TÜRKÇENİN SESLERİ VE ÖZELLİKLERİ

     Türkçede, bugünkü alfabemizin kabulünde sonra  ünlü ve ünsüz olmak üzere 29 ses vardır. Bunların 8 tanesi ünlü, 21 tanesi de ünsüzdür. Ağızlarda ve şivelerde hala yaşayan bazı sesler

ÜNLÜLERİN SINIFLANDIRILMASI

     Dilimizdeki ünlüler söyleniş sırasında dilin, çenenin ve dudakların aldığı biçime göre sınıflandırılır.
     Dilin durumuna göre ünlüler: Dilin durumuna göre ünlüler kalın ve ince olmak üzere ikiye ayrılır.
     Kalın ünlüler: a, ı, o, u
     İnce ünlüler: e, i, ö, ü
     Alt çenenin durumuna göre ünlüler: Alt çenenin durumuna göre ünlüler geniş ve dar olmak üzere ikiye ayrılır.
     Geniş ünlüler: a, e, o, ö
     Dar ünlüler: ı, i, u, ü
     Dudakların durumuna göre: Dudakların durumuna göre ünlüler düz ve yuvarlak olmak üzere ikiye ayrılır.
     Düz ünlüler: a, e, ı, i
     Yuvarlak ünlüler: o, ö, u, ü

ÜNSÜZLERİN SINIFLANDIRILMASI

     Ünsüzler ağız boşluğundaki boğumlandığı yere (çıkak), sürekli söylenip söylenemediğine ve yumuşak (ötümlü) ve sert (ötümsüz) oluşlarına göre sınıflandırılır.
     Boğumlanmalarına (çıkak) göre ünsüzler; dudak ünsüzleri, diş-dudak ünsüzleri, diş ünsüzleri, damak ünsüzleri ve gırtlak ünsüzleri olmak üzere beş gruba ayrılır
     Dudak ünsüzleri: Dudakların birbirine dokunmasıyla çıkar: b, m, p
     Diş-dudak ünsüzleri: Üst dişlerin alt dudağa dokunmasıyla çıkar: f, v
     Diş ünsüzleri: Dil ucunun üst dişlere yaklaşmasıyla veya dokunmasıyla çıkar. c, ç, d, j, l, n, r, s, ş, t, z
     Damak ünsüzleri: Dilin orta kısmının ön damağa ya da dil kökünün art damağa yaklaşmasıyla çıkar. g, ğ, k, y
     Gırtlak ünsüzleri: Bu ses, ciğerlerden gelen havanın ses tellerine çarpmasından ve ağızda hiç bir engele uğramadan çıkmasıyla oluşur. Türkçede gırtlak ünsüzü olarak sadece h sesi vardır.
      Sürekli söylenip söylenmeyeceğine göre sürekli ve süreksiz ünsüzler olmak üzere iki gruba ayrılır.
     Ünsüzlerin söylenirken ses yolunun kapanmasına veya sürekli açık olmasına göre sınıflandırılmasıdır. Ünsüzler söylenirken ses yolu kapanıyorsa süreksiz, sürekli açık kalıyorsa sürekli ünsüzler adını alır. Bunu belirlemek için ünsüzün başına bir ünlü getirilir. Ak, süt, iç seslerini söylerken ses yolu tıkanmaktadır. Özzzzzzzzz, elllllllll, offffff seslerini söylerken ses yolu açık kalmaktadır. Bu özelliğine göre ünsüzler ikiye ayrılır:
     Sürekli ünsüzler: f, ğ, h, j, l, m, n, r, s, ş, v, y, z
     Süreksiz ünsüzler: b, c, ç, d, g, k, p, t
     Yumuşak ve sert oluşlarına göre ünsüzler yumuşak ünsüzler ve sert ünsüzler olmak üzere iki gruba ayrılır. Bir başka ifade ile ünsüzler, ses tellerinde titreşime uğrayıp uğramadığına göre yumuşak (tonlu) ve sert (tonsuz) olmak üzere ikiye ayrılır.
     Yumuşak ünsüzler: Ses tellerinin titreşmesiyle oluşan ünsüzlerdir. b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v, y, z
     Sert ünsüzler: Ses telleri titreşmeden oluşan ünsüzlerdir. ç, f, h, k, p, s, ş, t

