Yazarın herhangi bir konu üzerinde kesin sonuçlara gitmeden, kendi kendisiyle konuşuyor gibi yazdığı yazılardır.

Denemeler kişisel yazılardır. Yazarın dile getirdiği her şey kendisine aittir. Dünya edebiyatında denemenin en ünlü yazarı Montaigne'dir. Bizde başlıca deneme yazarları olarak Ahmet Haşim, Nurullah Ataç, Sabahattin Eyüboğlu, Suut Kemal Yetkin, Ahmet Hamdi Tanpınar’ı sayabiliriz.

 

BAHAR

Mart başlayalı, kırkını geçmiş nice tanıdıklarım hastalandı. Kimilerinin bronşiti, kimilerinin romatizması azmış. Baharın hastalıkları saymakla tükenmez ki... Mart güneşi, vücutta çöreklenip yatan bütün yılanları uyandırıyor: Toprağın yeniden gençliğe kavuştuğu bu mevsimde hava kuş cıvıltılarıyla birlikte insan iniltileri ve hırıltılarıyla dolu. Dün, neşeli bir kır köşesinden baharın bu iki zıt levhasını yan yana gördüm: Bir tarafta genç hayvanlar oynaşıyor, kuşlar uçuşuyor", öbür tarafta ise yaşlı hastalar yorgun iskeletlerinin soğumuş kemiklerini güneşte ısıtmağa uğraşıyor. Bahar, bir sayman gibi, hayata yeni kavuşturduğu yaratıkların sayısını yaşayanların toplamından durmadan çıkarmakta.

Ne yazık ki vücudun yıkımı zekânın olgunluk zamanına rastlar. Anlamsız çocukluk, tatsız gençlik, olgunluk yaşına hazırlanmaktan başka nedir? Zekâ - nar, ayva ve portakal gibi - geç renk ve koku bulan bir sonbahar ürünüdür. En az kırk yıl güneşte pişmeden bu soylu meyve ballanmıyor. Dünyayı yöneten; bilim, fen, iktisat, sanat ve edebiyat akımlarını düzenleyen, şakakları beyazlaşmış kafalardır. Genç bilgin ve dâhi bir mucizedir ki kimi yerlerde vücut bulur.

Ne olacağı bilinmeyen süt çocuklarına yer açmak için ölümün her yıl, özellikle ballarda, kır saçlara attığı tırpan, kim bilir, doğaya karşı insan yengisini ne kadar geciktirmektedir.

                        (Ahmet Haşim, Bize Göre)