HOYRAT DEMEK KERKÜK DEMEKTİR

Kerkük hoyratlarında yaygın olan iki ses kullanılmıştır:
Arapça, Kerkük ve Azerbaycan Türkçe sinde

X x harfl H h (Hırıltılı he ) yerine okunur
Q q harfl K k (Arka damak k'sı) yerine okunur.

                                                   Şemsettin KÜZECİ


 

     Irak Türkmen Edebiyatında, şiirin başlangıcı sayılan Hoyrat–Horyat–Koyrat–Koryat bir duygu ve düşünceyi özgün yollarıyla dile getiren, yedi heceli, dört ve ya da fazla mısralı bir halk şiiri türüdür. Hoyrat sadece Irak Türkmen edebiyatında değil. Türk edebiyatında da özgü bir yeri vardır.  Azerbaycan’da, Türkiye’nin Anadolu yörelerinde de damgasını vurmuştu. Azerbaycan’da bayatı, Anadolu’da cinaslı mâni olarak adlandırılmıştır.
      Hoyrat denilince Kerkük, Kerkük denilince hoyrat gelir akla. Türkmen feryatları hoyratlaşır, hoyratları feryatlaşır. Sevdalı kalplerin sızlanışıdır hoyrat, yaralı yüreklerin sızan kanıdır hoyrat, gönüller yangınıdır hoyrat. Kerkük’ümün hoyratları feryat olur, feryatları hoyrat. Kerkük feryadın, feryat hoyratın eş anlamlısıdır sanki. Türkmen’in feryadını hoyrat hoyrat yükseltir, dağı taşı inletir, yazı yabana dinletir. Baba Gürgür gibi yanar bağrı, şahrem şahrem sinesinde eksilmez sızı ağrı. Ne biter derdi, ne tükenir çilesi. Yanık yanık söylenir.

Yaşa xanda
Ol xancı yaşa xanda
Kimse demez neyivdi
Gözümnnen yaş axanda

     Erbil’in, Tuzhurmatı’nın, Telafer’in, Kerkük’ün ovası obası, bahçesi bağı, çayı çayırı Türk ile kaynaşır, Türkü ile söyleşir. Kerkük’e hoyrat, hoyrata Kerkük pek yaraşır. Bu küçücük nazım birimine bütün bir dünyayı sığdırabilenlerin dilinde Türk’ün sevinci, kıvancı, neşesi, gururu, acısı, gururu, öfkesi, sıla hasreti, mizah duygusu, evlat sevgisi, vatan ve millet sevdası, hürriyet ve istiklal aşkı bir güzellikler güldestesi olup ulam ulam göklere ağar, sonra bir rahmet bulutu halinde Türk Dünyasına yağar. Kerkük’te olduğu gibi Urfa’da da vardır Horyat, Elazığ’da da. Can Azerbaycan’a uzanıp “Bayatı” oluverir hoyrat.
 
Azizim, yaman günde
Boynumda yaman günde
Bir yaxşı yüz yaşasın
Ölsün yüz yaman, günde

     Klasik edebiyatımızın “Rübai”si ne ise halk edebiyatımızın “Horyat”ı da odur denilebilir. Yedi heceli, üç mısralı bu nazım biçiminde duygular, düşünceler, Gökçek Türkçe’nin özellikleri, güzellikleri öylesine yoğun ve öylesine ustaca işlenir ki, Yahya Kemal gibi titiz, bir o derecede de güç beğenir bir şair bile bu görkem karşısında feveran eder:

Ağlıram gülmüyençin
Gözyaşın silmiyençin
Derdin diyen rahatlar
Vay derdin demiyençin

HOYRAT TÜRLERİ: HOYRAT İKİ ŞEKİLDEDİR.

1. Cinaslı.
2. Cinssiz(Dörtlük)

CİNASLI:  İlk mısra 3 veya 4 heceden oluşur ve birden fazla anlam taşır. 2, 3 ve 4’ncü mısralar 7 heceden oluşur. Kafiye ise 1, 2 ve 4’üncü mısralarda birleşir. 3. mısra ise 7 heceli serbest kalır ve hoyratın şahdamarı sayılır cinasından sonra.
 
