Söyleşi, röportaj havasında geçen edebî konuşma ve tartışma mekânları olur hani. Nazik davetleri reddetmeyen hanımefendi ve beyefendiler kalbimizi onurlandırır mütevazılıkla. Küçük kasabalarda, kazalarda ve köylük yerleşkelerde hayat sürenlerin hayalleri büyük olur kanatlarında. Ekmeğini yediğiniz iş ile sanat vazgeçilmez tutkuya dönüşür ve işinizle eviniz arasındaki dengeyi iyi kurmak gerek. Melankolik duyguların huşusunda flört eden edalı düşler, iç içe halka kurarak hayata işlenir de ikilem yaratır. Geçimimizi temin ettiğimiz meslek ile hobi faaliyetlerini “ev, iş, eş” arasında yansıtmamak gerek. Ev, iş ve eş terazisinde denge kurarak melodi oluşturur yaşam notalarımız.

     Notaların büyülü dünyası konuk olur udunuza. Müzik hayatın başlangıcıdır. Doğarken kulağımıza ezan sesi okunur, namazımız kılınmaz; ölürken cenaze cemaatiyle namazımız kılınır, ezanımız okunmaz. Ezan yerine salamız okunarak yolcu oluruz sonsuzluğa. Ezandaki huşu ve maneviyat da kalbe gül olur. Kokusuna, sevgisine doyamadığımız sevdiklerimiz mahzun bakışlarıyla aklımızdan hiç çıkmaz. Mekânları cennet olması dileğiyle yolcu ederiz ciğerparemiz ana babalarımızı. Duygular hodri meydan coşar gözyaşı seliyle. Mevsimler kovalar bizi, yel gibi esip geçer es geçilmeyen anılarla. Minnet ve şükranlarımızı sunarız bizi değerli kılanlar huzurunda. Nağmeler bir makama oturur, kabak kemanı ile ud çıkar sahneye. Ateşin kardeşi olan od ile odunsu kokular buluşur ceviz ağacından yapılmış ud aletinde. Saz, gitar, keman, davul, zurna, ney eşlik eder müzik senfonisine. Akıcı, dikkat çekici, sade, duru Türkçe ün salar ruha. Hece vezni ve aruz vezniyle yazılmış edebî şiirler beste olmak için can atar sahibinin elinde. Türkülerle efkârlanırız, fal tutar şarkılar. Papatya yaprağında gülüşür sarıpapatya çayıyla stres atarız. Kulaktan dolma bilgileri kovar da özlü sözleri koynumuza alırız.

     Notalar gülümser hece ölçüsüyle, serbest ölçüyle yazılan bir şiir boyun büker köşecikte. Kuytu sokaklara dem olur mısralar. Ahengin eteğinde birikir şarkılar. ‘Re’ ve ‘mi’ notası nöbettedir. ‘Fa’ ve ‘do’ notaları izdivaç heyecanıyla ortam kurar. Dinî motiflerle işlenen ilahi sözleri mevlitlere can olur. ‘İnşallah’ ve ‘maşallah’ arasında makam bulur bestelerimiz bestekârın dilinde. Piyano tuşlarına dokunur pamuk eller ve zarafetle oynaşır notalar. Notaların yorumunda dinlenir sözler. Naçizane duygular teveccüh gösterir kalbî yorumlarla. “Sağ olsun, var olsun.” dedirtircesine havalanır. Bir senaryo yazdırır sahnenin tozunu yutanlar. Bestelenen şiirlerde kendini bulur sanatçılar. TRT repertuarından geçer arşive dokunan sözler. Otorite kurar müzik ve edebiyat. Jüri önünde seçilir ya hani eserler, en büyük jüri aslında halktır. Notaların büyülü dünyası yer edinir milletimizin kalbinde. Halkın sevgisine yakışırsa dillenir şarkılar. Eser üretmek marifet değil kalıcı olabilmektir mühim olan. Koro huzurunda koro şefi ve solistler buluşur, seyirciye kucak açar müzik ekibi bir demet besteyle. Şarkılar ve türküler gönül köşenizde yer alsın, esen kalın.

19 Temmuz 2018 - Perşembe                                  
Saat: 19.09