<<Bir Kere Yükselen Bayrak Bir Daha İnmez>>

Azerbaycan Milli Davası’nın en önemli şahsiyetlerinden olan Mehmet Emin Resulzade, 31 Ocak 1884 yılında Bakü’de dindar bir ailede doğmuştur.Babası Ahund Molla Ali Ekber Resulzade, annesi Zal kızı Ziynet hanımdır. Küçük yaşlarından itibaren aile çevresinde aldığı dini bilgiler yanında belli ölçüde Arapça ve Farsça öğrendi, ardından Farsçasını daha da geliştirdi. Resulzade’nin sistemli şekilde bir okula gittiği ve herhangi bir okulu bitirdiği olmadı. Hayatını yazanlar her ne kadar okula gittiğini yazıyorlarsa da doğru değildir[1].

Mehmet Emin Resulzade’nin gençlik yılları Bakü’nün ekonomik, sosyal ve siyasal ortamından, Rusya Müslümanları arasında gittikçe yaygınlaşan inkılapçı hareketlerden, Gaspıralı İsmail Bey’in önderlik ettiği “Usul-i Cedit” okullarından etkilenip milli meselelerle ciddi şekilde ilgilenmeye başladığı zamandır[2].

1902’de Çar sömürge yönetimine karşı mücadele etmek için “Müslüman Gençlik Teşkilatı” adıyla gizli bir cemiyet kurdu. 1904 yılı sonlarına doğru arkadaşları Mir Hasan Mevsimov, Muhammed Hasan Hacinski ile birlikte bu cemiyeti, “Rus Sosyal Demokrat Fehle (İşçi) Partisi”nin Bakü komitesi içerisinde yer alan “Müslüman Sosyal Demokrat Himmet (kısaca Himmet/Hümmet) Teşkilatı”na dönüştürdü[3]. M. Azizbeyov, N. Nerimanov, S. M. Efendiyev gibi inkılapçıların da katıldığı bu teşkilatın, 1904-1905 yıllarında altı sayı çıkarılan ve gizlice dağıtılan “Himmet” adlı bir yayın organı da vardı[4]. Ancak üyesi ve kurucusu olduğu teşkilatın, Bolşeviklerin eline geçmesi sonucu örgütten ayrılmış ve artık sosyalist faaliyetlere yaklaşmamıştır. Zira Mehmet Emin Resulzade, Bolşeviklerden millete hiçbir fayda gelmeyeceğini anlamıştı[5].

 Resulzade’nin ilk yazısı 1903 yılında Tiflis’te, Mehmet Ağa Şahtahtlı tarafından çıkarılan “Şark-i Rus” gazetesinde yayımlanmıştır[6]. Bu dönemde 19 yaşında bulunan Resulzade, daha sonra Ali Bey Hüseyinzade’nin Bakü’de çıkardığı “Hayat ve Füyuzat” adlı dergilerde makaleler yazarak milli davasını sürdürmüştür.

Ayrıca makale yazarlığının dışında şiirle de ilgilenen Resulzade, akrabalarının milli olaylar karşısında sessiz kalmaları sinirlenerek “Füyuzat” dergisinde yine milli davasını savunduğu şiirlerini yayınlamıştır[7].

1903 senesinden itibaren Azerbaycan’da “Safa”, “Necat”, “Edep Yurdu” Cemiyet-i Hayriye”, gibi cemiyetlerde çalışan ve kurduğu gizli derneklerle Çarlığa karşı mücadelesini sürdüren Resulzade, Çar yönetiminin baskısından dolayı 1908-1910 yıllarında İran’a giderek buradaki meşrutiyet hareketinde iştirak etmiştir.

Bu sıralarda Tebriz’de meydana gelen İran İnkılabı ve hürriyet aşkı Mehmet Emin Resulzade’yi de etkilemiştir. İran’da meşrutiyetin ilanı üzerine Tahran’da Avrupa usulünde yayın yapan ilk gazete olan “İran-i Nov” gazetesi açılmışdır. Bu gazetenin müdürü ve başyazarı Mehmet Emin Resulzade olmuştur[8]. Ancak Çar hükümeti, İran'daki devrimci hareketten korkuya düşerek, onun esas başkanlarından biri olan Resulzade’nin ülkeden çıkarılmasını, İran'ın Şah hükümetinden talep etmiştir[9].

