Dallı sosyal gelişim yolu geçmiş, rengarenk, metod ve konu yönünden zengin olan Azerbaycan edebiyatı tarihinde hicrette yaranmış edebiyat örnekleri önemli yer kaplar. 
     Azerbaycan göç edebiyatı zengin olmakla yanı sıra eskidir. Orta yüzyıllarda Azerbaycan’ın ünlü kalem sahipleri Hatip Tebrizi ve İmadeddin Nesimi Vatandan dışarıda yaşayıp-yaratmışlar.

KIME NE?!
( Imadeddin Nesimi )
Men itirdim, men araram,
O yar menim kime ne?!
Gah gederem öz bağıma,
Gül dererem, kime ne?!
Gah gederem medreseye,
Ders oxuram haqq için,
Gah gederem meyxaneye
Dem çekerem, kime ne?!
Sufiler haram demişler
Bu eşqin şerabına,
Men doldurur,men içerem,
Günah menim, kime ne?!
Bir melamet hirqesini
Özüm geydim eynime.
Ari-namus şüşesini
Daşa çaldım, kime ne?!
Sufiler secde ederler
Mescidin mehrabına,
Yar eşiyi secdegahım,
Üz sürerem, kime ne?!
Gah çıxaram göy üzüne,
Hökm ederem qafdan qafa,
Gah enerem yer üzüne
Yar severem, kime ne?!
Sufiler bele deyermiş,
Gözel sevmek çox günah.
Men severem sevdiyimi,
Günah menim, kime ne?!
Nesimiye sordular ki,
Yarın ile xoşmusan?
Xoş olayım, olmayayım,
O yar menim, kime ne? 

     XX yüzyılın öncelerinden itibaren Azerbaycan Göç edebiyatı oluşmaya başlamıştır. Azerbaycan Göç edebiyatını, türlü sosyo-politik nedenlerden dolayı yabancı ülkelere göç ederek orada yaşamak zorunda kalmış olan yaratıcı kuvvetler oluşturmuşlar. Şu nedenler sırasında çar Rusyasının sömürgecilik siyasetine karşı gelmek, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kurucularının bolşevikler tarafından takibedilmesi büyük önem arz eder. İkinci Dünya Savaşı zamanı oluşmuş esirlik ve sürgün hayatı da göç edebiyyatının gelişmesine önemli katkıda bulunmuştur.
Göç edebiyatına Vatan hasreti, kurbet duyguları, tarihi olaylara farklı edebi bakış açısı kuvvetle hükmeder. Zor durumda  iken oluşan göç edebiyatı aynı zamanda Azerbaycan’ın dünyaya tanıtımına hizmet etmiştir.
Azerbaycan göç edebiyatı dört dönemde gelişmiştir. 
     1.dönem: 1909-1910 yıllarında çar hükumeti Kafkasya’da bazı reformlar uygulamaya başladı ve bu reformlara bağlı olarak hükumet Azerbaycan aydınlarının faaliyetini kuvvetle gözetiyordu. Bu nedenden dolayı bir çok kalem sahibi Azerbaycan’dan göç etmek zorunda kaldılar. 1. Dönemde Azerbaycan göç edebiyatı oluştu. Bu dönemin üyeleri göç edebiyatının ideyolojisinin oluşmasına büyük katkılarda bulundular. Bu dönemin ünlü üyeleri sırasında Alibey Hüseyinzade, Ahmet bey Ağaolu ve Memmed Emin Rasulzade yer alar. Şunu belirtmek gerekiyor ki, İran’da yaşadığı sürece  M. Rasulzade Doğu’da ilk Avrupa standartlarına uyan “İrani-novin” gazetesinin yayımına başlamıştır. Daha sonrlar ise Azerbaycan’da ve Türkiye’de yayımlanmış olan bir sıra yazılarını da yazar İran’da bulunduğu dönemlerde yazmıştır. A. Hüseyinzade ve A. Ağaoğlu o zamanlar İstanbul’da bulunmuş, “Türk ocağı” ve “İttihat ve tereggi” cemiyetlerinde faaliyet yapmışlar.
