İnsanda bir takım güzel duygular uyandıran, insana bir coşku ve heyecan veren eserlere sanat eseri denir. Sanat eserleri insanın duygu ve hayal dünyasını geliştirir, zenginleştirir.
     Edebiyat güzel sanatlar içinde en müşahhas (soyut) olan güzel sanat dalıdır. Çünkü malzemesi dildir. Malzemesinin “dil” olması onu herkes için olmanın yanı sıra hudutları en dar ve milli olan tek sanat dalı haline de getirir. Taşınması, eserini seyirci ile doğrudan karşı karşıya getirmesi, nesilden nesile aktarılması, orijinalinin korunması bakımlarından da en avantajlı sanat dalıdır. Edebiyat kişinin ruhundaki iyi ve güzeli uyandırarak kişiyi iyi ve güzele teşvik eder. Sanat eseri öncelikle “güzellik” amacı güder.
     Duyguları, düşünceleri, olayları söz veya yazı ile güzel ve etkili bir biçimde anlatma sanatına edebiyat denir.
     Edebiyat; duygu, düşünce, sevinç, umut, üzüntü, tasa, kaygı gibi bireysel duyguları ve toplumsal hayattaki olayları yansıtan bir sanat dalıdır.

Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu.
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.
                        Yahya Kemal Beyatlı

     Yukarıdaki örnek beyitte tabiatta var olan “kar”ın insan ruhunda uyandırdığı iyi ve güzel duygular dile getirilmiştir.

Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş;
Eşini gaib eyleyen bir kuş
gibi kar
Geçen eyyâm-ı nevbahârı arar...
              Cenap Şahabeddin

Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.
                Ahmet Muhip DIRANAS

     Başka şairlere ait yukarıdaki şiir metinlerinde ise “kar”ın şairin ruhunda uyandırdığı farklı duygular anlatılmaktadır.
     Aynı konuyu işleyen şiirlerin birbirinden farklı olması, şiiri yazan şairlerin aynı konuyu farklı biçimlerde algıladığını ve yorumladığını gösterir. Buradan sanat eserinin bilimsel eserler gibi bilgilendirici ve nesnel olmadığını anlıyoruz. Edebi eser sanatçının kişisel yorumunu taşır.
     Farklı sanat dallarında ise konunun farklı anlatım teknikleriyle anlatılabileceğini unutmamak gerekir. Kar manzarasını resmeden bir ressam farklı bir teknik kullanır. Yine bir müzisyen “kar”ın kendi ruhunda bıraktığı etkiyi notalarla anlatır.
     Atatürk sanatçının değerini, saygınlığını, önemini şu sözleriyle vurgulamıştır: “Efendiler! Hayatta her şey olabilirsiniz; mebus, bakan, hatta cumhurbaşkanı… Ama sanatçı olamazsınız.”
     Atatürk toplum için yararlı olan bir sanatın önemi üzerinde durmuştur: “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”
     Güzel sanat eserlerini diğer eserlerden ayıran en önemli özellik insanda coşku ve estetik haz uyandırmasıdır. Güzel sanatlar için yapılan en iyi sınıflama bu sanatların kullandıkları malzemelere göre yapılan sınıflandırmadır. Bu malzemeler fonetik ve plastik olarak ikiye ayrılır. Sesle yapılan sanatlara fonetik sanatlar, görüntüyle yapılan sanatlara ise plastik sanatlar denir. Güzel sanatların genelinde plastik malzeme kullanılırken edebiyat ve müzik ise sese dayalı bir sanattır.
     Edebiyatın ifade malzemesi sözlerdir ve edebiyat dille gerçekleştirilen bir güzel sanat faaliyetidir. Edebiyatın asıl maksadı, güzel sanatların en önemli öğesi olan estetik zevk duygusunu dil aracılığıyla gerçekleştirmektir. Edebiyatta fayda sağlamak amaç olarak her zaman ikinci plandadır.

Edebiyat; Tanımı, Konusu, Yöntemi

     Duygu ve düşüncelerin söz ya da yazıyla etkili ve güzel bir biçimde anlatılması sanatına edebiyat denir. Edebiyat, sözcüğü Arapça "edeb" kelimesinden türemiştir. Edebiyat sözcüğü ilk kez Tanzimat döneminde Şinasi tarafından kullanılmıştır. Şinasi’den önce nazım ve nesir türlerindeki eserlere "şiir ve inşa" denilmekteydi.

Edebiyatın Konusu

     Yazar ve şairlerin ortaya koydukları eserlerde ele alıp işledikleri her şey, edebiyatın konusunu oluşturur.

Edebiyatın Metodu

     Edebiyatta metod, dil ürünlerinin bütün özelliklerinin tarihi akış içinde bilimsel olarak incelenmesidir.

 

Powered by OrdaSoft!