Böylece Resulzade, 1911 yılının Mayıs ayında İstanbul’a gelmiştir. O, Osmanlı başkentinde Ali Bey Hüseyinzade, Ahmet Bey Ağayevle, Yusuf Akçuralı, Ziya Gökalp ve diğer tanınmış kişilerle görüşmüştür[10]. M. E. Resulzade "Genç Türkler" teşkilatına sempati beslemiş, "Türk Ocağı" teşkilatında çalışmış ve onun temel organı olan, 1911 yılı Kasım ayından yayına başlayan "Türk Yurdu" dergisinin etkin yazarlarından biri olmuştur[11].

Resulzade daha İstanbul'da olduğu zaman, kendi girişimiyle 1911 yılının Ekim ayında, Tağı Nağıyev ve Abbaskulu Kazımzade tarafından Bakü’de temeli atılan "Müslüman Demokratik Müsavat Partisi"ne dahil olmuş, daha sonra ise partinin başkanlığına getirilmiştir[12].

Resulzade’nin Bakü’ye dönüşü ise 1913’te Romanov sülalesinin 300. kuruluş yıldönümü münasebetiyle çıkarılan genel aftan istifade etmesiyle olmuştur. Bakü’ye dönen Resulzade, çeşitli dergi ve gazetelerde yazarlık yapmaya başlamıştır[13]. Daha sonra 1915’te milliyetçilik fikrini savunan “Açık Söz” gazetesinin çıkarmaya ve bu gazetede yazılarını yayınlamaya başlamıştır. “Açık Söz” gazetesini yayınlamaya başlayınca, Resulzade, Azerbaycan’ın bir numaralı siyasi adamı oluvermişti[14]. Mehmet Emin Resulzade bu gazeteni, "Müsavat"ın yayın organı olarak isimlendirmişti[15].

Bu gelişmeler yaşanırken 1917’de Rusya’da ihtilal gerçekleşmiştir. Rusya Müslümanları, İhtilalin getirdiği coşkuyla ilk defa bütün Rusya Müslümanlarının toplandığı bir kongre gerçekleşmiştir. Mehmet Emin Resulzade bu kongrede büyük cesaret ve özenle Müslümanların haklarının büyük savunucularından olmuştur[16].

11 Mayıs 1917’de Moskova’da gerçekleşen “Umum Rusya Müslümanları Kongresi”nde Resulzade ve Ali Merdan Topçu’nun önerdiği konular oldukça dikkat çekmiştir. Bu önerilerden Resulzade’nin sunduğu “Rusya Federasyonu İçinde Topraklı Muhtariyet” tezi, yani Rusya’nın parçalanması ve her milletin kendi geleceğini tayin etmesi fikri kongre üyeleri tarafından büyük bir coşkuyla kabul edilmiştir[17]. Tüm bu gelişmeler yaşanırken önce Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan arasında “Mavara-yı Kafkasya Federasyonu” oluşturulmuş, ardından Gürcistan federasyondan çıkıp bağımsızlığını ilan etmiştir. Sonra Azerbaycanlı federasyon üyeleri de kendilerini “Azerbaycan Milli Şurası” kabul ederek şuranın başkanlığına Müsavat Partisi lideri Mehmet Emin Resulzade’yi seçmişlerdir.

Mehmet Emin Resulzade başkanlığındaki “Azerbaycan Milli Şurası” nihayet 28 Mayıs 1918’de, Tiflis’te Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ilan etmişlerdir.[18]. Bu mevki aynı zamanda Resulzade’ye Devlet Başkanlığı unvanını da veriyordu[19].

Mehmet Emin Resulzade’nin başkanlığını yaptığı Milli Şura’nın, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını kazanması üzerine Osmanlı ile ilişkileri geliştirmek adına Osmanlı ile siyasi ve askeri işbirliği anlaşmaları imzalamıştır.[20].

1918 yılın ortalarında yoğun bir şekilde başlayan Osmanlı-Azerbaycan ilişkilerinin seyrini Mehmet Emin Resulzade’nin Osmanlı’ya yazdığı raporlardan daha iyi anlama imkanına sahibiz. Mehmet Emin Bey’in Osmanlı arşivinde bulunan belgelerdeki ifadelerinden toplam yedi adet raporun var olduğu çıkarımı yapılmıştır. Bununla birlikte ilk rapor 19 Temmuz, sonrakiler 29 Temmuz, 4 Ağustos, 2 Eylül ve 2 Ekim tarihlidir. Bu raporlarda siyasi (Osmanlı-Almanya ve Azerbaycan İlişkileri), iktisadi (Azerbaycan-Osmanlı iktisadi anlaşmaları ve Azerbaycan para birimi), kültürel (İstanbul’da mahsur kalan talebeler, kitaplar, muallimler, Kafkas Terakki Cemiyeti) konularla birlikte, İstanbul Hükümeti’nin diğer çalışmaları yer alıyordu[21].

