Tanınmış bir insanın hayatını anlatan yazı türüdür. Amaç, biyografisi anlatılan kişinin yaptığı önemli işleri, eserlerini ve belirgin özelliklerini okura duyurmaktır.

Biyografiler gerçeğe uygunluğu yanında ilginç de olmalıdır. Biyografi belgelere dayanılarak yazılır. Biyografi türünün ilk büyük yazarı Plutarkhos'tur.

Türk Edebiyatında, şairlerin hayatlarını anlatmak için hazırlanan ve tezkire-i şuara (Şairler tezkiresi) diye anılan eserler birer biyografi, kitabı niteliğindedir. Bunlar, çoğunlukla şairlerin isimlerinin ilk harflerine göre, alfabe sırasıyla düzenlenirdi. Eski edebiyatımızda bunlar dışında, peygamberler, halifeler, vezirler, şeyhler, tarihçiler, bilginler, çeşitli meslek adamları üzerine hazırlanmış pek çok biyografi kitabı yazılmıştır.

Yeni edebiyatımızda bu türde eser verenlerin başlıcaları şunlardır: Bursalı Tahir, İbnülemin Mahmut Kemal, Yakup Kadri, Mithat Cemal Kuntay, Şevket Süreyya Aydemir, Abdülhak Şinasî Hisar, Sadettin Nüzhet Ergun, Behçet Necatigil.

 

ŞEYHİ

Kütahya şehrindendir. "Hekim Sinan" diye tanınırdı ve doktorlar arasında ustalığı ve becerikliliği ile bilinirdi. Anadolu ozanlarının eskilerinden ve Ankaralı Hacı Bayram'ın halife (vekil)lerindendir.

Türk dilinde Husrev ve Şirin hikâyesini ondan şirin (tatlı, güzel) demiş yoktur. Gerçi o benzersiz nazma nazire demiş çoktur ama o dereceye ermiş yoktur.

Kaside ve mesnevide seçkin ve üstündür, ama gazel yolunda eski üslupludur.

 

(Latifi, Tezkire-i Latifi, 1698)