Gerçek hadîs imiş bu ki hûbun vefâsı yoh
Kim sevdi hûbı didi ki hûbun cefâsı yoh

Aşkun belâsı yoh deyüben aşka düşme var
Kim âşık oldı kim didi aşkun belâsı yoh

Anun ki hacc-i ekberi ey can sen olmadun
Beytülharâma varmamış anun safâsı yoh

Şeytandır ol ki sûretine kılmadı sücûd
Bir ince derde düşti ki hergiz devâsı yoh

Şol cân ki senden özge taleb etmedi murâd
Hicrinde yakasın anı her dem revâsı yoh

Ya râb! Ne şem’ imiş bu mehün yüzi kim anun
Yüzi katinde şems-i duhânun ziyâsı yoh

Bîmâr-ı âşka cân verür ey cân lebün velî
Münkir sanur kim ol şefeteynün şifâsı yoh

Gel gel berü ki savm u salâtun kazâsı var
Sensüz geçen zamân-ı hayâtun kazâsı yoh

Aynün hatâsuz ey büt-i Çin tökdi kanumı
Türk-i hatâdur aslına varur hatâsı yoh

Fânî cihâna bakma geçer ömri sevme kim
Ömrün zevâli var ü cihânun bekâsı yoh

Yârun gelir hemîşe cefâsı Nesîmiye
Sen sanma kim Nesîmiye yârun atâsı yoh


- Güzelde vefa olmadığı doğru sözmüş. Kim güzeli sevdi de, cefası yok, dedi?
- Aşkın belası yok , diyerek gel aşka düşme sakın; “onun da belâsı vardır” Kim âşık oldu da belası yok dedi?
- Ey can! Seni ziyaret etmeyi hac gibi mübarek bir ibadet tanımayan kimse, Kâbe’ye gitmeyene, Safa’da bulunmayana benzer.
- Senin güzel yüzüne secde etmeyen kimse şeytandır ve asla ilacı olmayan ince bir derde düşmüş demektir.
- Senden başka muradı olmayan, senden başka bir şey istemeyen bir canı, her zaman ayrılığın ateşinde yakman reva değildir.
- Ey Tanrı, bu aya benzeyen güzelin yüzü nasıl bir mum imiş ki onun yanında kuşluk güneşi sönük kalır.
- Ey sevgili! Aşk hastasına senin dudağın can verir fakat imanı olmayan kimse, o dudakların şifası yok zanneder.
- Gel beri gel çünkü orucun ve namazın kazası mümkündür ancak sensiz yaşanan zamanın telafisi yoktur.
- Ey Çin putu gibi güzel! Gözün hiç yanılmadan kanımı döktü. O bir hatalı güzeldir elbette aslına çekecektir.-yani Türkler gibi attığını vurur, oku hedefe isabet ettirir.
- Fani dünyaya bakma, geçici ömrü sevme çünkü ömrün sonu gelir, dünya da ebedî değildir..
- Nesimi’ye daima yarin cefası gelir. Onun için ona sevgilinin ihsanı yoktur sanma; asıl ihsan bu cefadır.