Yazdır
Üst Kategori: Edebiyat
Kategori: İslamiyetten Önceki Türk Edebiyatı
Gösterim: 2342

      Türk kültürü bakımından Sakaların en önemli yönlerinden biri Firdevsî'nin Şehnâmesindeki Turan kahramanı Afrâsiyâb'ın kimliğidir. Destanda Afrâsiyâb, İran hükümdarı Keyhüsrev tarafından hile ile öldürülür (Atsız 1992:45). Keyhüsrev, Yunan kaynaklarındaki Med kralı Kiyaksarestir. Herodot'a göre Saka hükümdarı Madyes, "Medya kralı Kiyaksares ile iyi geçiniyordu. Kiyaksares kendi askerlerine bu Sakaların askerlik bilgisini öğrettiriyordu; fakat önce babalan çağında kendilerine tâbi olan Şimalî Medya'yı ve Doğu Anadolu'yu Sakaların elinden almak için gaddarane plânlar kuruyordu. Dostluk göstererek itimadını kazandığı Maduva'yı (Madyes'i) ziyafete çağırarak sarhoş edip pusuya koyduğu kuvvetlerle hücum ederek Maduva başta olmak üzere, bütün Saka büyüklerini ele geçirerek öldürdü." (Togan 1981: 167).
     Yunan kaynaklarında Madyes, Asur kaynaklarında Maduva olarak geçen Saka hükümdarı Şehnâme'deki Afrâsiyâb'dır. Afrâsiyâb ise Türk kaynaklarında Alp Er Tonga veya Tonga Alp Er olarak geçer. Cüveynî'deki Uygur destanına göre ise Afrâsiyâb, efsanevî Uygur hükümdarı Buku Han'dır.
     Kâşgarlı Mahmud Dîvânü Lügati't-Türk'te "Kaz" maddesinde şöyle demektedir: "Kaz: Afrâsiyab'ın kızının adı... Kaz'ın babası olan 'Tonga Alper' Afrâsiyab demektir." (DLT III 1941: 149).
     Yusuf Has Hâcib de Kutadgu Bilig'de aynı bilgiyi verir:
Bu Türk beglerinde atı belgülüg
Tonga Alp Er erdi kutı belgülüg (277)
Bu Türk beylerinde adı belli
Tonga Alp Er idi kutu belli.

Tejikler ayur anı Efrâsiyâb
Bu Efrâsiyâb tuttı iller talap (280)
Tacikler ona Efrâsiyâb derler,
Efrâsiyâb yağmayla tuttu iller.

Tejikler bitigde bitimiş mum
Bitigde yok erse kim ukgay anı (282) (Arat 1947: 43)
Tacikler kitapta yazmışlar bunu,
Kitapta olmasa kim bilir onu?

