Şiir inceleme çalışması yapan öğrenci;
1. Öğrenci, incelediği şiirden yola çıkarak şiirin oluşmasına imkân sağlayan zihniyeti (sanat anlayışını, edebi ve siyasi akımı) belirler.
 2. Şiirde yapının nasıl oluştuğunu belirler. (Nazım şekli, nazım türü, nazım birimi, ölçü ele alınır.)
 3. Şiirin yapısını çözümler.
 4. Şiirdeki temayı (ana duyguyu)  belirler.
 5. Şiirde, temanın hangi yönden ele alındığını sorgular.
 6. Şiirin yazıldığı dönemle temayı ilişkilendirir.
 7. Temanın şairle (şairin hayatı, muhiti, mensup olduğu edebi akım, şairin dünya görüşü, -biliniyorsa- şiirin yazılmasında ilham kaynağı olan kişi veya olaylarla) ilişkisini açıklar.
 8. Şiir dilinin özelliklerini açıklar. (Dilin sade veya süslü, anlamın kapalı veya anlaşılır olması, manzumede cümlelerin kurallı veya devrik oluşu vb.)
 9. Şiirde imgenin (şairane hayallerin) doğuş nedenlerini açıklar.
 10. Şiirde imgenin kullanılma nedenlerini sorgular.
 11. Söz sanatlarının şiirdeki işlevini sorgular. (Hangi mısra, beyit, dörtlük veya bentte hangi edebi sanat kullanılmıştır?)
 12. Şiir dilinde çağrışım ve his (duygu) değerinin önemini açıklar.
 13. Çeşitli dönemlere ait şiirleri şiir dili bakımından karşılaştırır.
 14. Şiirde ahengin, hangi unsurlarla (öğelerle) sağlandığını belirler. (Divan şiirinde imalesiz ve zihafsız bir şiiri okurken aruz ölçüsünün hakkını vererek okumanın şiire bestelenmiş havası verdiğini; kafiyenin ise kulağın yanında Arap alfabesiyle yazımda göze de hitap ettiğini fark eder.)
 15. Her dönemin kendine özgü bir ses ve ritim anlayışı olduğunu fark eder.
 16. Şiirde ahengin söyleyicinin ruhi durumuna ve tavrına göre düzenlendiği hususunda örk. verir.
 17. Çeşitli dönemlere ait şiirleri ses ve ritim özellikleri bakımından karşılaştırır.
 18. Şiirde -varsa- anlam bütünlüğünün hangi unsurlarla sağlandığını belirler.
 19. Şiirin gerçeklikle ilişkisi olup olmadığını sorgular.
 20. İncelenen şiirin mensup olduğu şiir geleneğinin ortaya çıkışı ve gelişmesini örneklerle açıklar.
 21. Sosyal ve kültürel ortamın şiir geleneğine etkisini açıklar.
 22. Her dilin kendine ait bir şiir geleneği olduğunu fark eder.
 23. Şiirin ait olduğu geleneğin özelliklerini belirler.
 24. İncelediği şiiri yorumlar.
 25. Şiirin kendisinde uyandırdığı duyguları ifade eder.
 26. Şair ile şiir arasındaki ilişkiyi açıklar.
     Şiir incelemesi yapılırken; zihniyet, şiirin yapısı, tema, şiirde kullanılan dil, ahenk (kafiye, redif, aliterasyon), gerçek hayatla ilişkisi ve düz yazı ve günümüzün diliyle anlamının belirlenmesi, şiirin ait olduğu devrin ve o devirde var olan hangi şiir geleneğine mensup olduğunun belirlenmesi, şiir hakkında öğrencinin yorumu, şiir metninin yazılıp okunması, şairin hayatı, eserleri ve edebi kişiliğinin incelenmesi sırası gözetilmelidir.
     Şiirde zihniyet: Şiirdeki zihniyetin belirlenmesinde dikkat edilecek bazı hususiyetler vardır.
1. "Zihniyet" terimi ile bir dönemdeki sosyal, siyasi, idari, adli, askerî, dinî güçlerin, sivil toplum örgütlerinin, ticari hayatın, eğitim etkinliklerinin birlikte oluşturdukları duygu, anlayış ve zevk bütününün kastedildiği belirtilir. Ancak bu zevk ve anlayışın kendini meydana getiren unsurlardan herhangi birine indirgenemeyeceği vurgulanır.
2. Şiirin yazıldığı dönemdeki hâkim zihniyet üzerinde durulur.
3. Şiirin yazıldığı dönemdeki tartışılan sanat anlayışlarının değerlendirilmesi yapılırken metindeki ifade biçimlerinden, kelime gruplarından, işlenen temadan hareketle dönemin sanat anlayışı araştırılır; araştırma sonucunda getirilen metinlerin önce okunması sağlanır, metinden hareketle metinde dikkat çeken ifadeler üzerinde birlikte düşünülür ve ortak paydanın ne olduğu öğrencilerle birlikte belirlenir.
4. Dönemin kültür ve sanat hayatıyla şair arasındaki ilişki açıklanır.
     Bu dersten yeteri kadar süre öncesi öğretmen tarafından öğrencilere dönemin zihniyetini, belirgin ve kabul edilmiş sanat zevki ve anlayışını, aynı konu ve temada farklı dönemlerde yazılmış metinlerden hareketle araştırmaları ödev olarak verilir. Bu ödevlerden bazıları okutturulur. Gruplara ayrılmış öğrencilerin dönemin zihniyeti, sanat anlayışı, sosyal ve kültür hayatına ait özellikleri tartışarak maddeler hâlinde yazmaları istenir. Bu ön hazırlıktır. İkili veya üçlü öğrenci gruplarının seçilen şiir metinlerinde zihniyetle ilgili hangi kelime, kavram, söyleyişlerin bulunduğunu belirlemeleri önerilir. On dakika sonra öğrencilerin tespitleri tartışılarak tahtaya yazılır. Sanat metniyle dönemin zihniyeti arasındaki ilişkiyi konu alan kısa bir yazı yazdırılır.

