Mehmet İzzet Hattat, İzzettin Abdi Bayatlı Felekoğlu, Salah Nevres, Abdüllatif Benderoğlu, Rıza Çolak, Hasan Kevser, Faruk Faik Köprülü, Hüsam Hasret, Esat Erbil, Seyfettin Biravcı. Üryan Veli Demirci, Kevser Saki Bağvan, Kazancı Kızı, Sami Tütüncü, Timur Abdülaziz Bayatlı, Hazım Şükür Dakuklu ve diğerleri…

 

      İşte Hece tartısında usta şairlerden sayılan Seyfettin BİRAVCI Kerkük Tabloları başlıklı Şiirinde diyor ki:

 

Kerkük’ümün al kanı şehit kanın andırır

Cennet meleklerini büyüsüyle kandırır

Yüreğinden fışkıran o kara altın seli

Batıda kulelerin lambasını yandırır

 ….

 

Kaynak: http://efrasyap.org/

Powered by OrdaSoft!