     Afrâsiyâb'ın babasının adı Şehnâme'de "Peşeng"dir (Atsız 1992: 36). Zeki Velidi Togan, Peçenek Türkleriyle Peşeng/Beşenk kelimeleri arasında ilgi kurar (Togan 1972: 151). Afrâsiyâb, Avesta'da Franrasyan biçiminde geçer (Esin 1978:28). Afrâsiyâb kelimesinin ilk iki hecesinde Alp Er isim-lerinin bozulmuş biçimlerini bulmak mümkündür. Afrâsiyâb'ın Herodot'taki karşılığı olan Madyes ve Asur kaynaklarındaki karşılığı Maduva ile Alp Er Tonga arasında ilgi kurmak ise mümkün görünmüyor. Ancak Madyes'in babası Herodot'ta Prototeus, Asur kaynaklarında Bartatua'dır. Özellikle Bartatua kelimesi Alp Er Tonga'nın bozulmuş biçimine benzemektedir. Destan ve efsanelerde baba ile oğul adının birbirine karışması çok tabiîdir.
     Alp Er Tonga ile ilgili destan maalesef bugüne ulaşmamıştır. Ancak Reşîdeddin'in Farsça, Ebülgazi Bahadır Han'ın Çağatay Türkçesiyle naklettiği Oğuz Kağan Destanı'nın ilk tabakasının Alp Er Tonga ile ilgili olduğu Zeki V. Togan'ca kabul edilmiştir (Togan 1972: 122-124). Gerçekten Afrâsiyâb'ın doğuya ve batıya seferleri, özellikle Madyes'in Kafkasları aşarak Filistin'e kadar uzanması ile Oğuz Kağan'ın seferleri birbirlerine çok benzemektedir. Dolayısıyla Oğuz Kağan'ın Ön Asya seferlerini Alp Er Ton-ga'ya ait bir destan parçası kabul edebiliriz. Öte yandan İran destanı olan Şehname, İran kahramanlarının Turan kahramanı Afrâsiyâb'la mücadelelerini esas aldığına göre Alp Er Tonga destanı da Şehnâme'ye yansımış demektir. Dolayısıyla Şehnâme'nin Afrâsiyâb'la ilgili bölümlerini de Alp Er Tonga destanının yansımaları olarak düşünebiliriz. Tabiî ki konu İran gözüyle ele alınmış ve Afrâsiyâb düşman kabul edilmiştir. Buna rağmen Şehnâme'deki Afrâsiyâb'ın kahramanlığı hissedilmektedir.
     İran kahramanlığını ortaya koymak üzere yazılmış olan Şehnâme'de, özellikle önceki bölümlerde Alp Er Tonga sık sık galip gelmekte, hatta bazen İran'a girip İran tahtına oturmakta, bazen bütün İran'a bazen de Kuzey İran'a hâkim olmaktadır. İranlılar ise hemen her defasında Kâbil hükümdarı Zal veya oğlu Rüstem sayesinde kurtulmaktadırlar. Ancak annesi bir Turan kahramanının kızı olan Keyhüsrev İran tahtına oturduktan sonra durum tersine dönmekte, Turan orduları yenilmekte ve Alp Er Tonga kaçmaktadır. Yine de öldürülüşü hileyle olmuştur. Dikkati çeken noktalardan biri de Ceyhun ötesinin hep Turan ülkesi olarak anılmasıdır. Turan başkenti Gang ise Taşkent'in ötesindedir.
     Alp Er Tonga'nın hile ile öldürülmesi Türk halkı arasında çok büyük üzüntü yaratmış; yoğ töreninde yiğitler kurt gibi uluyup atlarını yoruncaya dek sürmüşler; yakalarını yırtıp benizleri sararıncaya dek feryat etmişler; feleğin işine kahretmişler ve Türk ozanları Alp Er Tonga için yürek paralayan ağıtlar
söylemişlerdir. Araştırıcılar tarafından "Alp Er Tonga Sagusu" adı verilen ağıtın dokuz dörtlüğü 11. yüzyılın ikinci yarısında Kâşgarlı Mahmud tarafından tespit edilmiştir. Dîvânü Lügati't-Türk'ün farklı yerlerinde bulunan dörtlükler birleştirilince aşağıdaki sagu (ağıt) ortaya çıkmaktadır.
Alp Er Tonga öldi mü  - Alp Er Tonga öldü mü,
Esiz ajun kaldı mu      - Kötü dünya kaldı mı,
Ödlek öçin aldı mu     - Zaman öcünü aldı mı
Emdi yürek yırtılur     - Artık yürek yırtılır.

Ödlek yarag közetti         
Begler begin azıttı
 Kaçsa kalı kurtulur
Ogrı tuzak uzattı

Ulşıp eren börleyü           
Yırtıp yaka urlayu
Sıkrıp üniyırlayu                
Sıgtap közi örtülür

Begler atın argurup
Kadgu anı turgurup
Mengzi yüzi sargarıp
Körküm angar türtülür

Ödlek arıg kevredi
Yunçıg yavuz tavradı
Erdem yeme savradı
Ajun begi çertilür

Ödlek küni tavratur
Yalnguk küçin kevretür
Erdin ajun sevritür
 Kaçsa takı ertilür

Bilge bögü yunçıdı
Ajun atı yençidi
Erdem eti tınçıdı
Yerge tegip sürtülü

Felek fırsat gözetti,
Gizli tuzak uzattı,
Beyler beyini şaşırttı;
Kaçsa nasıl kurtulur?

Uludu erler kurtça,
Bağrıp yırttılar yaka,
Feryat sesi çıka çıka
Yaştan gözler örtülür.

Beyler atlarını yordular,
Kaygıdan perişan oldular,
Beniz ve yüz sarardılar,
Sanki sarı safran sürülür.

Zamane hep bozuldu,
Zayıf kötü güçlü oldu,
Erdem ise azaldı,
Acun beyi yok olur.

Felek günü davrandırır,
İnsan gücünü gevretir,
Erden cihanı boşaltır,
Ne kadar kaçsa er ölür.

Bilge bilgin yoksullaştı,
Acun atı azgınlaştı,
Erdem eti çürükleşti,
Yere değip sürtülür.

Ögreyüki mundag ok   - Onun âdeti hep böyle,
Munda adın tıldag ok - Bundan başkası bahane,
Atsa ajun ograp ok   - Acun gelip ok atsa
Taglar başı kertilür - Dağlar başı kertilir.

Könglüm içün örtedi   - Gönlüm içini yaktı,
Yatmış başıg kartad   - Yatmış yarayı kaşıdı,
Keçmiş ödüg irtedi    - Geçmiş günleri aradı;
Tün kün keçip irtelür - Günler geçer, sonra aranır.

Ercilasun, Prof. Dr. Ahmet Bican, Başlangıçtan Yirminci Yüzyıla Türk Dili Tarihi, Akçağ Yay. Ankara 2004