     Şiirde ahenk: Şiirin ölçüsü, kafiyeleri, redifleri, asonans, aliterasyon vb. ses tekrarları ahengi oluşturan unsurlardır.
     Şiirde ahengi belirleyen unsurlar belirlenirken aşağıdaki hususlara dikkat edilir:
1. Ahengin, ses akışı, söyleyiş, ölçü ve her türlü ses benzerliğiyle sağlandığı vurgulanır.
2. Şiirdeki ses akışının ve söyleyiş tarzının belirlenmesi sağlanır. Buna yönelik olarak aşk, kahramanlık gibi farklı temalarda şiirler okutularak söyleyiş tarzı sezdirilir. Bu şiirlerde ahengi sağlayan unsurlar, grup oluşturan öğrencilere buldurulur.
3. Şiirde ritmin ve ahengin önemi ve ritmin nasıl sağlandığı açıklanır.
4. Şiirdeki kafiye, redif, iç kafiye ve aliterasyon, asonans gibi ses benzerliklerinin işlevi açıklanır. 
5. Her şairin şiirde ele aldığı temaya göre bir söyleyiciye vücut verdiği üzerinde durulur. Şiirde konuşanın şair olmadığı, şiirde söyleyicinin sesini ve söyleyişini hissettirdiği vurgulanır. Ayrıca şiir okumada okuyucunun şiire neler kattığına veya şiirden neleri yok ettiği örneklerle verilmelidir.
6. Şiir diliyle ilişkilendirilir. Şiirde kelimelerin kazandığı yeni anlamlar belirlenir. Bu yer anlamların nasıl ilişkilendirildiği üzerinde durulur. 
     Şiir Dili: Şairlerin süslü veya sade, duru ya da karmaşık anlatımları şiir dilini oluşturur. Edebi sanatlar şiirin estetiğini artırır. Bu konu ele alınırken öğrenciler gruplara ayrılır. Grupların birer paragraflık düz yazı ile kısa bir şiir parçasını dil bakımından karşılaştırmaları sağlanır. Farklılıklar belirlenir. Şiir dilinin yazılı ve sözlü anlatımda kullandığımız dilden farklılığı ve şiirde doğal dilden nasıl faydalanıldığı örneklerle açıklanır. Dil göstergelerinin sayılı olduğu, insan hayali ve düşüncesinin ise sınırlı olmadığı, sayılı göstergenin şair elinde sayısız hayali ifade edebileceği hatırlatılır. Sınırlı olanla sınırsızı ifade etme arzusunun imgelerin (şairane hayallerin) ortaya çıkış sebebi olarak alınabileceği belirtilir. Bilinen, tanınan, her gün birlikte olunan insanları ve durumları anlatmak için imgeye başvurulmadığı, ancak yeni karşılaşılan bir durumu, görünümü anlatmak için yeni söyleyişe ve dolayısıyla imgeye başvurulduğu belirtilir. Şiir dilinin imgeye dayandığı fark ettirilir. Şiirde imgenin mücerret (soyut) düşünme ve hissetmeyle ilişkisi açıklanır. Söz sanatlarının, imgelerin oluşumundaki önemi belirtilir. İmgelerle söz sanatları arasındaki ilişki üzerinde durulur. Çağrışımın, kelimelerin kendi anlamları dışında kullanılarak şiirde kazandıkları anlam değerleri olduğu vurgulanır. Bu anlam değerlerinde söyleyişin ve sesin de rolü olabileceği üzerinde durulur. Şiirde kelime ve kelime gruplarının kendi anlamları dışında kullanılma nedeni açıklanır.
