░   Altaylardan çıkan ve Himalayaları aşarak Tibet’i geçerek Hindistan ve Pakistan’dan üzerinden 1953’te Türkiye’ye gelen Kazak Türklerinden Halife Altay’ın hayatı ve fikirleri kitap olarak yayınlandı. 1992’de bağımsızlığını kazanmasından sonra Kazakistan’a göç eden Altay Sovyet döneminde ağır tahribat görmüş manevi hayatın tekrar kazanılması için yorulmadan bıkmadan atayurdunda hizmet etti. Kitabın yazarı Kazıbek İslambek bu konuda 1999’da Marmara Üniversitesi’nde Prof. Dr. Ahmet Kanlıdere danışmanlığında Yüksek Lisans tezi hazırlamıştı. Ancak, eserde 1999’dan Halife Altay’ın 2003’te vefatına kadar olan gelişmeler yer almamıştı. Yazarın isteği üzerine kitabın son bölümünü oluşturan bu kısmı biz yazarak tamamladık.
     Kitabın arka kapağında şu bilgilere yer verilmektedir: “Kazak Türklerinin Altay dağlarından başlayarak Türkiye’ye kadar süren Elishan Batur önderliğindeki 7 bin kilometre süren büyük göçünde aktif rol almış kişilerden birisi de Halife Altay’dır. Halife Altay, Kazak Türklerinin Pakistan’dan Türkiye’ye ulaşmasında en etkin rolü olan birkaç kişiden biridir. Dolayısıyla bu büyük göçün en önemli parçalarındandır. Halife Altay, Kazak Türkleri açısından sadece “Büyük Göç”ün önemli bir parçası olmasının dışında en önemli maneviyat önderlerindendir. Tarihte birçok özelliği yani hem toplumsal liderliği, hem de maneviyat önderliğini kendinde bir araya getirmiş ender insanlardandır. Bunların dışında Halife Altay, büyük Türk edebiyatçılarından ve kültür aktarımcılarından birisidir.
     Türkiye’de 1981’de Kültür Bakanlığı yayınları arasında çıkan ve Kazak tarihi ve kültürünü anlatan “Anayurttan Anadolu’ya” çalışmasıyla tanınan Halife Altay’ın ismi Kazakistan’da özel bir öneme sahiptir. 1988’de Kur’an-ı Kerim’in tarihte ilk defa Kazak Türkçesindeki mealini hazırlayan Altay, bağımsızlığını kazandıktan sonra hiç tereddüt etmeden Anadolu’dan anayurduna göç etmiş ve 2003’te Almatı’da vefatına kadar kendisini irşat çalışmalarına adamıştır. SSCB’nin çökmesiyle din özgürlüğüne kavuşan Kazakistan’da hem dini bilgilerin tekrar kazanılması, hem de dinde batıl inançların, hurafelerin ve aşırılıkların yer almaması için mücadele etmiştir.
     Halife Altay, Türkiye’ye geldikten sonra “Altay” soyadını almasını şu şiirle anlatmıştır:

“Altay” dep lakap atım koyulğanı,
Bir arman orındaldı oyumdağı.
Estelik tuvgan jerdin atın saktav
Änşeyin kezdey soktan koyulmadı!
“Altay” olarak soyadım koyuldu,
Bir hayalim böylece yerini buldu.
Amacım vatanımın ismini korumak,
Boşuna laf olsun diye koyulmadı!”

Kaynaklar:
http://www.abdulvahapkara.com/yeni-kitap-anadoludan-anayurda-maneviyat-onderi-halife-altay/
http://turkystan.kz/zhanalyktar/19498?ln=lat
Powered by OrdaSoft!