Bakü Devlet Üniversitesi'nin kurulması da Mehmet Emin Resulzade’nin adı ile bağlıdır. Resulzade bu konu etrafında, bir kaç kez Azerbaycan Parlamentosu'nda konuşma yapmış ve üniversite açılmasını kesin talep etmiştir. Üniversitenin ilk rektörü olmuş Prof. V. İ. Razumovski 1922 yılında yayımladığı "Bakü'de Üniversitenin Temelinin Atılması" adlı hatırasında yazıyor:

"Mehmet Emin Resulzadenin yardımıyla "Müsavat" partisinde üniversitenin açık ve gizli düşmanları partinin kararına uymaya mecbur olmuşlardır."

Mehmet Emin Resulzade’nin kendisi de Bakü Devlet Üniversitesi'nin Tarih-Filoloji Fakültesi'nde "Osmanlı Edebiyatı Tarihi"nden ders vermiştir[22].

Tarihe, Azerbaycan’ın en kara günlerinden biri olarak geçen 27 Nisan 1920’de Bolşevikler, Bakü’ye girerek Azerbaycan Cumhuriyetini işgal etmiştir. Resulzade’nin büyük emeklerle kurduğu ve ayakta tuttuğu bağımsız cumhuriyetin hazin sonu, Resulzade’yi çok derinden etkilemiştir. Devletinin yıkılmasında Bolşevik askerleri kadar yerli komünistlerin de rolü olduğunu söyleyen Resulzade, hiç affetmediği bu insanlar için “bari komünist de olsa bağımsız bir Azerbaycan kalsaydı” şeklinde sitemde bulunmuştur[23].

Bolşeviklerin Azerbaycan’ı işgalinden sonra Resulzade, saklandığı Lahıç köyünde tutuklanarak Bakü’ye getirilmiş ve hapse atılmıştır[24].

Bakü’nün Çeka hapishanesine atılan Mehmet Emin Bey, daha sonra Stalin’in müdahalesiyle Moskova’ya götürülerek Sovyet polisinin genel nezaretine alınmıştır. Hatta Resulzade Moskova’ya götürülürken yolda Stalin’le arasında ilginç bir konuşmada geçer. Stalin Resulzade’ye, devlet kurarak elinize ne geçtiğini, 23 ay sonra dağıldığını söyleyince, Resulzade, halka az da olsa bağımsızlığın ne olduğunu tattırdıklarını ifade ederek Stalin’i susturmuştur[25].

Bir müddet sonra Mehmet Emin Resulzade, Sovyetlerin, kendi üzerinden, ismini kullanarak oynadıkları oyunları fark eder. Bunun üzerine, 1922’de Fin Körfezi’ne kaçarak Finlandiya’ya sığınıp, oradan da Batı Avrupa yolu ile İstanbul’a gelmeyi başarır[26]. Burada, Kasım 1923’e kadar 4 sayı neşreden “Yeni Kafkasya” dergisinde Sovyet yönetimi altında bulunan Türklerin durumlarıyla ilgili olmak üzere Sovyetleri ve İran’ı hedef alan yazılar yazar. Sovyetler, sert yazılarından dolayı düzenlediği çeşitli oyunlarla Resulzade’yi buradan da kaçırtmayı başarılar. 1928 yılında Avrupa’ya kaçan Resulzade, burada Promete Derneği’ne (Rusya Mahkumu Milletlerin Birleşmiş Cephesi) mensup Kafkasyalı halklar ile 1934’te Kafkasya Federasyonu Misakı’nı imzalar.

Bu dönemde Resulzade ile bazı Azerbaycan temsilcileri arasında liderlik konusunda anlaşmazlık ortaya çıktı. Genceli Şefi Bey Rüstembeyli ile Halil Hasmemmedli, Resulzadeye karşı tavır aldılar. Ancak muhaceretteki Müsavatçıların ekseriyeti Resulzadeyi tercih edince diğerleri partiden ihraç edildi. Resulzade, değişen siyasi şartlar sebebiyle muhaceretteki Müsavat Partisi mensuplarını 1936’da Polonya’da toplantıya çağırdı[27]. Bu toplantıda partinin yeni programı kabul edilir ve Müsavat Partisi Yeni Program Esasları adıyla yayımlanır[28].

