Yazdır
Kategori: Denemeler
Gösterim: 3808
░   Meydanlardan toplayabileceğim bir değer yoktur benim. Meydanlardan beslenemem fikir olarak.
     İkna edemez beni göğe yükselen sesler.
     Gönlümün frekansına uyan bir duygu, bir coşku yakalayamam meydan savaşlarından, konuşmalarından.
     Kendimi kaybederim, ezilirim, belki yanlışlıkla birinin ayağına da basabilirim. Bir saat sonra dağılacak bir can yığını bana kalıcı bir güven aşılayamaz.
     Görsel medya şovlarının stajı gibi gelir bana olup bitenler.
     Ne göğe çıkabilirim buradan, ne de yerin dibine girebilirim. Bir ses, bir gürültü, bir uğultu, bir dışlama ve diş bilemeden başka bir şey ifade etmez benim için meydan nutukları. Kimin ve ne anlattığının da önemi kalmaz, seyyar satıcı sesleri arasında.
     Altın üretiyorsam eğer, teneke borsasına ihtiyaç hissetmemem gerekir. Zira hakikatlerin çığırtkanlığa, simsarlığa, tellallığa, komisyonculuğa ihtiyacı yoktur.
     Zihinlerin besin kaynağı, ihtiyacı bu olamaz kanımca.
     Bu bir "monolog" iletişim bile değildir.
     Sosyal gerçeklikten uzak, ruhun derinliklerinden kopuk bu geçiçi birliktelikler dağıldığında, geride çöp yığınları bırakırlar. Yanlarına getirdikleri ise; kin, nefret, yalan, ötekileştirme ve entrika sanatlarıdır çoğunlukla.
     Tarihi açın okuyun, birbirinin fotokopisi olaylarla doludur, tekrarından ibret alınmayan.
     Bilime aşığım ben.
     Halk edebiyatı, yüreğime tutunan bir müzik coşturur beni, yalnız ve sessiz bir mekanda.
     Bir ressamın tablosunda insanlığı yakalarım.
     Kitaptan kitaba gezer canlanırım, nefes alırım.
     Felsefi bir anlatım, beynimde bir çıra tutuşturur.
     Hukuki bir makale, adaleti emziriyorsa eğer, güven verir bana, yüzümü güldürür.
     Karaborsaya düşmüş aşklarla mesaim olmaz benim.
     Unutulan, unutturulan değerlere tutunarak, aşkın gölgesinde yaşamakla yetinirim.
     Meyveleri sizin olsun, Aşık Veysel gibi kara toprağın sadakatine inanırım.
     Sahte mevsimlerle gönül eğlendiremem.
     Meydanlardan açtık sözü, toprak ile bitirdik.
     Her şeyin özü; hava, su, ateş, güneş ve toprakla bağlantılı değil midir aslında?
     Gönüllü bir tercihse eğer, kalabalıklarda kaybolanlara da elbette saygı duyarım.

03.03.2019
Ali Rıza Malkoç