İnancın; temelsiz, yalnız başına mantıklı/geçerli bir değeri yoktur. O, tefekkürle derinleşir. Akıl ve mantık ile toplum içinde yer edinir, faydalı bir mekanizmaya dönüşür. Zarafet ve merhamet ile boyanarak yaşamın gerçeklerini, evrenin sırlarını taşır yüreğimize. Altıncı duyu organımızdır adeta, canlılar arasında iletişim kuran.
     Mutlak hüküm ve irade sahibi yaratıcının mesajını tüm benliğimize taşır inanç. Bu algı ve anlayıştan mahrum ise; serseri bir mayın, kurulmuş bir robot, şizofren bir anlayışın emir eri, taklitçi bir cambaz gibi ortalıkta gezer durur. Bilimsel ve felsefi gerekçelerle cihazlanmış bir inanç; nereden nereye gidileceğinin, nasıl davranılacağının bilincindedir. Öncü ve öncelikli donanımlardan mahrum inanç sahibi; kolaylıkla yönlendirilmeye/aldatılmaya adaydır. Dünyalık ve uhrevi vaatlerle tek tip, bireyselliği çöpe atan, kapı kulları yetiştiren yapılar türemiştir. Buralarda; neye, nasıl inanılacağını telkin eden, şablon dağıtan bir irade vardır. Zaman, zemin, şartlar, ihtiyaçlar, toplum ve yaşamın gerçekleri değişse de bir ömür boyu aynı kalıplarla yaşamaya mahkum edilir birey. Bu nedenle mutlu bir aile, mutlu bir kişilik oluşmaz. Komşuluk, arkadaşlık, hemşehrilik, akrabalık, meslektaşlık ilişkileri gelişmez. Bir inanç pompalayan otorite ve emir kulları vardır çünkü. Ona sorulmadan hiç bir çorbaya tuz katılamaz. 
     Vicdan terazisinde; önceki çağlarda taptığı putu acıkınca yiyen ile inançları fırsatçılığa çevirenler arasında bir fark yoktur.
     Açın kollarınızı! Açın yüreğinizi!
     Kırın beyninize vurulan zincirleri! Çıkarın zorla giydirilen deli gömleğini!
     Evrenin sadeliği, ilahi sanatların güzelliği, toprağın kokusu, tabiatın cıvıltısı, güneşin doğuşu, gönülden gönüle akan sevgi zincirini tam idrak edip, yeniden yorumlamak, huzur ve barışa öncelik verme niyetimizi ortaya koyar. Fazlalıkları atalım sırtımızdan, korkmayalım çöp kutuları taşmaz.
     Mutlu bir gelecek, aydınlık yarınlar, sevgiye ve ilgiye susamış muhtaç gönüllerle buluşmalı ve dirilmelidir.
     İnancı; sembolik, taklitçi, tiyatral, menfaatperest zeminden kurtaran, bu bakış olacaktır.

11.12.2018