Türkçe kelimelere getirilen ekler yapım ekleri ve çekim ekleri diye iki gruba ayrılır. Yapım ekleri fiilden isim yapım ekleri, fiilden fiil yapım ekleri, isimden isim yapım ekleri ve isimden fiil yapım ekleridir. Çekim ekleri ise isim çekim ekleri ve fiil çekim ekleridir.

     Türkçede kelimeleri, isim soylu kelimeler ve fiiller diye iki gruba ayırıyoruz. Buna göre, isim soylu kelimelere gelen çekim eklerine “isim çekim eki”, fiillere gelen çekim eklerine “fiil çekim eki” denir.

A. İsim Çekim Ekleri

    1. Hal (Durum) Ekleri:

        Yaklaşma (yönelme) hali eki

        Bulunma hali eki

        Ayrılma hali eki

        Belirtme hali eki

        (Yalın hali eksizdir.)

    2. İyelik Ekleri

    3. Tamlayan Eki

    4. Çoğul Eki

    5. Eşitlik Eki

    6. Vasıta Eki

    7. Ekfiil

    8. Soru eki

 

B. Fiil Çekim Ekleri

    1. Kip Ekleri

    2. Kişi Ekleri

    3. Ekfiil

    4. Soru Eki

 

     İsim Çekim Ekleri, isim soylu kelimelere gelerek onların anlamlarını değiştirmeden çekimleyen eklerdir.

1. Hal (Durum) Ekleri

a. Yaklaşma hali Eki (-e, -a):

     Genel olarak eklendiği adlarla birlikte cümleye yaklaşma ve yönelme anlamı katar.

Çocuk eve girdi.

Cuma akşamı Ankara’ya gideceğiz.

 

     Eklendiği kelimelerle cümleye başka anlamlar da katar.

Akşama sinemaya gideceğim. (zaman)

Kızına araba alacakmış. (aitlik)

 

     İsim soylu kelimeleri edatlara bağlar.

Okula doğru, her şeye rağmen, sabaha karşı…

 

     İkileme kurabilir.

Baş başa verip sohbet ettik.

El ele, gönül gönüle vermiş, geleceğe yürüyoruz.

Kol kola girip halay çektik.

      İkileme kuran yaklaşma (yönelme) hali eki “-e, -a”, bağ fiil yapan “-e, -a” ekiyle karıştırılmamalıdır.

Güle güle gidin.

Yan yana oturuyorlar.

     Birinci cümlede “güle güle” ikilemesi bağ fiildir. Bu kelimelere eklenen “-e,-a” eki bağ fiil oluşturan yapım ekidir. İkinci cümlede ise, “yan yana” ikilemesi bağ fiil değil, isim soylu bir ikilemedir. Çünkü “yan” sözcüğü isim soylu kelimedir ve bu ikilemeye eklenen “-e,-a” eki yaklaşma (yönelme) hali ekidir.

 

b. Bulunma hali Eki (-de, -da, -te, -ta):

 

     Genel olarak eklendiği adlarla birlikte cümleye “bulunma, bir yerde var olma” anlamı katar.

Çocuklar parkta oynuyor.

     Eklendiği kelimelerle cümleye başka anlamlar da katar.

Bebekliğinde çok yaramazmış. (zaman)

Genel Müdürü herkes ayakta selamladı. (durum)

 

     İkileme kurabilir.

İkide bir kızıyor, hırçınlaşıyordu.

 

     Eklendiği sözcüğün anlamını değiştirip yeni bir kelime türeterek yapım eki görevinde kullanılabilir.

O zamanın gözde sanatçılarındanmış.

Böyle olmaz, sözde akşam bize gelecektin.

 

c. Ayrılma Durumu Eki (-den, -dan, -ten, -tan):

 

     Genel olarak eklendiği adlarla birlikte cümleye “ayrılma, bir yerden uzaklaşma” anlamı katar.

 

Keşan’dan kalkan otobüs, Edirne’den geçerek Kapıkule’ye girmişti.

 

     Eklendiği kelimelerle cümleye başka anlamlar da katar.

Geceden yola çıkalım ki toplantıya geç kalmayalım. (zaman)

Diş ağrısından sabaha kadar uyuyamadım. (sebep)

Yavru kurt aniden duraklayıp annesine sokuldu. (durum)

 

     Az da olsa, eklendiği kelimenin anlamını değiştirip yeni bir kelime türeterek yapım eki görevinde de kullanılır.

Bu gördüğün, sıradan bir otomobil değildir.

İki arkadaş sudan bir sebeple kavga etmiş.

 

     İkileme kurabilir.

Hastamız, günden güne iyileşiyor.

 

     Tamlayan eki görevinde kullanılır.