 ÜNLÜ VE ÜNSÜZ UYUMLARI

ÜNLÜ UYUMU

     Türkçede iki tür ünlü uyumu vardır.
     Büyük ünlü uyumu:  Dilin durumuna göre ünlülerin kalınlık incelik bakımından uyumudur. Türkçe kelimelerde ilk hecede kalın ünlü varsa, ondan sonraki hecelerde kalın ünlü; ince ünlü varsa ince ünlü gelir. Bu kurala büyük ünlü uyumu denir.
     “Karanlıkta gelemem.” cümlesinde ilk hecede a kalın ünlüsünden sonra a- a-ı- a kalın ünlüleri; gelemem kelimesinde ise, e-e-e ince ünlüleri gelmektedir.
     Türkçe olduğu hâlde bu kurala uymayan bazı kelimeler de vardır. Kardeş < karındaş, anne < ana, elma < alma vb. Bu kelimelerin asılları ünlü uyumuna uyarlar. Önce çocukların veya hanımların ağzında değişikliğe uğradığı sanılan bu kelimeler Türkçe asıllı olmalarına rağmen zamanla yazı dilinde büyük ünlü uyumuna uymayan şekilleriyle yerleşmişlerdir. Türk lehçe ve şiveleri arasında Özbekçede sözlü anlatımda kısmen uymakla birlikte, yazılı anlatımda  ünlü uyumuna riayet edilmez.
     Bazı ekler Türkçe kelimelere eklendiğinde ünlü uyumuna uymaz:
- yor eki: geliyor, yazıyor, okuyor vb.
- mtrak eki: mavimtrak, yeşilimtrak, sarımtrak vb.
- ki eki: sabahki, akşamki, dünkü vb.
- daş eki: yurttaş, vatandaş, dindaş, yoldaş vb.
- leyin eki: geceleyin, sabahleyin, akşamleyin vb.
- iken eki: silerken, bakarken, yazarken vb. (Bu ek de ağızlarda büyük ünlü uyumuna uyduğu halde yazılı anlatımda uymaz.)
     Küçük ünlü uyumu:  Küçük ünlü uyumu kelimelerdeki ünlülerin düzlük yuvarlaklık, darlık-genişlik bakımından uyumudur.
1. Türkçe kelimelerde düz ünlüler (a, e, ı, i) den sonra düz ünlüler gelir.
2. Yuvarlak ünlüler (o, ö, u, ü) den sonra;
a. Düz- geniş (a, e) ya da
b. Dar-yuvarlak (u, ü) gelir.
Bu kurala küçük ünlü uyumu denir.
     Küçük ünlü uyumu,  kelimenin tamamında değil, komşu iki hece arasında aranır:  yumurtacı, yuvarlaklık, görebilmişti…
     Bazı kelimeler Türkçe oldukları hâlde küçük ünlü uyumuna uymazlar. Armut, çamur, kabuk kavun, avuç, kavuşmak, yağmur vb. Şimdiki zaman eki (-yor)  küçük ünlü uyumuna uymaz.
     Yabancı kelimelerde, birleşik kelimelerde ve tek hecelilerde büyük veya küçük ünlü uyumu aranmaz.

SES OLAYLARI

      Ünsüz Benzeşmesi (Sertleşmesi–Ünsüz Uyumu):  Sonunda f, s, t, k, ç, ş, h, p ünsüzleri bulunan kelimeler “c,d, g” yle başlayan bir ek aldığı zaman ekin başındaki yumuşak ünsüzler sertleşerek “ç, t, k” olur.           
sınıf-da → sınıf-ta                  
Türk- ce → Türkçe
at-gı → atkı                         
çiçek- ci → çiçekçi
95'de →95’te,
     Ünsüz benzeşmesi yabancı dillerden dilimize giren bazı yabancı kelimeler ile birleşik kelimelerde aranmaz:  İstikbâl,  mahdut,  makbul,  işgal, meşgul vb.
     Sert Ünsüzlerin Yumuşaması (Ünsüz Değişimi): Kelime sonlarındaki sert ünsüzler (ç, k, p, t) sesli harfle başlayan bir ek aldıklarında yumuşarlar: ç – c; k – ğ; p – b; t – d olur. Bu kurala sert ünsüzlerin yumuşaması denir.
ağaç → ağacı                 
ekmek → ekmeği                       
söğüt→ söğüde              
kitap → kitaba vb.
     Tek heceli kelimeler ile yabancı dillerden dilimize giren bazı kelimeler bu kurala uymaz: iç → içi; ok → oku; kırk → kırkı; kata → kata; yat → yatı vb. gayret → gayreti; ehemmiyet → ehemmiyeti, hukuk → hukuku; millet → milleti vb.
     Ünlü türemesi:  -cık / -cik eki alan bazı kelimelerde araya bir ünlünün girdiği görülür: Bir-cik→biricik, az-cık→azıcık, genç-cik → gencecik,      dar-cık→daracık…
     Pekiştirilmiş bazı kelimelerde de ünlü türemesi olabilir: Yalnız → yapayalnız, çevre → çepeçevre, gündüz → güpegündüz, düz → düpedüz vb.
     Ünsüz türemesi:  Bazı birleşik fiillerin oluşumunda ünsüz türemesi görülür.
Af etmek → affetmek  (Kelimenin Arapça aslında var olan ünsüzün ortaya çıkması)               
his etmek – hissetmek  (Kelimenin Arapça aslında var olan ünsüzün ortaya çıkması)               
     Bazı kelimelere ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde kelimelerde aynı türeme ortaya çıkar.
af -ı → affı         
had-i → haddi        
hak-ı → hakkı
     Ünlüyle biten kelimelere, ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde, Türkçe kelimelerde iki ünlü yan yana gelemeyeceği için bu ünlülerin arasına “y,ş,s,n” ünsüzlerinden uygun olan biri gelir. Bu ünsüz türemesine kaynaştırma da denir.
oku-y-an           okuyan            
baba-s-ı            babası
yedi-ş-er           yedişer             
elma-n-ın           elmanın
     Ünlü Düşmesi:  İki heceli olan kimi kelimeler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerinde bulunan ünlüyü düşürürler.
Omuz -  um   →   omzum           
oğul - u  →  oğlu
     Bazı birleşik fiillerin oluşumunda ünlü düşmesi olur.
kahır olmak → kahrolmak ,  sabır etmek → sabretmek
     Bazı kelimeler yapım eki alırken ünlü düşmesi olur.
ileri – le – mek → ilerlemek   
koku – la – mak → koklamak