Mehmet Emin Resulzade, 1929-­1939 yılları arasında Paris’te Fransızca neşredilen “Promete” adlı dergide, 1932-1938 arası “Kafkas” adlı dergide, 1934-1938’de Berlin’de kendi yönetiminde çıkan “Kurtuluş” ve “İstiklal” adlı gazetelerde, ayrıca “Müsavat Bülteni”nde çok sayıda makale yazarak milli davasını her gittiği yerde savunmuştur[29].

Mehmet Emin Bey, İkinci Dünya Savaşı’ndan dört sene önce faaliyetini Varşova’ya nakletmiş ancak Polonya’nın istilası üzerine Bükreş’e geçmiştir. Alman-Rus savaşı esnasında Alman Dış İşleri müdürünün kendisini Almanya’ya daveti üzerine 1942’de Kafkasyalı diğer milletlerin temsilcileri ile birlikte Almanya’ya gitmiş fakat burada Nazilerin mahkum milletleri anlama yeteneğine sahip olmadıklarını görerek Berlin’den ayrılıp tekrar Bükreş’e geçmiştir[30]. Burada kendisine Türkiye büyükelçisi Hamdullah Suphi Tanrıöver yardımcı olmuştur. 1944’te Bolşeviklerin Bükreş’e girmesi üzerine İsviçre’ye gitmek istemiş, ancak vize alamayarak 1944 yılının Ekim ayında tekrar Almanya’ya sığınmak zorunda kalmıştır[31].

Resulzade savaşın sonlarına doğru Azerbaycanlı esirleri kurtarmak amacıyla “Azerbaycan Demokrat Birliği” adlı bir cemiyet kuruyor. Hatta cemiyet 1946 yılında Münih'te bununla ilgili Azerbaycanlı esirlere resmi müracaat eder. Bu arada Resulzade'nin başkanlığında “Türkiye-Azerbaycan” cemiyeti de oluşur[32].

Mehmet Emin Resulzade, nihayet 1947 Eylül ayında Türkiye’ye gelerek Ankara’ya yerleşti. Önce Milli Eğitim Bakanlığı Yayım Müdürlüğünde, daha sonra Milli Kütüphanede memur olarak çalıştı. 1949’da Ankara’da kurulan “Azerbaycan Kültür Derneği”nin fahri başkanlığına getirildi. Dernek, 1 Nisan 1952 tarihinde günümüzde de yayımlanmakta olan “Azerbaycan” adlı dergiyi çıkarmaya başladı[33]. Faaliyetlerine devam eden Resulzade, ömrünün geri kalan kısmını çeşitli konularda konferanslar vererek, risaleler, makaleler yayınlayarak geçirdi[34]. Azerbaycan’ın bağımsızlığı için gece gündüz çalışan Mehmet Emin Resulzade nihayet 6 Mart 1955’te Ankara’da vefat etti[35]. Mezarı Ankara’da Cebeci Asri Mezarlığı'ndadır.

Mehmet Emin Resulzade'nin ailesi de Sovyet rejiminin kurbanı oldu. Oğlu Resul kurşuna dizildikten sonra Resulzade'nin tüm ailesini ve birçok akrabasını Kazakistan'a sürgüne gönderdiler. Sürgünde üvey annesi ve eşi vefat etti. Bir kızı Latife soğuktan donup öldü. Diğer kızı Halide ise Bakü'ye döndükten sonra kayboldu. Hayatta kalan tek oğlu Azer ise 1993 yılında Kazakistan’ın Karakanda şehrinde vefat etti[36].

Sonuç olarak, Mehmet Emin Resulzade’nin bıraktığı en büyük miras kendi ifadesiyle “Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez” sözündeki inmeyen bayrak Bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti’dir. Zira 18 Ekim 1991 yılında imzalanan Azerbaycan’ın İstiklal Beyannamesi’nde de gösterildiği gibi, Bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti, 1918’de Resulzade tarafından kurulan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin varisidir[37].

 

 

 

DİPNOTLAR:

 

[1]Baykara, Hüseyin, Azerbaycan İstiklal Mücadelesi Tarihi, Azerbaycan Halk Yayınları, İstanbul 1975, s.  209.

[2]Akpınar, Yavuz, “Resulzade Mehmet Emin”, DİA, c. 33, s. 2.

[3] https://az.wikipedia.org/wiki/Məhəmməd_Əmin_Rəsulzadə erişim tarihi: 18.12.2015.

[4]Akpınar, a.g.m, s. 2.

[5]Yaqublu, Nəsiman, Azərbaycan Milli İstiqlal Mübarizəsi və Məhəmməd Əmin Rəsulzadə, Bakı 1999, s. 12

[6] http://www.azerbaycankulder.org/resulzade.aspx erişim tarihi: 18.12.2015.