Şiirlerimden hiç birini okumamış. (Şiirlerimizin birkaçı)

 

d. Belirtme Durumu Eki (-ı, -i, -u, -ü):

     Yükleme (etki) hal eki de denir. Cümlelerde nesneyi yani yüklemdeki işten etkilenen varlığı belirtir. Yükleme sorulan “neyi, kimi” sorularının cevabı olan kelimelerde bu eki görebiliriz.

Bu adamı asla affedemem. (kimi affedemem / bu adamı)

Bağlamayı duvara astı ve çarıklarını giyip evden çıktı.

 

2. İyelik (Tamlanan) Ekleri (-m, -n, -i, -miz, -niz, -leri)

 

     Adlara gelerek onlara aitlik anlamı katan, onların neye, kime ait olduğunu belirten eklerdir.   

    Ünsüzle biten bir kelimeye eklendiklerinde iyelik ekleri şu şekilde karşımıza çıkarlar:

kalemim              1.tekil kişi iyelik eki

kalemin               2.tekil kişi iyelik eki

kalemi                  3.tekil kişi iyelik eki

kalemimiz           1. Çoğul kişi iyelik eki

kaleminiz            2.çoğul kişi iyelik eki

kalemleri             3.çoğul kişi iyelik eki

 

     Ünlüyle biten bir sözcüğe geldiğinde ise iyelik ekleri şu şekilde karşımıza çıkar:

araba-m

araba-n

araba-s-ı

araba-mız

araba-nız

araba-ları

 

     İyelik eki olan “-ı, i-, -u, -ü” ile, durum eki olan “-ı, -i, -u, -ü” birbirine karıştırılmamalıdır.

Babamın gözlüğü evde kalmıştı.

Kitabı okuyup bitirdi.

     Birinci cümlede “gözlük” kelimesine eklenen  “-ü” eki bu kelimeye aitlik anlamı katmıştır. İkinci cümlede ise “kitap” kelimesine eklenen “-ı” eki aitlik anlamı katmamış, bu kelimeyi cümlede nesne durumuna getirmiştir. Bu yüzden bu cümlede “-ı’” eki, durum ekidir.

     Ad tamlamalarında tamlanana gelen ek, iyelik ekidir. Bu yüzden bu ekin diğer bir adı da “tamlanan” ekidir. “Gülün ad-ı, gül reçel-i” tamlamalarında tamlanan olan “yaprak, reçel” kelimelerine “-ı, -i” iyelik eki getirilerek belirtili ve belirtisiz ad tamlaması oluşturulmuştur.

 

3. Tamlayan Eki (-ın. -in, -un, -ün, -im)

     Ad tamlamalarında tamlayan olan kelimelere gelerek belirtili ad tamlaması oluşturduğundan tamlayan eki olarak adlandırılır. Kaynaştırma ünsüzüyle birlikte “-nın, -nin, -nun, -nün” şeklinde de kullanılır.

Bahçenin kapısı açıktı.

Selim’in kardeşi okula gitmemiş.

Yarınki geziden onların haberi yokmuş.

Bizim evimiz buraya biraz uzak.

 

Zamirlere eklenerek edat grubu meydana getirir.

Senin için geldik.

Onun gibi çalışmalısın.

Sizin kadar çalışkan olanını görmedim.

 

Adları ve zamirleri fiillere bağlar.

Bu kitap senin olsun.

Büyük ödül Ahmet’in oldu.

Bu sene kupa bizim olacak.

 

     Tamlayan eki, “ben ve biz” kişi zamirlerine geldiğinde “-im” şeklinde yazılır.

Ben – im kalemim

Biz – im okulumuz

 

     Bu iki örnekte görüldüğü üzere “ben” ve “biz” zamirleri, tamlayan ekini “-im” şeklinde almıştır. Tamlayan eki olan “-im”, iyelik eki olan “-ım, -im, -um, -üm” ekiyle karıştırılmamalıdır.

 

     İyelik eki olan “-ın, -in, -un, -ün” eki ile tamlayan eki olan “-m,-in, -un, -ün” eki birbirine karıştırılmamalıdır.

Kalem-in ucu kırılmış.

Kalem-in çok güzelmiş.

 

     Birinci cümlede “kalem” kelimesi, “-in” eki alarak tamlayan olmuştur. Bu yüzden bu cümlede “-in” eki tamlayan ekidir. İkinci cümlede ise “”kalem” sözcüğü, “-in” ekini alarak ikinci kişiye (senin kalemin) ait olmuştur. Bu yüzden bu cümlede “-in” eki iyelik ekidir.

 

4. Çoğul Eki (-lar, -ler)

     Eklendiği kelimelere çokluk anlamı katar.

Bu çiçekler çok güzel.

Yapraklar yavaş yavaş dökülüyordu.

 

     Eklendiği kelimelere başka anlamlar da katar.

