Yazdır
Kategori: Destan
Gösterim: 1335
.    Kahramanlarının olağanüstü işlerini coşkulu bir üslupla anlatan ve genellikle birkaç bölümden oluşan manzum eserlerdir. Bilinen en eski edebi türlerinden biridir. Yunanca "epos" sözcüğünden gelmektedir. Destanlar genellikle kaynaklarını toplumun bilinmeyen tarihinden alırlar. Toplumun yaşadığı büyük felaketleri ve kazandıkları büyük zaferleri anlatırlar. Bu özellikleriyle de tarihin bilinmeyen devirleri hakkında varsayımlar üretilmesine de yardımcı olurlar.
     Destanlar, Mitoloji, efsane, folklor ve tarihi unsurları geçmişten günümüze taşırlar. Destanlar ve destansı halk hikâyeleri ilkçağlardan beri dünyanın her yerinde var olan gelenekleri sonraki kuşaklara aktarma görevini yerine getirmişlerdir.
     Destanlarda ilahi güç ve nitelikler taşıyan bir veya birçok kahramandan söz edilir. Destan bu kahramanın veya kahramanların başarıları üzerine kurulmuştur. Olaylar çok geniş bir kozmik coğrafya üzerinde geçer. Bir destanın dünyası, ortaya çıktığı zaman içinde düşünebilecek her şeyi barındıran çok yönlü bir dünyadır. Hemen bütün destanlarda uzun yolculuklar anlatılır. Birçok destanda olaylara tabiatüstü yaratıklar da katılır. Kişiler, olaylar, varlıklar hep gerçek hayattaki boyutlarından daha büyük, daha zengindir. Özellikle sözlü destanlarda uzun anlatım, tasvir ve konuşma bölümleri bulunur. Hikâye içinde hikâyeye yer verilir. Destanlarda merasim dili ve toplumun duyarlılıkları hâkimdir. Destanlar temel olarak iki gruba ayrılır.
Sözlü Destanlar

     Yazının henüz bulunmadığı ve yaygınlaşmadığı bir kültürde doğan ve kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarıldıktan yüzyıllar sonra yazıya geçirilen destanlardır. Ozan ve şarkıcıların değişik zamanlarda söylediği şarkı ve şiirlerin bütünleşmesi ve işlenmesiyle oluşturulurlar.
Destan Örnekleri

Gılgamış: MÖ 3000 yıllarında Mezopotamya’da ortaya çıkmıştır. Bilinen en eski destandır. Babil ve Akad toplumlarınca da benimsenmiş olmakla birlikte bugüne kalan en eksiksiz biçimi Sümer toplumunda ortaya çıkmıştır. Zalim Uruk kralı Gılgamış’ın ölümsüzlük arayışını anlatır. Gılgamış ve arkadaşı Engidu ile birlikte uzun arayışlardan sonra ölümsüzlük otunu bulurlar ama bir yılana kaptırırlar.
İlyada ve Odysseia: MÖ 11-12’nci yüzyıllarda geçtiği sanılmaktadır. Homeros destanları olarak bilinirler. Yunan Yarımadası’ndaki Akhalar’ın, Anadolu’daki İon krallıklarına saldırısı ve Akha kral ve prenslerinin daha sonraki serüvenleri anlatılır. Özellikle Odysseia, Yunan Tragedyası ve Batı edebiyatının önemli bir kaynağıdır.
Eski İngilizce halk destanı Beowulf, Eski Almanca Heldenlieder (kahramanlık türküleri), Almanca Nibelungenlied , Kudrunlied, Fransa'da Chanson de Geste (kahramanlık şarkısı), Chanson de Roland (Frank kralı Charlemagne’ın savaşlarını anlatır), İspanya’da El Cantar de Mio Cid, Hindistan'da Mahabharata, Ramayana, Japonya’da Heike Monogatari.
Edebi Destanlar

     Belirli bir yazar tarafından eski örneklere uygun olarak ve okunmak üzere kaleme alınmış destanlardır.
Vergilius’un Aeneis’i: MÖ 29-19’uncu yüzyılları kapsar. Troyalı Aeneias’in uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra Latin ülkesine gelerek Lavinium kentini kurması anlatılır. Lavinium sonradan Alba Langa ve Roma kentlerinin yerine kurulan ilk kenttir.
Milton’un Paradise Lost’u: İnsanın cennetten kovuluşu ve tanrının şeytanla mücadelesini anlatır.
     Dante’nin La Divina Commedia’sı (İlahi Komedya) MS 1310-1321, Ariosto’nun Orlando Furioso’su (Çılgın Orlando) 1532, Camoes’in Os Lusidas’ı 1572.

Türk Edebiyatında Destan

     Asya kıtasının çeşitli bölgelerinde yaşayan Türk boyları arasında zengin bir destan geleneği vardır. Bilinen Türk destanları arasında en eskisi Yaratılış Destanı’dır. Altay Türkleri arasında söylenmektedir. W. Radlov tarafından derlenip yazıya geçirilmiştir.
     Saka Destanı, İskit Türkleri’ne aittir. Bu destan zinciri içinde Alp Er Tunga ve Şu parçaları bulunur. Bunlar Kaşgarlı Mahmud’u Divanü Lugati-t-Türk adlı eserinde yer almıştır. Bu destanda adı geçen Turan kahramanı Alp Er Tunga’nın Pers (İran) şairi Firdevsi’nin Şehname’sinde yer alan Afrasiyab olduğu kabul edilmektedir.
Oğuz Kağan Destanı 14’üncü yüzyılda derlenmiş özet nitelikte bir metindir. Oğuz Kağan’ın doğumu ve üstün nitelikleri, askeri başarıları ve ülkeyi oğulları arasında pay edişi anlatılır.
     Oğuz Türkleri’nden günümüze gelen tek destan metni ise Dede Korkut Kitabı’dır. Bayındır Han soyundan geldikleri sanılan Akkoyunlular’ın egemen olduğu Kuzeydoğu Anadolu’daki olaylar ve Müslüman Oğuzlar’ın yaşamı anlatılır. Göktürk Destanları çeşitli parçalardan oluşmuştur. Bozkurt parçasında Göktürkler’in bir boz kurdun soyundan geldikleri, Ergenekon parçasında ise Ergenkon’a sığınmaları, çoğalıp buraya sığmayınca dağı eriterek dış dünyaya çıkmaları anlatılır. Köroğlu parçasında, göçebe Oğuzlar’ın Horasan ve Hazar’da İranlılarla savaşlarından sözedilir.
Manas Destanı’nda Kırgız Türkleri'nin putperest Kalmuk ve Çinliler’le savaşları vardır. Kırgız toplumunda Manas destanı söyleme geleneği (Manasçılık) halen devam etmekte; Manas destanına yeni mısralar eklenmektedir. Bu sebeple Manas destanına “canlı destan” diyoruz.
     Cengiz Han Destanı, Moğol istilasından sonra Kıpçak bozkırlarında ve eski Uygurların yaşadığı bölgelerdeki olayları anlatır.
     Timur Destanı, Timur’un savaşları ve kişiliğine yer verir.
     Danişmend Gazi Destanı’nda Türklerin Anadolu’yu ele geçirmeleri anlatılır.
     Battal Gazi Destanı’nda da Anadolu’daki Müslüman Türklerin Bizansla savaşları yer alır.
     Türk edebiyatında bazı saz şairleri ve onların yolunda eser veren şairler de uzun manzum hikâyelerine destan adını vermişlerdir.