     Şiirde yapı: Şiiri oluşturan birimlerin, bir tema etrafında bir düzen dâhilinde birleştiği anlam ve ses kaynaşmasından oluşan bu birimlere, beyit, bent, kıt'a, şiir cümleleri dendiği ve bunların şiir metnini meydana getirdiği belirtilir. Şiirin yapısı ile nazım şekli olarak bilinen husus arasındaki ilişki açıklanır. Çeşitli dönemlere ait şiirler yapı bakımından karşılaştırılır. Şiirin, ses ve anlam kaynaşmasından oluşan birimlerden meydana geldiği; bu birimlerin nasıl birleştiği; temanın, şiirdeki birimlerin birleşmesindeki etkisi; her şiirin kendisine özgü bir yapısı olduğu; şiirde yapıyı oluşturan birimlerin işlevleri; şiirin; yapısı, dili, anlam ve ahengiyle bir bütün olduğu örneklerle açıklanır.
     Nazım şekilleri ve nazım türleri şiirin yapısını belirler.
     Nazım, duygu ve düşüncelerin ölçülü ve kafiyeli veya ölçü ve kafiye kullanılmasa dahi mısralarla, ahenk ile ifade edilmesidir.
     Nazım şekli (biçimi), şiirlerin ölçü, nazım birimi, ahenk özelliklerine göre aldığı adlardır. (Koşma, destan, gazel, kaside, rubai vb.)
     Nazım türü, ele alınan konu ve temaya göre şiirlerin aldığı adlardır. (Koçaklama, güzelleme, taşlama, ağıt, ıydiyye, surname, şehrengiz vb.)
     Öğrenciler günümüzden geriye doğru çeşitli dönemlere ait şiirleri derse getirirler. Getirilen bu şiirlerden örnekler seçilerek şiirler sınıfta okutulur. Okunan bu şiirlerde şiirin bazı birimlerinin iki mısra, bazılarının dört ve daha fazla oluşunun üzerinde öğrenciler fikirlerini ortaya koyarlar. Öğrenciler, canlı varlıkların; bir eşyanın ve mimari eserlerin farklı görünüşlerinin sebeplerini açıklamaya çalışırlar. Öğrenciler, her eseri meydana getiren küçük birimler olup olmadığını belirlerler. Mimari eserlerde birimlerin nasıl birleştiğini araştırırlar. Şiiri oluşturan birimlere ne dendiği de böylece fark edilir. Öğrenciler, farklı dönemlerden seçilmiş şiirleri yapı bakımından karşılaştırırlar.
     Şiirde tema (ana duygu): Şiirde birimleri birbirine bağlayan, anlam bütünlüğü sağlayan temel öğe temadır. Tema belirlenirken şiiri oluşturan bütün duyguların bir tema etrafında birleştiği, bu duyguların ortak paydasının en kısa ifadesine tema (ana duygu) adı verildiği belirtilir. Temanın mücerret (soyut) bir kavram veya düşünce olarak eser dışında da var olduğu, metinde müşahhas olarak ortaya çıkan (somutlaşan) temaya da "konu" denildiği vurgulanır.
     Şiirde gerçeklik ve anlam: Şairler genellikle edebiyatın konusu olan (insan, tabiat ve hayatı) alırlar. Bunların ifade ediliş biçimi, şiirde kullandıkları zaman, gerçeklik sözlü anlatım ve düz yazıdan farklıdır. Şair herkesin gördüğü bir gerçeği değişik şekil ve boyutlarda anlatılır. Bunu yaparken de söz sanatlarından ve şairane hayallerden faydalanır. Şiirin gerçeklikle ilişkisi sorgulanırken şiirdeki gerçeklikte sezginin, duyuşun, tasarımın, izlenimin rolü üzerinde durulur; şiirde gerçekliğin nasıl yorumlandığı ve değiştirildiği vurgulanır. Şiirde gerçek ve gerçekliğin müşahhas (somut) algılayışla sınırlı olmadığı açıklanır. Şiire özgü gerçeklikle, yaşanan gerçeklik arasındaki benzerlik, farklılık ve ilişki üzerinde durulur.