Güle naz
Bülbül eyler güle naz
İndim o dost bahçesine
Ağlıyan çok gülen az

CİNASSIZ (DÖRTLÜK):

Dört veya daha fazla mısradan oluşan 7 heceli 1, 2 ve 4’üncü mısraları kafiyeli olur. 3. mısra ise, hoyratın şahdamarı olarak, 7 heceyle serbest yazılır.

Al tehpiziv zikr–ele
Her ni’mete şükr–ele
Yük ağır menzil uzak
Gel bu yola fikr–ele

SİYASİ HOYRAT: Osmanlı imparatorluğundan koparıldıktan sonra, Irak Türkmenlerinin yaşadıkları sıkıntılı günler, yaşamlarında vazgeçilmez bir gelenek haline gelmiştir. Bu nedenle Türkmenleri, çok anlamı bir şekilde ifade eden ve acılarını dile getiren siyası hoyrat, ezelden beri yazmışlardır. Ancak, o hoyratları biri birinden ayırmak hiçte kolay değil. Çünkü Türkmen hoyratı, incelenirse her biri çeşitli anlamlar, farklı boyutlara uzanır…

Felek qoydu göç edeğ
Yurda qarşı suç edeğ
Doğrudan Türkmeniysağ
Toplanağ bir güç edeğ

Gettiler göç ettiler
Büyük bir suç ettiler
40 yılın emeğini
Bir günde hiç ettiler

Qaxın gideğ Tisine
Baxın asman sisine
Evlerimizi verdiler
Dünyanın en pisine

Seslen bülbülüm seslen
Bir hasret çek nefeslen
Su yox den yox yuva yox
Yiğit ol ölme beslen

Cüt qahveyden avcılar
Musalla mitapçılar
Kerkük derdin yazırı
Yetişin kitapçılar

Gene bizi vurdular
Qolumuzu burdular
Bunca derdin üstüne
Yurdumuzdan sürdüler

Bir şey sattım baha men
Satmam xalka daha men
Kerküklüyem Türkmenem
Boyun egmem şaha men

Çağırın paşa gelsin
O gevli şüşe gelsin
Ya bize bir rahmetsin
Ya bizden haşa gelsin

Sen çekersev salanı
Yırğalasan qalanı
Ğam kahır dile saldı
Beşikteki balanı

Sor bizden neler gördüğ
Gam daşı deler gördüğ
Ac nene ac balanı
Daş üste beler gördüğ

Bülbül’em yatmam dedim
Derde dert katmam dedim
Nanca nefesim kalıp
Bu bağı satmam dedim

Bülbülüm hasta kaldı
Bir son nefeste kaldı
Dilini unutmadı
Öldü kafeste kaldı

Bülbülüm can elinden
Gedipti xan elinden
Bir gülistan çöl olup
Yaman bağvan elinden

Sürmede var mil aşkı
Bülbülde var gül aşkı
Benimde içimde var
Vatan Millet Dil aşkı

Kuru gözü yaş ettiğ
Göz yaşını aş ettiğ
Bu nazdar balaları
Gurbetçın haraş ettiğ

Men Kerkük’ün quşuyam
Aşkının sarhoşuyam
Sormasam özü sorar
Ğamnen kapı qonşuyam

Men bir başı dardayam
Avlanmışam tordayam
Çöl büyük çakkalı çok
Men de bilmem hardayam

Ağa kimdi kuldan sor
Bağvan kimdi gülden sor
Ateş dile gelmezse
Yanan kimdi külden sor


CİNASLI HOYRATLAR

Türk mendili
Başımda Türk mendili
Dinim İslâm dinidir
Dilim de Türkmen dili

Yanar dald
Ya Hayva ya Nar dalda
Yadı bağvan etseler
Yanar gül yanar dal da

On bina
Bir yapıdır on bina
Kerkük'te yer kalmadı
Yer paylandı onbin'e..

Ya sağdı
Ya hastadı ya sağdı
Gizli gizli gül dostum
Burda gülmeğ yasağdı

Baharda gülüm
Soldu baharda gülüm
Burda gülmeğ yasağsa
Gedim be harda gülüm??

