Neyimiz var övünecek, cehalettir maarifimiz,
Maarifin özüne de hıyanettir maarifimiz.

Ecnebi kalemiyle yazılmıştır programı,
Tutu kuşu dersi verir, o sıfattadır maarifimiz.

Ustalaşmış düzü eğri, eğriyi düz tanıtmaya,
Yazık millete, faciadır, musibettir maarifimiz.

Nerdeki bir nur kapısı var, yedi yerden qıfıllayır,
Bir karanlık uçurumdur, bir zulmettir maarifimiz.

Ecnebinin tamburuyla oynadığın yeter, tamamdır,
Uyan millet, kendi gözünle gör, gaflettir maarifimiz.

Gözlerini açabilsen bu ağır dev uykusundan,
Nalen çatar feleklere, felakettir maarifimiz.

Gençlere ne bir sanat, ne de hayat dersi verir,
Açar zillet kapısını, cehalettir maarifimiz.

Hırsızlara şerik devlet, doğruluktan ders öğretir,
Baştanbaşa kuru sözdür, nasihattir maarifimiz.

Bu devlete kulluk etmek, memlekete hıyanettir,
Hainliğe, satılmışlığa delalettir maarifimiz.

Ömrümüzün altı yıllık gül tacını yele veren,
Üniversitede ne öğretir, sefalettir maarifimiz.

Profesörler bile bile öğretime yalan katar,
Ona böylesi menfaattir, zelâlettir maarifimiz.

O “hıyanet bahçesinden” gül derse de, susar yine,
Ne eylesin, ilacı yok, rezalettir maarifimiz.

Bikes vatan, hünersizler, gayretsizler elindesin,
Baştanbaşa hıyanettir, cehalettir maarifimiz.