     Şiir gerçekliğinin özellikleri belirtilir. Şiirde gerçekliğin bireyin yalnızca yaşadıklarıyla değil; sezgileri, tasarımları ve izlenimleriyle de ilgili olduğu açıklanır.
     Şiirdeki gerçekliğin şiire özgü olduğunu açıklanır. Şiirin yaşanan ve tasavvur edilen gerçekliği yorumlayarak değiştirdiği ve yoğunlaştırdığı vurgulanır.
     Şiir ve gelenek: Şairlerin yaşadıkları dönemdeki geleneği şiirlerine yansıtmalarıdır. Ritim, ahenk unsurları, ölçü, konu, tema, zihniyet aynı olsa da farklı dönemlerde yaşayan şairlerin şiirlerinde kullanılan imgeler, semboller, birbirlerinden farklı olur.
     Bu husus ele alınırken şiir geleneğinin daha önce yaşamış şairlerin eserleriyle oluştuğu ve geleneği oluşturan metinler arasında ilişkiler olduğu vurgulanır. Her dilin kendi şiir geleneğini tarihî akış içinde oluşturduğu belirtilir. Divan şiiri, halk şiiri, modern şiir, serbest şiir, saf şiir vb. şiir anlayışlarından söz edilir.
     Şiir ve yorum: Şairin ne anlatmak istediğini anlamaya yorum denir. Bir şiiri doğru yorumlayabilmemiz için şairin hayatını edebi kişiliğini, dünya görüşünü, devrin idaresiyle ve toplumla şairin ilişkilerini, -varsa- yaşadığı sıkıntıları ve özellikle şairin hayat tarzını ve dostlarını iyi bilmemiz ve şiir üzerinde doğru düşünebilmemiz için gereklidir.
     Bir şiirin yorumlanmasında aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
1. Anlam ile yorum arasındaki ilişki belirlenir.
2. Şiirin yapısı, anlatımı ve teması birbiriyle ilişkilendirilir.
3. Şiirde açıkça dile getirilmiş olanlarla, açıkça ifade edilmemiş olanlar anlam çevresinde ilişkilendirilir.
4. Şairin şiire yüklediği anlam ile metnin sezdirdiği anlam değeri arasındaki ilişki açıklanır.
5. Şiirin her okunduğunda yeni anlam değerleri kazandığı örneklerle açıklanır.
6. Şiirin okuyucunun kültürüne, anlayışına, zevkine, içinde bulunduğu duruma ve psikolojik hâline göre yeni anlam değerleri kazandığı vurgulanır.
7. Metin incelemesinde şiirde bulunan yeni ve farklı anlamların kaynaklarının belirtilme zorunluluğu vurgulanır.
8. Şiirde her parçanın bütün içinde anlamlandırılması sağlanarak şiirdeki bütün-parça, parça-bütün ilişkisi dil, yapı ve anlam yönünden değerlendirilir.
    Metin ve şair: Şairin hayat hikâyesi, edebi kişiliği, diğer eserler başta olmak üzere bilinen özellikleriyle şiir arasında ilişki kurulur.
     Şiir incelemesinde elimizde bir plan olmalıdır. İnceleyen ve incelenen şiire göre değişiklik göstermekle birlikte aşağıdaki gibi bir plan taslağı hazırlayabiliriz:

