“Mankurt” kelimesi ilk olarak, Türk Dünyası’nın büyük yazarlarından Cengiz Aytmatov tarafından “Gün Olur Asra Bedel” adlı eserde kullanılmıştır. Efsaneye göre Juan Juanlar esir aldıkları kabilelerdeki gençlerin kafasını kazıtıp deve derisinden yapılma bir başlık giydirirler. Zamanla başlık kafaya yapışır. Bir yandan saçlar uzar ama başlığı aşamadığı için içeri doğru batar. Bu dayanılmaz acılar sonunda esirin hafızasını kaybetmesine sebep olur ve esir zaman içinde mankurtlaşıp düşmanın çok sadık kölesi haline gelir. Hatta annesini bile okla kalbinden vurmaktan çekinmez.
     Theon Greyjoy karakteri ise ABD’li yazar George R. R. Martin‘in “A Song of Ice and Fire” adlı romanlar serisinde(Televizyondaki adıyla Game of Thrones) geçer. Düşmanı Ramsay Snow’a esir düşen bu genç dayanılmaz işkencelere uğrar ve zaman içinde düşmanına sadık bir av köpeğine dönüşür. Kendisini kurtarmak için yanına gelen kızkardeşine bile gitmez, sahibini terkedemez.
     Çeçenistan’ın Devlet Başkanı Ramazan Kadirov karakterini gördükçe aklıma mankurt efsanesi ve Theon Greyjoy karakteri geliyor. Ruslarla yaptıkları savaşlarda çoğu sivil 250 binin üzerinde insanı katledilen bir halk  Çeçenler. Bu, nüfusun yüzde 10’dan fazlasına tekabül ediyor. İşkence gören, izi bulunamayan on binleri de ekleyince Çeçenlerin çektiği acıların dayanılmaz boyutlarda olduğunu söyleyebiliriz.
     2000 yılının Temmuz ayında Ruslar, Çeçenistan’ın kontrolünü ele geçirdiklerinde devlet başkanlığı koltuğunu kendi emirlerindeki Ahmed Kadirov’a verdi. 2004’te Kadirov bir suikastle öldürüldü. Bu suikastten 3 yıl sonra oğlu Ramazan Kadirov başa geçti.
     Ramazan Kadirov göreve geldikten sonra, Putin‘in bölgedeki paralı askeri gibi davrandı. 2008’de Rusya’nın Gürcistan’ı işgalinde, Kadirov’un emrindeki silahlı güçlerin adı bir çok savaş suçuyla anıldı. Şimdilerde de adları Ukrayna’da duyulur oldu. Çeçen askerleri, Rusya’nın elini kirletmeden, askerini tehlikeye atmadan, kullandığı sadık köle vazifesi görür oldular. Kadirov, istendiği takdirde 74000 askeriyle Putin’in emrinde olduğunu ve Ukrayna’ya girebileceğini söylüyor. Bir yandan da Kırım Tatarlarını işgalci Rusya’ya karşı diz çöktürme çabalarına destek veriyor ve Kırım Tatar ileri gelenlerine karşı tehditkar sözler kullanmaktan çekinmiyor.
     Mankurt efsanesindeki esir çocuk da Martin’in kitabındaki Theon Greyjoy da aslında basit birer sanal karakter değiller. Tarih boyu vardılar, şimdi de varlar. Kanlı canlı halleriyle karşımızda duruyorlar. 90’lı yıllardan beri her türlü uluslararası ortamda onların davasını savunan, onların davasını kendi davası bilen Kırım Tatarlarına karşı Ramazan Kadirov ve peşindekilerin tavrıyla annesini okla kalbinden vuran çocuğun yaptığı arasında fark var mıdır?

temirqaya.net