[7] http://www.genelturktarihi.net/mehmet-emin-resulzade-2 erişim tarihi: 18.12.2015.

[8]Uzunel, Nurgül, “Azerbaycan Türklüğünün Kahramanı Mehmet Emin Resulzade (1884-1955)”, Turan-Sam, Turan Stratejik Araştırmaları Merkezi Dergisi, Sayı 7, 2010, s. 69.

[9] https://az.wikipedia.org/wiki/Məhəmməd_Əmin_Rəsulzadə erişim tarihi: 18.12.2015.

[10]Yaqublu, Nəsiman, Məhəmməd Əmin Rəsulzadə, Gənclik Nəşriyyatı, Bakı 1991, s. 35

[11]Tanrıöver, Hamdullah Suphi, “Mehmet Emin Resulzade’nin Hal Tercümesi”, Türk Yurdu, C. 5, Sayı 245, 1995, s. 786

[12] https://az.wikipedia.org/wiki/Məhəmməd_Əmin_Rəsulzadə erişim tarihi: 18.12.2015.

[13]Attar, Aygün, Şimşir, Sebahattin, Tarihten Günümüze Türkiye'de Yaşayan Azerbaycan Türkleri, Berikan Yayınevi, Ankara 2013, s. 190.

[14]Baykara, a.g.e, s.  211.

[15]http://www.modern.az/articles/70753/1 erişim tarihi: 18.12.2015.

[16]İsahanlı, Hamlet, “Siyasi Liderler ve Mehmet Emin Resulzade'nin Sosyal ve Siyasi İdealleri”, İrs-Miras Dergisi, Sayı 10, 2010, s. 23.

[17]Saray, Mehmet, Azerbaycan Türkleri Tarihi, Yeni Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Serisi, İstanbul 1993, s. 28.

[18]Mustafayev, Beşir, “Resulzade Hükümeti Dönemi Ve Yaşanan Terör Olayları (1918-1920)”, Avrasya İncelemeleri Dergisi (AVİD), c. 2. Sayı 1, 2013, s. 209.

[19]Baykara, a.g.e, s.  212.

[20] Yel, Selma “Azerbaycan Cumhuriyeti Devleti'nin Kuruluşunda Türkiye'nin Yardımları İlhak Amacına mı Yönelikti?”, Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi, Sayı 24, Kasım1999, s.568.

[21]Uzunel, a.g.m, s. 71.

[22] https://az.wikipedia.org/wiki/Məhəmməd_Əmin_Rəsulzadə erişim tarihi: 18.12.2015.

[23] http://www.altayli.net/mehmet-emin-resulzade.html erişim tarihi: 18.12.2015.

[24]Akpınar, a.g.m. s. 4.

[25]http://hafta.az/index2.php?m=yazi&id=111907 erişim tarihi: 18.12.2015.

[26]Rəsulzadə, Məmməd, Əmin, Bir Türk Milliyətçisinin Stalinlə İxtilal Xatirələri, Elm Nəşriyyatı, Bakı 1991, s. 5.

[27]Yaqublu, Nəsiman, Azərbaycan-Polşa Əlaqələrində M.Ə. Rəsulzadənin Rolu, Adiloğlu Nəşriyyatı, Bakı 2007. s. 94.

[28] http://www.guncelmeydan.com/pano/mehmed-emin-resulzade-t19940.html erişim tarihi: 18.12.2015.

[29]Akpınar, a.g.e, s. 4.

[30]http://www.altayli.net/mehmet-emin-resulzade.html erişim tarihi: 18.12.2015.

[31] http://www.guncelmeydan.com/pano/mehmed-emin-resulzade-t19940.html erişim tarihi: 18.12.2015.

[32]http://www.modern.az/articles/71118/1 erişim tarihi: 18.12.2015.

[33] http://www.guncelmeydan.com/pano/mehmed-emin-resulzade-t19940.html erişim tarihi: 18.12.2015.

[34]Uzunel, a.g.m, s. 73.

[35] http://azerbaycanedebiyati.com/index.php/sayfa/detay/mehemmed_emin_resulzade erişim tarihi: 18.12.2015.

[36]http://www.modern.az/articles/70753/1 erişim tarihi: 18.12.2015.

[37]“Azərbaycan Xalq Cumhuriyyəti”, AXCE, c. 1, s. 11.

-----------------------------------------------------------------------
Senan Yavuzalp

senan@turkata.com

(NEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü
Tarih Y. L. Öğrencisi)

Kaynak: turkata.com