     Ünsüz Düşmesi:  -cek , -cak küçültme eki alan bazı kelimelerde ünsüz düşmesi olur.
küçük-cük → küçücük       minik-cik → minicik
     Bazı kelimeler yapım eki alırken ünsüz düşmesi olur.
yüksek-(e)l-mek → yükselmek                     
alçak-(a)l-mak → alçalmak
ufak(a)l-mak → ufalmak
     Ünlü Daralması: Fiillerin sonlarında bulunan geniş ünlüler (a, e) “-yor” ekinin daraltıcı özelliğinden dolayı daralarak, (ı, i, u, ü) dar ünlülerine dönüşür. Buna ünlü daralması denir.
bekl-e-yor > bekl-i-yor
kalm-a-yor > kalm-ı-yor
özl-e-yor > özl-ü-yor
soll-a-yor > soll-u-yor
ye-yor > yi-yor
      Tek heceli olan “de- ,ye-“ fiillerinde de darlaşma görülmektedir.
de-y-en > diyen              
ye-yor > yiyor
de-y-erek > diyerek        
ye-y-en > yiyen
     Türkçenin başlıca ses özellikleri şunlardır:
1. Türkiye Türkçesinde kelimeler büyük ve küçük ünlü uyumuna uyar. Ancak bu kurala uymayan çok az sayıda kelime ve ekler vardır.
2. Türkçe kelimelerde ilk heceden sonra (ikinci üçüncü hecelerde) o, ö ünlüsü bulunmaz. Bulunan kelimeler Türkçe değildir. Atom, horoz, radyo vb.
3. Türkçede uzun ünlü yoktur: Âlim, nâzım, âşık gibi kelimeler Türkçe değildir. Başka dillerden alınıp Türkçeleştirilmişlerdir.
4. İki ünlü yan yana gelmez. İki ünlü yan yana geliyorsa araya bir kaynaştırma sesi (harfi) girer. Oku-y-an,   bağla-n-acak, masa-s-ı vb.
     İki ünlü yan yana bulunan saat,  şâir,  şiir,  fiil, muâyene, reis, maalesef vb. Türkçe değildir.
5. Türkçe kelimelerde f, h, j sesi yoktur. Mahkeme, tüfek, jilet, jandarma, ajanda, vb. Ancak tabiat taklidi seslerden oluşan kelimeler bu kuralın dışındadır. Fısıldamak, of, ufalamak vb.
6. Türkçede c, ğ, l, m, n, r, v, z sesleri sözcüğün başında bulunmaz. Yani bu seslerle başlayan kelimeler Türkçe değildir. Cami, lâle, marul, nane, raf, vazife, zerdali vb.
7. Kelime sonunda b, d, c, g sesleri bulunmaz. Kitab, derd, ilac, vb. Bu seslerle biten kelimeler kitap, dert, ilaç biçiminde söylenir.
8. Kelimenin başında iki ünsüz yan yana bulunmaz. Bulunanlar Türkçe değildir. Plan, kredi, tren.
9. Kelimenin sonunda üç ünsüz ses yan yana bulunmaz. Bulunanlar Türkçe değildir. Sfenks, kontr.
10. Kelime kökünde aynı cinsten iki ünsüz yan yana bulunmaz. Millet, hürriyet, tasavvur, hassas vb. Türkçe değildir.