Xarap ay'a
Xarap gün xarap ay'a
Bülbülü yuvasızlık
Kondurdu xarabaya

Yad elinde
Öt bülbül yad elinde
Bir diyar mezar olsun
Qalmasın yad elinde

Odun yanı
Odunluğ odun yanı
Sele yar zülüm etmesin
Düşünsün o dünyanı

Boğazlar
Kasap koyun boğazlar.
Tanrı yer dağıdanda
Türk'e düştü Boğazlar.

Qana ter
Qarışıptı qana ter
Yurdunnan uzağ düşen
Hasret çeker qan atar
Derdi çeksin
Bağdan gül derdi çeksin
İnanmam Hazret Eyüp
Çektiğmiz derdi çeksin

Dile çar
Doxtor eyle dile çar
Türkmenin derdin desem
Dağ, daş, dilsiz, dil açar

Xasaya
Baş qaldır bax xasaya
Her yere su geliri
Neden gelmez xasaya


Qalanı dönder
Yıxtıv qalanı dönder
Qurt saldıv sürümüze
Qurtar qalanı dönder !

Kanaraya
Döküldü kan araya
Men bu dilden vazgeçmem
Asılsam kanaraya

KERKÜK SEVGİSİ İLE  YAZILAN HOYRATLAR:

Satılı
Su doldurdum satılı
Kerkük Temim’e döndü
Bir gün geli satılı

Sene Kerkük
Yıl Kerkük sene Kerkük
And olsun Türklüğüme
He dönnüğ sene Kerkük

Sende Kerkük
Mende dert sende Kerkük
Can bedende kararsız
Al kalsın sende Kerkük
Bir gün olur Kurtulluğ
Hem biz hem sen de Kerkük

Bindi yara
Bağrımda bindi yara
Kerkük’ün bir daşını
Değişmem bin diyara

Yar varmaram
Yar üstü yar, varmaram
Kerkük’çin başım getse
Yadlara yarvarmaram

Kerkük yandı olaşın
Xor yatmavun dolaşın
Yurdumuz elden getti
Lal olmavun seleşin

Bilmedim ne oldu Kerkük
Her kese yoldu Kerkük
Yad ayağ basa basa
Gülleri soldu Kerkük
Göz görer gevil ağlar
Bağrım kan doldu Kerkük
Kerbela davasıydı
Türkmene ne oldu Kerkük

Men Türkmen mende er kök
Dayım demiri bükük
Her Türkmen kiblesidir
Kabeden sora Kerkük

Kerkük’üm mert Kerkük’üm
Milleti sert Kerkük’üm
İçine yadlar girip
Çekiri dert Kerkükk’üm

Kerkük yurdumun adı
Gevlimde var muradı
Bes içinde yaşıyım
İstemem ekmek zadı

Kababın közü kimin
Sürmenin közü kimin
Kalanı yızan zalim
Yıxıldı özü kimin


KERKÜK KALESİ İLE  İLGİLİ HOYRATLAR:

Yıxtılar qalamızı
Vurdular balamızı
Hele ruh boğazdayken
Çektiler salamızı

Yıxtılar qalamızı
Kestiler salamızı
Gam kahır dile saldı
Beşikte balamızı

Tut kolum kapılmıyım
Kapılım tapılmıyım
Korxum var Qale kimin
Yıxılıp yapılmıyım

Yıxsalar yapıv qala
Çalsalar qapıv qala
Binlerce şehit verseğ
Vermeriğ tapıv qala

Hasa, Qalenin çayı
Türkmen’in has bir payı
Yıkıp yok edenlerin
İnsanlıktan yok payı


Baxtım çayın daşına
Batıptı göz yaşına
Qalayçın yas tutuptu
Çamır qoyup başına

Qalada şan vermişiğ
Kerkükçin can vermişğ
Oxu Kerkük tarixin
Bax ne aslan vermişiğ

Qala çaydan yaş ister
Daş köprüden daş ister
Kerbele toprağıdır
Kan karışı baş ister

Qalanı düz ettiler
Astarın yüz ettiler
Xaxa bir tek olmadı
Bizlere yüz ettiler

* * *
     İşte Hoyrat, Türkmen edebiyatında özgü bir yere sahiptir. Türkmenler hoyratı her yerde her zaman düzer, sezer ve yazar… Bu yetenek, Türkmenlerde bir Allah vergisidir.