     2.dönem: Şu dönem, Sovyet hakimiyetinin ilk yıllarından 2. Dünya Savaşına kadar geçen dönemi  kendi içine alıyor. O dönemde bolşevikler müsavatcılara, ittihadcılara ve aydınlara karşı güclü teror ve baskı tedbirleri uygulamaya başladılar. Bunun sonucu olarak birçok ünlü aydınlar Azerbaycan’dan göç ettiler. Onların sırasında M. B. Memmedazade, E. Yurtsever, A. Topçubaşov, Y. V. Çemenzeminli, C. Hacıbeyov, E. Caferoğlu, K. Öder, H. Baykara, A. Yıldırım ve diğerleri bulunmaktalar. Şu dönemde Azerbaycan göç edebiyatının ünlü üyeleri kurbette hak severlik duyguları, Vatan hasreti ile azaplı, acı dolu günler geçirmişler. 
     Sovyet döneminde isimleri geçen şahsiyetler kendi vatanlarında Vatan, millet haini ilan edilmiş, onlar düşman gözünde görülmüşler. Sovyet basınlarında nizamlı olarak “mektuplar” kurulur, onlar “halk düşmanı”, “vatan haini” damgası ile “teşhir” edilmişler. 
     1922 yılında yayıma başlamış Azerbaycan gazete ve dergileri göç edebiyatının gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Bu dönem üyelerinin yazıları Türkiye, Avrupa’nın birçok ülkelerinde yayımlanmış ve yayılmıştır. “Yeni Kafkasya”, “Azeri-Türk”, “Odlu Yurt”, “Azerbaycan yurt bilgisi”, “Kurtuluş” dergileri, “Bildiriş”, “İstiklal” ve diğer gazeteler Azerbaycan’ın çeşitli şehirlerinde yayımlandı.
     3.dönem: Bu dönem 2. Dünya savaşının başlaması ile beraber başlar. Almanlar tarafından esir edilen birçok Azerbaycanlılar politik nedenlerden dolayı Vatana dönememişler. Sovyet hükumeti esir edilmiş olan askerlerin alman istihbarat organlarına hizmet ettiğini zannetmiş. Bu yüzden esirlikten dönen çoğu asker sürülmüş, veya hapsedilmişler. Onların arasında savaşdan sonra Sovyetler Birliği’ne dönmeyen ve Azerbaycan göç edebiyatının gelişimine katkı sağlayan yazar ve şairler de olmuştur. Önceki dönemlerle kıyaslandığında şu dönemin yaratıcı yeteneğinin büyük olmadığını belirtmek gerekir. Fakat diğer bütün zorluklara rağmen bu kuşak göç yazarları da edebiyatımızın gelişimine az katkı sağlamamışlar. Bu kuşak yazarların yazıları Almanya’da yayımlanan “Azerbaycan” gazetesinde, o cümleden Türkiye basınlarında yayımlanmıştır.en ünlü üyeleri M. Kengerli, A. Dağlı, S. Tekiner, M. Musazade ve diğerleri bilinir.
     4.Dönem: Bu dönem göç edebiyyatının olgun hale gelmesi için belli bir zaman gerektiğini belirtmek gerekir. Seyit Cafer Pişeveri, Mehemmed Biriya, Hamze Fethi, Hökume Billuri, Balaş Azeroğlu, Medine Gülgün, Gulamrıza Sabri Tebrizi, Gulamhüseyin Saedi, Mehemmedeil Mahmut, Hamit Nitgi ve diğer yazar ve şairler İran hüumetinin müstebitliğinden kurtularak dünyanın çeşitli bölgelerine, bir kısmı Kuzey Azerbaycan’a göç etmişler. Şu proçes 1945-1946 yıllarında Güney Azerbaycan’da Milli Hükumet çöküşünden sonra gerçekleşdi. Şöylelikle Azerbaycan edebiyatında “Güney konusu” oluşmaya ve gelişmeye başladı. İkiye ayrılmış Azerbaycan acıları yurt, Vatan hasreti şu şiirin ana konusu sayılır.