Şiirin adı: ..................................................
Şairin adı: .................................................
Şiirin alındığı kitap: ................................
Şiirin yazıldığı yıl: (Biliniyorsa)..................................

I. BİÇİM YÖNÜNDEN İNCELEME

a) Nazım biriminin (dörtlük,beyit) belirtilmesi
b) Kaç dörtlükten veya kaç beyitten oluştuğunun belirtilmesi
c) Şiirin ölçüsünün ve duraklarının belirtilmesi
ç) Kafiye (kafiye çeşitleri belirtilecek) ve rediflerin gösterilmesi
d) Kafiye şemasının gösterilmesi

II. ŞİİRİN MUHTEVASI

a) Anlamı bilinmeyen kelimeler ve  deyimlerin açıklanması
b) Şiirin bölümler halinde açıklanması (kıta,dörtlük,beyit)
c) Şiirin ana duygusunun (tema) belirtilmesi
d) Şiirin dil ve anlatım özelliklerinin açıklanması
e) Şiirin türü hakkında bilgiler verilmesi

C. ŞAİRİN HAYATI, ESERLERİ VE EDEBİ KİŞİLİĞİ

D. FAYDALANILAN KAYNAKLAR
     Kaynaklar yazılırken sıra numarası, yazarın soyadı (büyük harflerle), unvanı ve adı adı (büyük harfle başlar ve kısaltma olabilir), eserin veya makalenin adı, -kitap halinde değil de bir dergi veya gazetede yayımlanmışsa o yayının adı, yayımlayan kuruluş, basıldığı yer ve yıl, sayfa numarası veya numaraları şeklinde yazılması gerekir. İnternet üzerinde bilgi alınmışsa yalnız site adı değil, adres çubuğunda yazılı olan adresin tamamı yazılmalıdır. Böylece aynı adresi yazan kişiler metne ulaşabileceklerdir.

Faydalanılan kaynaklar:
1. KIRZIOĞLU, B., Ortaöğretim Türk Edebiyatı 11. Sınıf Ders Kitabı, Bir-Yay Yayınevi, Ankara 2012, S: 97-100
2. http://www.meb.gov.tr/ders_kitaplari/2012/ortaogretim/ozelsektor/sanattarihi_1_koza.pdf

Powered by OrdaSoft!