Dünyaları kazansa gözü doymaz. (abartma)

Selim Beyler henüz gelmedi.  (saygı)

Fuzuli’ler, Baki’ler kolay yetişmiyor. (benzerleri, gibi)

     “-ler, -lar” eki aile adı oluşturarak yapım eki görevinde de kullanılır. Bu durumda “-ler, -lar” eki yazım kuralı gereği, kesme işaretiyle ayrılmaz.

Akşam Hasanlara gideceğiz.

 

5. Eşitlik Eki (-ca, -ce, -ça, -çe)

 

     Cümleye çeşitli anlam ilgileri katar.

O çocukça davranıyor. (gibi, eşitlik)

Sınıfta sessizce oturuyor. (şekilde)

Sence bu durumda ne yapmalıyım? (görecelik)

Okulca geziye gittik. (birliktelik)

Bakanlıkça şu kararlar alındı. (tarafından)

Aylarca bir mektup yazmadı. (boyu, süresince)

Elinde kalınca bir sopa vardı. (küçültme)

 

6. Vasıta Eki (-la, -le):

 

Cümleye çeşitli anlam ilgileri katar.

Ankara’ya hangi otobüsle gitmiş. (vasıta, araç)

Tahtayı silgiyle temizledi. (gereç)

Yolda kardeşiyle yürüyordu. (birliktelik)

O rüyadan sonra korkuyla uyandım. (durum)

Gürültüyle pencereye koştuk. (sebep)

 

7. Ek fiil (-dı, -mış, -se, -dır)

 

     Eski Türkçedeki tur- ve halen var olan i-  ek fiillerinin ekleşmiş şeklidir. Ek fiille birlikte kullanılan kip ekleri (-dı, -mış, -se, -dır) ad soylu kelimelere eklenerek kullanıldığında isim çekim eki olur.

Hava o gün çok güzeldi. (ek fiilin görülen geçmiş zaman kip eki)

O şimdi iyiymiş. (ek fiilin duyulan, öğrenilen geçmiş zaman kip eki)

İstersen bu konuyu sonra konuşalım. (ek fiilin şart kipi eki)

Orada insanlar hep hüzünlüdür. (ek fiilin geniş zaman eki)

 

8. Soru Eki (mı, mi, mu, mü)

 

     Bu ek kendisinden önceki kelimeden ayrı yazılır.  Adlara eklendiğinde cümleye soru anlamı katar. Kendisinden sonra gelen ekler ise bitişik yazılır.

 

Bir haftadan beri seni göremiyorum? (soru)

 

     Cümleye çeşitli anlam ilgileri de katar.

Güzel mi güzel, şirin mi şirin bir kızdı. (pekiştirme)

Bu günleri de mi görecektim! (şaşırma)

 

Fiil Çekim Ekleri

 

     Fiillere gelerek anlamlarını değiştirmeden kişi, zaman, istek veya şart bildiren eklerdir.

 

1. Kip Ekleri

 

Fiillere değişik zaman ve anlam ilgileri katan eklerdir.

geç – i – yor       (şimdiki zaman kipi eki) 

geç – ecek           (gelecek zaman kipi eki)

geç – ti                                 (görülen geçmiş zaman kipi eki)

geç – miş             (öğrenilen geçmiş zaman kipi eki)

geç – er                (geniş zaman kipi eki)

geç – meli           (gereklilik kipi eki)

geç – se               (dilek-şart kipi eki)

geç – e – yim     (istek kipi eki)

 

2. Kişi (Şahıs) Ekleri

 

Fiillere kip eklerinden sonra gelerek fiili kimin işlediğini gösteren eklerdir.

geldi -  m         gelmiş  – im             (1. tekil kişi eki)

geldi -  n          gelmiş  – sin            (2. tekil kişi eki)

geldi                gelmiş                        (3. tekil kişi eki)

geldi -  k          gelmiş  – iz              (1. çoğul kişi eki)

geldi -  niz       gelmiş  – siniz        (2. çoğul kişi eki)

geldi -  ler        gelmiş – ler             (3. çoğul kişi eki)

 

3. Ek fiil

 

Ekfiil ile birlikte kullanılan kip ekleri, fiillere geldiğinde birleşik zamanlı fiil oluşturur ve bu kullanımlarıyla fiil çekim eki olur.

Bil-i-r- di              (hikâye birleşik çekim)

Bi-i-r- miş            (rivayet birleşik çekim)

Bi-i-r-se                (şartlı birleşik çekim)

 

4. Soru Eki

 

     Fiillerin sonuna gelerek cümleye soru anlamı katar.

Yarın arkadaşlarla buluşalım mı?

 

     Cümleye değişik anlam ilgileri katar.

Ben söyledim mi kötü söylerim. (zaman)

Kafaya koydun mu her şeyi yaparsın. (şart)