Bu vâcibü’l-vücûd isbâtına bürhân-ı kâtı‘dur ve Bekâ-i sâir-i mevcûdâta delîl-i mâni‘dür.


Etmek gerek ehl-i feyz ü bîniş
Tahkîk-i vücûd-ı âferîniş

Bilmek gerek anı kim cevâhir
Ne genc-i nihândan oldı zâhir

Ne dâiredür bu devr-i eflâk
Ne zâbıtadur bu merkez-i hâk

Cisme arazı kim etdi kâim
Nâra neden oldı nûr lâzım

Her hilkate gerçi bir sebep var
Âyâ sebebi kim etdi izhâr

Ger kâf ile nûndan oldı âlem
Âyâ neden oldı kâf ü nûn hem

Bî-hûde değül bu kâr-hâne
Bî-fâide gerdiş-i zemâne

Hâşâ ki bu turfe nakş-ı garrâ
Nakkâşından ola müberrâ

Hâşâ ki bu bârgâh-ı âli
Bir dem eyesinden ola hâlî

Fikr eyle vü gör nedür bu üslûb
Ne sâni‘edür bu sun‘ mensûb

Her zerre-i zâhirün zuhûrı
Bir özgeye bağludur zarûrî

Ger gâyete eylesen teemmül
Zâhir olur anda mazhar-ı kül

Versen özüne fenâ-yı mutlak
İsbât olur ol fenâ ile Hak

Ger var ise ma‘rifet mezâkı
Fânî sana bes delîl-i bâkî

Hakkâ ki hemîn vücûd birdür
Bir zâta vücûd münhasırdur

Aksidür anun vücûd-i ağyâr
Ma‘nîde yoh i‘tibâr ile var

Var olanı halk yoh sanurlar
Yoh varlığına aldanurlar

Yohdur bu vücûdun i‘tibârı
Hak âyînedür cihân gubârı

Ey akl edeb riâyet eyle
Bu bilmek ile kifâyet eyle